Başvurucular, uzun süredir tutuklu olmaları ve suç vasfının değişme ihtimali bulunmasına karşın gerekçesiz olarak tutukluluğun devamına karar verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
Başvurucular, uzun süredir tutuklu olmaları ve suç vasfının değişme ihtimali bulunmasına karşın gerekçesiz olarak tutukluluğun devamına karar verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvuru, 20/12/2012 tarihinde Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 30/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Yapılan incelemede 2013/71 numaralı başvurunun konu bakımından aynı nitelikte olması nedeniyle 2013/69 sayılı bu başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı 20/6/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Başvuru konusu olay ve olgular Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı 20/12/2013 tarihinde birleştirilen 2013/71 numaralı başvuruya ilişkin görüş sunmuştur. Adalet Bakanlığı görüşü 17/1/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş olup, başvurucu 31/1/2014 tarihinde görüşe karşı beyanda bulunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP üzerinden erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, 5/1/2010 tarihinde gözaltına alınmış olup, Gaziantep Sulh Ceza Mahkemesinin 8/1/2010 tarih ve 2010/2 sorgu sayılı kararıyla “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işledikleri iddiasıyla tutuklanmışlardır. İlk Derece Mahkemesi başvurucuların tutukluluk durumunu 19/10/2010, 27/12/2010, 26/1/2011, 11/7/2012 ve 13/9/2013 tarihlerinde incelemiş ve atılı suçun vasıf ve mahiyeti, dosya kapsamındaki deliller, kuvvetli suç şüphesinin varlığı, tutuklu kalınan sürenin verilmesi muhtemel ceza ile orantılı olması gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 28/9/2012 tarih ve E.2010/128, K.2012/158 sayılı kararıyla başvurucuların da aralarında olduğu 36 sanık hakkında mahkumiyet, 14 sanık hakkında ise beraat kararı verilmiştir. Başvurucular isnat edilen suç nedeniyle ayrı ayrı 10 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş ve tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir. Başvurucular Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 28/9/2012 tarihli tutukluluk halinin devamına ilişkin kararına itiraz etmiş, Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 7/11/2012 tarih ve 2012/895 Değişik İş sayılı kararıyla itiraz reddedilmiştir. Ret kararı başvuruculara 20/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 20/12/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Dairesinin 27/11/2013 tarih ve E.2013/9604, K.2013/14412 sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yargılamanın yürütüldüğü Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/24 Esas sayılı dosyasında 21/3/2014 tarihinde, tensiben başvurucuların da aralarında olduğu tutuklu sanıkların koşulsuz olarak serbest bırakılmalarına karar verilmiştir.B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun maddesi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Tutuklama nedenleriMadde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),,…”