7. Ceza Dairesi 2023/10578 E. , 2023/9759 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/224 E., 2022/ 118 K. SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz …
**7. Ceza Dairesi 2023/10578 E. , 2023/9759 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/224 E., 2022/ 118 K. SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2004 tarihli iddianamesine konu eylemlerle ilgili olarak; Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.07.2006 tarihli ve 2005/21 Esas, 2006/316 Karar sayılı kararı ile sanığın 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na (4389 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 11 yıl 8 ... hapis ve 623.629,10 YTL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, banka zararı olan 224.328,63 YTL'nin sanığa ödettirilmesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 05.07.2010 tarihli ve 2010/7230 Esas, 2010/11291 Karar sayılı ilâmıyla "...Yüze karşı verilen ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda 4389 sayılı Kanun'un 22/3 ve 765 sayılı TCK.nun 80.maddesi uygulanarak sanık hakkında 14 yıl hapis ve 748.355,10 YTL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve 765 sayılı TCK.nun 59.maddesi uygulanmadığı halde gerekçeli kararda anılan maddenin tatbiki suretiyle 11 yıl 8 ... hapis ve 623.629,10 YTL adlî para cezasına karar verilmesi suretiyle hüküm tesisi.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma sonrasında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2011 tarihli ve 2010/333 Esas, 2011/42 Karar sayılı kararıyla sanığın 4389 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 11 yıl 8 ... hapis ve 623.627,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, banka zararı olan 224.328,63 TL'nin sanığa ödettirilmesine karar verilmiştir. 4.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 31.12.2013 tarihli ve 2013/21576 Esas, 2013/25304 Karar sayılı ilâmıyla;"..iddianame ile sanığın, mudiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemleri yönünden dava açıldığı halde, ek iddianame de düzenlettirilmeksizin, iddianamede yer almayan mudiler ..., ..., ... ve ... Yasa'ya yönelik eylemlerinin de yargılamaya dahil edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık hakkında mudilerin hesaplarından usulsüz para çekme işlemlerinde düzenlenen bazı tediye fişlerinin üzerinde hesap sahibinin gerçek imzasından farklı sahte imzalar atıldığı iddiasıyla 4389 sayılı Yasanın 22/3 maddesine muhalefet etmekten kamu davası açıldığına göre; mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, gişe yetkilisi sanığın usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek hapis ve adlî para cezasının tayin edilmesi, sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması halinde, adlî para cezasının tayini yönünden 4389 sayılı 22/3 maddesinde yer alan üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı ve zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adlî para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı hususları gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna itibarla eylemlerin tamamı nitelikli zimmet kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,davaya konu mudiler bakımından katılan bankanın bildirdiği zarar miktarları arasında çelişki bulunduğu görülmekle, faizleri hariç ana para üzerinden hesaplanacak banka zararının ne kadar olduğu hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılarak, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma kararı sonrasında, bozma ilâmı da dikkate alınarak banka mudileri..., ..., ... ve ... Yasa'ya yönelik olarak çekilen paralar yönünden sanık hakkında dava açılıp açılmayacağı yönünden gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2017 tarihli ve 2017/60092 Soruşturma, 2017/13721 Esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasının mahkemenin 2014/80 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 6.Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2018 tarihli ve 2014/80 Esas, 2018/1244 Karar sayılı kararıyla sanığın 4389 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 11 yıl 8 ... hapis ile cezalandırılmasına, 243.224,53 TL olan banka zararının ödettirilmesine karar verilmiştir. 7.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/45 Esas, 2019/31914 Karar sayılı ilâmıyla, "...23.08.2004 ve 25.04.2017 tarihli iddianamelerde yer almayan mudiler..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemlerin de yargılamaya dahil edilerek, iddianamelerde açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemlerin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaylardan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması, mudi ...'ın hesabından 6.000,00TL çekilmesine ilişkin 28.06.2004 tarih ve ... nolu tediye fişi ile ilgili olarak eylemin basit zimmet olarak kabulü gerektiğinin gözetilmemesi, mahkeme gerekçesinde de zimmet ve banka zararının miktarı konusunda çelişkili ifadeler nedeniyle tam bir tespit yapılamadığı anlaşıldığından, zimmet ve banka zararının ne kadar olduğunun kesin olarak belirlenmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, katılan bankanın 07.06.2005 tarihli yazısında sanığın bankaya 25.123,07TL tutarında ödeme yaptığının anlaşılması karşısında, banka zararının hesaplanmasında bu ödemenin toplam zimmet miktarından mahsup edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, zimmet nedeniyle yapılan ödemenin sanık tarafından etkin pişmanlık gösterilerek nakit olarak bankaya yaptığı ödemeleri kapsayacağı, 174.505,51 TL'nin ise sanığın zimmetin açığa çıkmamasını sağlamak amacıyla mudilerin vadesiz hesaplarına sahte olarak oluşturduğu tahsil fişleriyle para yatırması, vadeli hesaplarda vade sonu ödenmesi gereken faiz ve yasal kesintileri bir kısmını iade etmesi ve başka mudilerin hesaplarından da bu hesaplara usulsüz olarak aktarmalar yapması sonucu hesaplarda oluşan toplam iade miktarı olduğu, bu nedenle ödeme olarak kabul edilemeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 8.Nallıhan Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2021 tarihli, 2020/156 Soruşturma ve 2021/72 karar sayılı kararı ile sanığın mudiler... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı işlediği iddia edilen bankacılık zimmeti suçuna ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. 9.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2019/224 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4389 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla, 11 yıl 8 ... hapis ve 431.750,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kazanılmış hakkı gereği neticeten 11 yıl 8 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, banka zararı olan 148.029,00 TL'nin suç tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte sanığa ödettirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan banka vekilinin temyiz isteminin, banka zararının eksik hesaplandığına, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğine, tazmine hükmedilen miktarın 243.224,53TL olarak kabul edilmek suretiyle hükmün bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, dava zamanaşımının dolduğuna ilişkin savunmaların dikkate alınmadığına, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'ın Ziraat Bankası Nallıhan Şubesinde gişe yetkilisi olarak görev yaptığı 2001-2004 yılları arasında, müşterilere ait mevduat hesaplarında mudilerin bilgisi dışında sahte imzalar atmak, mudilere daha önce imzalattığı boş tediye fişlerini kullanmak, mudi imzası olmaksızın tediye fişleri düzenlemek suretiyle çeşitli tarihlerde paralar çektiği, usulsüz olarak para çekilmek suretiyle kapatılan bazı mevduat hesaplarına ait hesap cüzdanlarının adiyen düzenlenip sanki müşteriden geri alınmış gibi şubeyi yanıltmak amacıyla gerçek dışı düzenlenen fişlere iliştirildiği, usulsüz olarak mal edinilen ve dolayısıyla bakiyesi bulunmayan vadeli mevduat hesaplarına hesaplarda para varmış gibi gerçek dışı faiz tahakkuk ettirildiği, usulsüz işlemler sonucu ortaya çıkacak kasa açığını önlemek amacıyla gerçek dışı tahsil ve tediye işlemlerinin yapıldığı ya da işlemler iptal edilmek suretiyle zimmetin ortaya çıkmasının önlendiği, bu suretle sanığın 19 mudi hesabından toplam 249.451,70 TL zimmetine geçirdiği, iadeler sonucu uhdesinde kalan zimmet miktarının ise 148.029,01 TL olduğu anlaşılmıştır. 2.Sanık soruşturma aşamasında, kredi kartları borcu nedeniyle maddi sıkıntıya girdiğini, bu arada eşinin ameliyat olmasının da etkili olduğunu, gece hayatına başladığını, bir süre alkol kullandığını, bar ve pavyon gibi kötü alışkanlıklara başladığını, hayat kadınları ile yaşamaya başladığını, maaşının tamamını bu şekilde harcadığını, diğer borçları için ise belirtilen eylemleri gerçekleştirdiğini beyan etmiş,bozma kararları sonrasında ise daha önceki yaşantısı nedeniyle yüklü miktarda borcunun olduğunu, bu borcunu karşılayabilmek için bankada bazı usulsüz işlemler yaptığını, müfettiş raporunda isimleri geçen mudilerin hesaplarında bulunan miktarları kendi hesabına aktararak yine hesap sahiplerinin imzalarının sahte olarak atmak suretiyle hesapları kapattığını, servis yetkilisi olarak çalıştığı için yetkisi dahilinde bu işlemleri yaptığını, bankada diğer çalışanların bu yaptığı işlemlerden haberinin olmadığını, ancak ... isimli mudinin 28.06.2004 tarihinde bankaya gelip hesabında para olmadığını görerek şikayetçi olması nedeniyle durumun anlaşıldığını, yaptığı bu işlemlerden dolayı mudilere bankanın zararlarını ödediğini, pişman olduğunu belirtmiş, birleşen dosya yönünden ise üzerine atılan suçlamayı kabul etmediğini, birleşen dosyalardaki iddiaları kabul etmediğini beyan ettiği tespit edilmiştir. 3.17.03.2017 tarihli bilirkişi ... tarafından dosyaya ibraz edilen imza incelemesi raporuna göre, mudi...'na ait hesaptan 19.11.2001 ve 20.11.2001 tarihli işlemlerde fişlerdeki imzanın mudinin eli ürünü olduğu, mudi ...'a ait hesaptan 17.03.2003 tarihli işlemde fiş üzerinde mühür ve parmak izi bulunduğundan inceleme yapılamadığı, mudi ...'e ait hesaptan 28.06.2004 tarihli işlemde fişteki imzanın mudinin eli ürünü olduğunun, mudi ...'a ait 28.06.2004 tarihli işlemde fişteki imzanın mudinin eli ürünü olduğunun buna karşılık diğer 75 adet fişteki imzaların ise aldatma kabiliyetlerinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. 4.17.03.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre mudiler...'na ait hesaptan 20.11.2001 ve 19.11.2001 tarihli olarak çekilen paraların mudi aldatılarak imzalatılan boş dekontlar kullanılarak çekildiği, ayrıca mudi ...'a ait hesaptan 17.03.2003 tarihli olarak çekilen paranın mudi aldatılarak boş fişe önceden alınmış mühür ve parmak izi bulunan dekont kullanılarak çekildiğine, ayrıca mudi ...'e ait hesaptan 28.06.2004 tarihli olarak çekilen paranın mudi aldatılarak imzası alınan boş dekont kullanılarak, ayrıca mudi ...'a ait hesaptan 28.06.2004 tarihli olarak çekilen paranın mudi aldatılarak imzası alınan boş dekont kullanılarak çekildiği, diğer işlemler de ise mudiler adına atfen atılı bulunan imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılabileceğinin belirtildiği; bankanın zarar miktarına ilişkin olarak ise zimmete geçirilen miktarın 383.728,04 TL'lik bölümünün basit zimmet, 34.002,00 TL'lik bölümünün nitelikli zimmet, 174.505,51 TL olan iade tutarı düşüldüğünde sanığın uhdesinde kalan zimmet miktarının hesap hatası sonucu 243.224,53 TL yerine 237.855,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 5.Bozma sonrası alınan 21.10.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, banka kayıtları üzerinde yapılan yeniden hesaplama sonucunda toplam zimmet miktarının 333.904,50 TL olduğu, iade toplamının 185.875,49 TL olup iadeler sonucunda sanığın uhdesinde kalan ve banka zararına dönüşen tutarın ise 148.029,1 TL olarak belirtildiği anlaşılmıştır. 6.Dosyada bulunan görev yazısına göre hesap açma, kapatmakta birinci derece imza yetkisi bulunduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1."Olay ve Olgular" başlığı altında anlatılan deliller ve tüm dosya kapsamına nazaran, sanığın Ziraat Bankası Nallıhan Şubesinde gişe yetkilisi olarak görev yaptığı 2001-2004 yılları arasında, müşterilere ait mevduat hesaplarında mudilerin bilgisi ve ilgisi dışında sahte imzalar atmak, mudilere daha önce imzalattığı boş tediye fişlerini kullanmak, mudi imzası olmaksızın tediye fişleri düzenlemek suretiyle çeşitli tarihlerde paralar çektiği, mudiler..., ... ve ...'ün hesaplarından para çekilmesine ilişkin işlemlerde (toplam 28.001,00 TL) adı geçen mudiler aldatılarak boş dekontlara önceden imza atmaları ya da parmak izi-mühür basmaları sağlandıktan sonra bu dekontlar kullanılarak gerçekleştirilmeleri nedeniyle suç vasfının nitelikli zimmet olarak ... biçimde belirlendiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Adlî para cezasının tayini yönünden 4389 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı ve zararın bulunmaması halinde ise, sadece hapis cezasına hükmedileceği, dosya kapsamına göre nitelikli zimmet oluşturan eylemler nedeniyle sebep olunan banka zararının da giderildiği hususları gözetildiğinde adlî para cezasına hükmolunmaması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de sonuç itibarıyla sanığın 11 yıl 8 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunması nedeniyle bu husus sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak; 3.Banka zararının tazminine hükmolunurken sanığın yalnızca uhdesinde kalan zimmet miktarından sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden , suç tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizden de sorumlu tutulması hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2019/224 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün 8 nci fıkrasından "suç tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tazmine hükmolunan miktar üzerinden hesaplanan 10.011,86 TL temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.