10. Hukuk Dairesi 2016/8338 E. , 2016/11968 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davalı ...’ın 10.03.2012-27.11.2012 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işi…
**10. Hukuk Dairesi 2016/8338 E. , 2016/11968 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davalı ...’ın 10.03.2012-27.11.2012 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hukuk Genel Kurulu'nun 14.11.2007 tarih ve 2007/13-848 E. 2007/840 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup. bunlara dava şartları denir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu (varlığı mutlaka gerekli); diğer bir kısmı da, olumsuz (yokluğu mutlaka gerekli) niteliktedir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetmelidir. Olumlu dava şartlarından biri de, davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir. Yapılan incelemede; davalı Kurum tarafından davacı aleyhine davalı ...'ın 10.03.2012-27.11.2012 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde çalıştığı ve bildirimlerinin yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, davacının, davalının işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışması olmadığının tespiti istemi ile iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada, her ne kadar davacı adına henüz prim borcu tahakkuk ettirilmemiş ise de, kurum denetim raporu sonrasında kurumca alınacak kararlar ve uygulanacak yaptırımlar davacının hak alanını ilgilendirdiğinden, mahkemece davacı tarafından açılan menfi tespit davasının hukuki yarar taşımadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz olup, işin esasına girilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.