3. Ceza Dairesi 2021/16137 E. , 2023/2049 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 …
**3. Ceza Dairesi 2021/16137 E. , 2023/2049 K.** **"İçtihat Metni"** İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2018 tarihli ve 2017/348 Esas, 2018/69 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.01.2019 tarihli ve 2018/2272 Esas, 2019/13 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.10.2021 tarihli ve 1-FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltaklı olması sebebiyle kapatılan eğitim kurumlarında uzun süreli çalışan sanığın Bank ...’daki mevduat hesabını çalıştığı kurumdan dolayı maaş hesabı olarak açtığına ve birikimlerini değerlendirmek amacıyla bankaya para yatırdığına yönelik savunmada bulunmuş olmasına göre, sanığın Bank ...'daki hesabına ait 2014 yılı öncesindeki para hareketlerine de gösterir tüm hesap ekstresinin temin edilip, sanığın Bank Asyada bulunan hesapları yönünden, hesapların açılış ve kapanış tarihi, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma yahut yeni katılım hesabı açma işlemi yapılıp yapılmadığı, vadesinden önce kapatılan katılım hesabının bulunup bulunmadığı, TMSF'ye devir işlemi sonrası hesabın kapatılıp kapatılmadığı veya hesap bakiyesinde önemli bir azalmanın olup olmadığı hususlarında yapılacak bilirkişi incelemesinin sonucunda ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle ve gerek görüldüğü takdirde mahkemede tanık olarak dinlenmeleri sağlanması neticesinde, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından TCK’nın 220/7. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip sonrasında 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasına, daha sonra da TCK 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanıp 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 3-Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç adının "silahlı terör örgütüne yardım etme" yerine "silahlı terör örgütüne üye olma" olarak hatalı şekilde yazılması, Yasaya aykırı, bu itibarla sanık müdafisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, CMK.nın 302. maddesi gereğince hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 4.Sgk kaydının ve çocuklarını örgüte müzahir okula göndermenin müsned suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın örgütle irtibatlı olduğu belirlenen çeşitli kurumlarda ve son olarak Atmosfer A.Ş.'de SGK kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Sanık savunmasında kimse referans olmadan öz geçmişi ile iş başvurusu yaparak bu kurumlarda çalıştığını, kayıt kabul memurluğu gibi görevlerde bulunduğunu, bu kurumların örgütle irtibatlı olduğunu bilmediğini, bilseydi çalışmayacağını belirtmişse de inkara yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Öte yandan tanık H. H. K. ifadesinde, Milas'taki Atmosfer Özel Eğitim A.Ş.'nin mali müşaviri olduğu dönemde sanığın da ön muhasebede çalıştığını, bir nevi birlikte çalıştıklarını, sanığın her ay işlemiş olduğu ön muhasebe gelir ve gider faturaları ile personel giriş ve çıkışlarına ait ücret bordoları hazırladığını beyan etmiştir. Örgüt lideri Fetullah GÜLEN 15.01.2014 tarihli medyaya yansıyan talimatında örgüt üyelerinden -gerekirse tüm malvarlıklarını satarak- örgüte ait ... Katılım Bankasına (Bank ...) yatırmalarını istemiş, örgüt üyeleri de liderlerinin talimatı gereğince 2014 yılı Ocak ayından itibaren maddi imkanları dahilinde bu bankaya para yatırmaya başlamışlardır. Dosya kapsamında sanığın 2005 yılında Bank Asyada hesap açtırdığı, 2013 yılı Aralık ayında hesap bakiyesi 0,00 TL. iken 2014 yılı Ocak ayında mevduatını 7890,00-TL'ye çıkardığı tespit edilmiştir. Bir banka nezdinde hesap açtırılarak maddi faaliyetlerde bulunulması tek başına örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemez ise de Bank Asyanın örgütle bağlantılı olması, o tarihteki durumu, örgüt liderinin alenileşen talimatı ile sanığın örgütle irtibatlı olduğunu gösterir diğer faaliyetleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın maddi imkanları ölçüsünde örgüt liderinin talimatına uyarak bu bankadaki hesabına para yatırdığı kabul edilmiştir. Sanığın oğlu olan H. E.'yi ana sınıfından 4. sınıfa kadar örgütle iltisaklı Özel Ümit İlkokuluna gönderdiği tespit edilmiştir. Sanık savunmasında FMF hastası olan çocuğunun gözünün önünde olmasını ve iyi bir eğitim almasını istediği için kendi çalıştığı Ümit İlkokuluna 2011-2016 yılları arasında yazdırdığını, okula Devlet tarafından destek ve teşvik verildiğini beyan etmiştir. Söz konusu okulun FETÖ yapılanmasına ait ve irtibatlı olduğuna dair bir tereddüt bulunmamaktadır. Gerekçeli kararımızın FETÖ/PDY yapılanmasına dair kısmında detayıyla belirtildiği üzere; FETÖ mensuplarının sözde altın nesil yetiştirme projesi kapsamında çocuklarını bu eğitim kurumlarına gönderdikleri, okulların FETÖ yararına insan kaynağı oluşturduğu hususları -DİĞER DELİLLERLE BİRLİKTE BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE- sanığın çocuğunu bu okula göndermesi aleyhine delil olarak kabul edilmiştir. Muğla C. Başsavcılığınca sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK'nın 314/2. Maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile Mahkememize kamu davası açılmış ise de; Sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içerecek şekilde örgütsel eylemlerde bulunduğuna dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, ancak sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütün finans kaynaklarından olan ... Katılım Bankasına maddi imkanları ölçüsünde para yatırmak suretiyle örgüte destek verdiği, eylemlerinin bütün halinde "Örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçunu oluşturduğu ve yapılan yargılama, toplanan deliller, Bank ... kayıtları, sanığın kaçamak savunması ve tüm dosya kapsamından suçunun sübut bulduğu anlaşılmakla belirtilen suçtan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Örgütün kendine özgü yapısı gereği kendisinden olmayan ya da kendisine biat etmeyen kimseleri uzun yıllar bünyesinde barındırmadığı hususu dikkate alındığında kendi beyanınından da anlaşılacağı üzere 2006 yılından bu yana iltisaklı kurumlarda çalışmış olan ve dijital materyal inceleme sonuçlarına göre de bir kısım örgüt üyeleri tarafından kullanılan "kako-talk" isimli programın kalıntılarına rastlanmış olan sanığın örgüt üyeliğini oluşturan eylemleri karşısında örgüte yardım suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş ise de aleyhe istinaf bulunmadığından sonuca etkili olmadığı değerlendirilmektedir. Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin yakalandığı tarih olan 01.12.2017 tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında hatalı olarak "2017 ve öncesi" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak değerlendirilmiştir. Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; BDDK'nun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Dosya kapsamında yer alan Bank ... hesap hareketleri dökümleri incelendiğinde, her ne kadar talimat dönemine uygun düşen hesap açma ve para yatırma işlemi olduğu görülmüşse de; sanığın söz konusu parayı örgüte yardım saikiyle yatırdığı yolunda dosyada bir delil elde edilemediği, diğer talimat dönemleri ile uyumlu işlemlerinin bulunmadığı ve yatırdığı parayı bir ay sonra çektiği gözetildiğinde sanığın savunması karşısında örgüt talimatı ile Bank ...'ya para yatırdığına dair yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, mevcut şüphenin de sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 1.Suç tarihinin, sanığın yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan “27.01.2014” yerine karar başlığında “01.12.2017” olarak gösterilmesi, 2.Sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından TCK’nın 220/7. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip sonrasında 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasına, daha sonra da TCK 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanıp 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 3.Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç adının "silahlı terör örgütüne yardım etme" yerine "silahlı terör örgütüne üye olma" olarak hatalı şekilde yazılması, 4.Sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin müsnet suç yönünden delil yahut örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.01.2019 tarihli ve 2018/2272 Esas, 2019/13 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.