Başvuru, ifadeleri mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanığın duruşmada sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ifadeleri mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanığın duruşmada sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 2/7/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne, tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan şikâyetin ise kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1986 doğumlu olan başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde (Fakülte) öğrencidir. Başvurucunun da aralarında olduğu bazı öğrencilerin Fakültenin Nişantaşı Kampüsü'nde 5/6/2012 tarihinde PKK terör örgütü lehine sloganlar atarak İ.H.Ç. isimli öğrenciye saldırdığı, İ.H.Ç.nin kafasına sert bir cisimle vurularak ve tekme atılarak yaralandığı iddia edilmiştir. Adli rapora göre İ.H.Ç. basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (TMK madde ile görevli) (Başsavcılık) olayla ilgili soruşturma başlatmıştır. Soruşturma kapsamında İ.H.Ç.nin müşteki sıfatıyla beyanına başvurulmuştur. İ.H.Ç. 5/6/2012 tarihinde kollukta verdiği beyanında özetle, Fakültenin Gazetecilik Bölümünde öğrenci olduğunu, sınav nedeniyle Fakültede bulunduğu olay tarihinde sınavın bitmesi üzerine derslikten çıkıp koridorda yürüdüğü sırada aralarında başvurucunun da olduğu, PKK terör örgütünün propagandasını yapan bir grup öğrencinin fiziksel saldırısına uğradığını ifade etmiştir. İ.H.Ç. beyanında bir kişinin kafasına sert bir cisimle arkadan vurması üzerine yere düştükten sonra başvurucunun kendisine tekme attığını ileri sürmüştür. İ.H.Ç.nin 5/6/2012 tarihli beyanının ilgili kısmı şöyledir:" 2012 günü saat: 20’de Marmara üniversitesi Nişantaşı kampüsüne geldim. Saat: 30’da Masa Üstü Yayıncılık dersinde final sınavım olduğu için sınav salonum olan İletişim Fakültesi ana bina en üst kat 405 nolu salonda sınava girdim. Saat: 50 sıralarında sınav bittiği için sınav salonundan çıkarak aynı katta koridorun sonunda bulunan erkekler tuvaletine gitmek için ilerlediğim sırada okulda daha önceki olaylardan tanıdığım ve kendilerini DYG (Demokratik Yurtsever Gençlik)'li olarak tanıtan, üniversite içerisinde PKK terör örgütünün propagandasını yapan yaklaşık 6-7 kişilik bir grup gördüm. Ancak fazla dikkate almayarak tuvalete doğru ilerlemeye devam ettiğim esnada; arkamdan sert bir cisim ile kafama çok sert bir şekilde vuruldu ve ben sersemleyerek yere düştüm. Gözlerimi açtığımda yukarıda bahsetmiş olduğum DYG'li grup içerisinde bulunan ve daha önceden de tanıdığım [A.] isimli şahıs elinde yaklaşık yarım metre boyunda kalın bir sopa ile kafama vurmaya devam ediyor, yine bende yukarıda bahsetmiş olduğum DYG'li grup içerisinde bulunan ve daha önceden de tanıdığım Mesut BAĞCI [başvurucu] isimli şahısta karnıma tekme atıyor ve iki şahısta Biji Serok Apo şeklinde slogan atıyorlardı ... Ben merdivenlerden kaçmakta iken bu şahıslar bu iş burda bitmeyecek görüşeceğiz seninle şeklinde bağırıyorlardı. Bu esnada kafamda bir sıcaklık hissettim, elimle kafamı kontrol ettiğimde kafamın kanadığını gördüm. Bu binadan çıkarak bahçe giriş kapısında bulunan güvenlik kulübesine doğru kaçmaya başladım. Tam bu esnada arkamı döndüğümde Mesut BAĞCI isimli şahsı gördüm. Tekrar üstüme doğru geldiğini görünce Mesut BAĞCI isimli şahsı itekledim ve bu esnada güvenlikçiler araya girerek beni kurtardı. ...Müştekiye ifade tutanağının sayfasında bulunan fotoğraflar gösterilerek sorulduğunda, ... 'İfademde bahsettiğim Mesut BAĞCI isimli şahıstır.' şeklinde beyanda bulunmuş... [tur.] Soruşturma sonucunda başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği, terör örgütü propagandası yaptığı ve İ.H.Ç.yi kasten yaraladığı iddialarıyla Başsavcılık 28/6/2013 tarihinde iddianame düzenlemiş; iddianamede başvurucunun PKK terör örgütünün gençlik yapılanması olarak bilinen Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) isimli gruba mensup olduğunu iddia etmiştir. Başsavcılık, müşteki İ.H.Ç.nin yukarıda yer alan beyanlarına, başvurucunun ikametgâhında yapılan aramada ele geçirilen bazı örgütsel dokümanlara, olay sırasında Fakültede bulunan B.B. ve F.Y. isimli tanıkların olaya karışan grubun içinde başvurucuyu da gördükleri yönündeki beyanlarına delil olarak dayanmıştır. Tanıkların müşteki İ.H.Ç.nin uğradığı iddia edilen fiziksel saldırı anına ilişkin başvurucu aleyhinde herhangi bir beyanları yoktur. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (TMK madde ile görevli) açılan kamu davasında 8/7/2013 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda İ.H.Ç.nin ve diğer tanıkların beyanlarının alınması için duruşmada dinlenmelerine, duruşmanın 12/12/2013 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun hazır edilemediği duruşmanın 12/12/2013 tarihli ilk celsesinde tanık F.Y. dinlenmiştir. F.Y. beyanında özetle Fakültede güvenlik amiri olduğu sırada olayın meydana geldiğini, olay tarihinde kafasından yaralı olduğunu gördüğü İ.H.Ç.yi hastaneye götürmek istediği sırada başvurucunun saldırma niyetiyle üstlerine doğru gelmesi üzerine duruma engel olmaya çalıştığını ifade etmiştir. Bu arada mevzuat değişikliği nedeniyle 10/3/2014 tarihinde Devir Tutanağı düzenlenerek dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine (Mahkeme) gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece duruşmanın ilk celsesi 4/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Daha önce hakkında yakalama emri düzenlenen başvurucu, Van'da yakalanarak Van Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma salonunda hazır edilmiş, ilk celseye buradan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katılmıştır. Başvurucu; müdafiinin de hazır bulunmasıyla yaptığı savunmasında özetle suçlamaları kabul etmediğini, Fakültenin her yerinde güvenlik kameralarının bulunduğunu belirterek olay anını gösteren güvenlik kamerası görüntülerinin dava dosyasına getirtilmesi hâlinde müştekiye saldıran kişinin kendisi olmadığının rahatlıkla görülebileceğini ileri sürmüştür. Başvurucu müdafii de olay yerini gösteren kamera kayıtlarının toplanmasını talep etmiştir. Mahkeme; güvenlik kamerası kayıtlarının toplanmasına ilişkin talebinin daha sonra değerlendirilmesine, müşteki İ.H.Ç.nin duruşmada dinlenmesi için kendisine davetiye çıkarılmasına karar vererek duruşmayı ertelemiştir. Mahkemece 4/4/2014 ile 19/2/2019 tarihleri arasında toplam on altı celsede tamamlanan duruşma süresince, hakkında birçok kez zorla getirilme müzekkeresi de düzenlenmiş olan müşteki İ.H.Ç. ile irtibat kurulamamış, bu nedenle İ.H.Ç.nin tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmiştir. Ayrıca duruşma tutanaklarının incelenmesinden başvurucu ve müdafiinin kamera kayıtlarının toplanması yönündeki talepleri hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkeme 19/2/2019 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, terör örgütü propagandası yapma ve mağdur İ.H.Ç.ye karşı kasten yaralama suçlarından hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş, gerekçeli kararda duruşmada dinlenemeyen müşteki İ.H.Ç.nin soruşturma evresinde başvurucu aleyhinde verdiği "kendisine fiziksel saldırıda bulunan kişilerden birinin de başvurucu olduğu" yönündeki beyanlarına delil olarak dayanmıştır. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"... sanık Mesut BAĞCI'nın Marmara Üniversitesi içinde DYG (Demokratik Yurtsever Gençlik) olarak adlandırılan grupta faaliyet gösterdiği, DYG'nin PKK/KCK terör örgütünün genel çatı yapılanması Türkiye yürütmesince belirlenen hedef ve stratejiye uygun olarak alınan kararlar doğrultusunda Türkiye genelinde eylem ve faaliyetlerde bulunan örgütün gençlik yapılanması olduğu, sanığın beraberindekiler ile birlikte ülkücü grup olarak bilinen diğer gruplarla çatışma halinde oldukları, bu kapsamda müşteki [İ.H.Ç.nin] 2012 günü saat 12:20 sıralarında Marmara Üniversitesi Nişantaşı Kampüsündeki İletişim Fakültesi ana binasında sınav çıkışında koridordaki tuvalete gitmek için ilerlediği sırada arkadan bir şahsın sert bir cisimle başına vurduğu, darbenin etkisiyle yere düşmesi sonrasında da DYG'li grup içinde bulunduğunu söylediği şahıslardan sanık Mesut BAĞCI'nın da karnına tekme attığı, sanığın bu sırada 'biji serok Apo' şeklinde bağırıp sloganlar attığı, alınan doktor raporuna göre müştekinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralandığı, müştekinin sanık Mesut BAĞCI'yı teşhis ettiği, alınan tanık beyanlarının da iddiaları doğruladığı, sanığın kaldığı evde yapılan aramalarda örgütsel nitelikte görüntüler ve örgüt mensubu []'a ait poster ele geçirildiği anlaşılmıştır.Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini savunmuş ise de, müşteki beyanı doktor raporu, tanık beyanları, aramada ele geçen materyaller, sanığın yaralama esnasında slogan attığı ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında sanığın suç ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına mahkememizce itibar edilmeyerek sanığın eylemi üniversiteler bünyesinde etkinlik gösteren DYG'nin amaçları doğrultusunda gerçekleştirdiği, bu itibarla sanığın eylemlerinin yaralama ve örgüt propagandası suçu yanında örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu da oluşturduğu mahkememizce kabul edilmiştir." Başvurucu, istinaf kanun yoluna başvurduğu dilekçesinde diğerlerinin yanı sıra yaralama fiiline ilişkin tek delilin müşteki beyanı olmasına rağmen müştekinin duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmediğini, olay anını gösteren tüm kameraların kayıtlarının toplanması talebi hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını belirterek yargılamanın adil olmadığını ileri sürmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince kasten yaralama suçuna ilişkin istinaf talebi esastan 3/6/2020 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Daire, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve terör örgütü propagandası yapma suçlarına ilişkin istinaf talebini ise temyiz yolu açık olmak üzere esastan reddetmiştir. Kasten yaralama suçundan verilen kesin nitelikteki karar 16/6/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/7/2020 tarihinde başvuru yapmıştır. A. Ulusal Hukuk Tanık sorgulama hakkı yönünden bkz. Uğur Özcan, B. No: 2021/12137, 26/7/2022, §§ 17-B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Nurcan Gülabi, B. No: 2015/15355, 23/5/2018, §§ 24-