Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında---- numaralı fatura gereğince ---- ilişkin alım-satım ilişkisi kurulduğunu, işbu faturaya dayalı olarak satın alınan ürünlerin ayıplı olması ve sözleşmeye uygun ifa edilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirket tarafından faturaya konu ürünlerin kabul edilmediğini, -----yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmeden cayma hakkının kullanıldığının bildiridiğini ve davalı/borçlu tarafa ödenen 15.298,20 TL'nin iadesinin talep edildiğini, davalının -----
davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünde ...Esas numaralı icra dosyası ile borçlu şirket ... aleyhine toplamda 288.787,82 TL ile 1.158,85 USD asıl alacak bedelli icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin menkul ve gayri menkul mal varlığının sorgulandığını, haciz işlemleri ve menkul haczi tatbik edildiğini, söz konusu süreç boyunca borçlu şirketin borca batık olduğu anlaşılmasına rağmen şirket müdürleri tarafından kanunen yapılması zorunlu olan eylemlerin yerine getirilmediğini şirketin iflasının istenmemiş olduğunu ve ticaretin usulsüz olarak terk edildiğini, bu şekilde alacaklı davacı şirketin tahsil kabiliyetinin tamamen yok olduğunu, TTK da yönetim kurulunun görev ve yetkileri arasında yer alan çağrı ve bildirim hükmü başlıklı 376. maddesinde yöneticiler için inceleme tedbir önerme, genel kurula çağırma ara bilanço çıkarma, alacaklılar ile görüşme, iflas isteme gibi yükümlülük ve sorumluluklar getirildiğini, aynı şekilde TTK 375. maddede borca batıklığın mahkemeye bildirilmesi gibi yükümlülükler bildirildiğini, bu yükümlülüklere riayet edilmemesi durumunda TTK 553. maddesindeki hukuki yaptırımların uygulanmasının söz konusu olacağını söz konusu bu hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağını somut olayda müdürlerin kusurunun ağır ihmal veya kast derecesinde olduğunu, zira şirket borca batık durumda olmasına rağmen hem iflas talep edilmediğini hem de ticaretin usulsüz olarak terk edildiğini bunun sonucunda davacı şirketin tahsil kabiliyeti tamamen ortadan kaldırılarak zarara uğratıldığını, borçlu şirket müdürleri iflas veya konkordato talep etseler idi iflas ve konkordato prosedürlerine göre davacının da diğer alacaklılar gibi tatmin edilebilecek olduğunu iddia ederek borçlu şirketin finansal durumunun ve diğer kayıtların üçer aylık dönemler şeklinde bilirkişi marifeti ile incelenip borca batıklığının tespitine karar verilmesini ve meydana gelen zararların şirket müdürlerinin hukuki sorumluluğu çerçevesinde tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.