1. Hukuk Dairesi 2007/11574 E. , 2008/1447 K. "" MAHKEMESİ : NEVŞEHİR 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, torununun gelini olan davalıya 330 parsel sayılı taşınmazını devrettiğini, bu arada yaşlılığından tecrübesizliğinden ve iyiniyetinden istifade edilerek dava konusu 1899 parsel sayılı taşınmazının gerçek değerinin onda biri fiyatına davalıya satıldığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.Davalı, taşı…
**1. Hukuk Dairesi 2007/11574 E. , 2008/1447 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : NEVŞEHİR 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, torununun gelini olan davalıya 330 parsel sayılı taşınmazını devrettiğini, bu arada yaşlılığından tecrübesizliğinden ve iyiniyetinden istifade edilerek dava konusu 1899 parsel sayılı taşınmazının gerçek değerinin onda biri fiyatına davalıya satıldığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.Davalı, taşınmazı tapuda resmi olarak yapılan satış akti ile aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, hile nedeniyle davanın kabulü ile tapunun iptal ve tesciline karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteğinin değerden ve tebliğ giderleri yatırılmadığından reddiyle gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kayden davacıya ait 330 parsel sayılı kargir ev ve arsa niteliğindeki taşınmazla 1899 sayılı taşınmazın 10.9.2003 tarihli akitle davalıya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde iddiasını aynen; " Ben yaşlı, kulağı ağır duyan 70 yaşını aşmış durumdayım. Tapuda yapılan bu satış işlemlerini iyice kavrayamadım. Ben, o tarihte gayrimenkulün gerçek değerini bilmediğim gibi yaşımın gereği de tecrübesizdim. Davalı, benim saflığımdan ve tecrübesizliğimden ve iyiniyetimden yararlanarak bu işlemleri yaptırmış, taşınmazın satış bedelini de ödememiştir" şeklinde açıklamıştır. Oysa, mahkemece, hukuki niteleme hile olduğu kabul edilerek, kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, HUMK'nun 74, 76. maddeleri uyarınca olayları bildirmek taraflara, hukuksal nitelemeyi yapmak ve ona uygulanacak yasal düzenlemeyi tayin ve tespit etmek hakime aittir. O halde, yukarıda değinildiği üzere dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, olayda hile değil, gabin hukuksal nedenine dayanıldığı kabul edilmelidir. Bilindiği üzere; sözleşmenin gabin nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki nisbetsizliğin, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek,istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Dar ve zor durumda kalmaları nedeniyle, sözleşme yapmağa, mallarını çok düşük bedel ile devretmeye sürüklenmiş kişileri korumak zayıfı güçlüye ezdirmemek için hukukumuzda da düzenlemeler yapılmış Borçlar Kanunun 21. maddesi ile aynen"bir akitte ivazlar arasında açık bir nisbetsizlik bulunduğu takdirde eğer gabin mutazarrırın muzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise mutazarrır bir sene zarfında akti feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir" hükmü getirilmiştir.