(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/3491 E. , 2010/5372 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ve davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dos…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/3491 E. , 2010/5372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ve davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsiline ilişkindir Mahkemece davanın kısmen kabulü ile temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ve 27.865 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yönünden ; Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının kiralananda 1.2.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile aylık 25.263 TL bedelle kiracı olduğunu, Ocak-Şubat ve Mart 2009 ayları kirasını ödememesi üzerine kendisine ayrı ayrı temerrüt ihtarnameleri gönderildiğini, davalının ödemede bulunmaması üzerine son olarak 23.3.2009 tarihinde ihtarname gönderilerek birikmiş üç aylık kira parası 80.993 TL’nin ödenmesinin istendiğini, buna rağmen davalının ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü, ihtarname sonrasında Nisan 2009 ayı kirası 27.865 TL’nin de ödenmediğini belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini ve kira alacaklarının temerrüt tarihlerinden itibaren temerrüt faizleriyle tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, davanın dayanaksız açıldığını, sözleşme gereğince davalının kiralananın sadece iç kısımlarını değil, dış cam cephelerini de kiraladığını, dış cam cephelerini üçüncü kişilere kiralayabilmesi için belediyeden izin alınması gerektiğini, belediyenin ise bu izni vermek için kiralayanın muvafakatini aradığını, davacının bu onayı vermemesi nedeniyle davalının yasal izini alamadığını, bu nedenle yapmış olduğu reklam anlaşmalarının iptal olduğunu ve maddi zararlara uğradığını, sözleşmenin 9. maddesine göre dış cephenin reklam amaçlı kullanılamaması halinde kira bedelinde indirime gidileceğini, ancak davacının bu madde hükmünün uygulanmasına da yanaşmadığını, davalının dış cepheleri kullanamamasına karşın 2008 yılı kirasını peşin ödediğini, bu durum karşısında davalının borçlu değil alacaklı olduğunu, 2009 yılı kirasının da hangi bedel üzerinden ödeneceğinin belirsizliğini koruduğunu, davalının temerrüde düşmediğini, 23.3.2009 tarihli ihtarnameden de haberdar olmadığını, diğer yandan davacı hakkında kira bedelinin tenzili, 2008 yılında fazla ödenen kira parasının iadesi ve zararlarının tazmini için dava açıldığını, davanın halen derdest olup sonucunun beklenmesini, kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.