T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1045 - Karar No:2025/829 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2) ESAS NO : 2023/1045 KARAR NO : 2025/829 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2022 NUMARASI : 2020/4…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1045 - Karar No:2025/829 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2) ESAS NO : 2023/1045 KARAR NO : 2025/829 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2022 NUMARASI : 2020/443 E-2022/934 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın davalı ... ... İç Mim. Pro.ve İnş San ve Tic Ltd şti yönünden kısmen kabulüne, davalılar ... ve ... yönünden sıfat yokluğundan reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı ve davalı şirket vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkili ile davalının 05/10/2017 tarihinde "Anahtar Teslimi İnşaat Yapım İşleri Sözleşmesi" imzaladığını, bu sözleşme ile davalı tarafın müvekkiline ait olan ... parselde bulunan taşınmaz üzerine inşaat işlerini yapmayı, müvekkilinin ise inşaat işlerinin yapımı için KDV hariç 3.100.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalı şirkete ödemeleri gerçekleştirdiğini, davalının işi 04.09.2018 tarihinde tamamlayarak müvekkiline teslim etmesi gerekirken, işi süresinde ifa edemediğini, bu sebeple 19/11/2018 tarihinde Ankara 10. Noterliğinin 20260 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek davalıya 15/12/2018 tarihine kadar ek süre verildiğini, ancak işin yine tamamlanmaması sebebiyle 05/03/2019 tarihinde Ankara 10. Noterliğinin 03529 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmenin feshedildiğini, ihtarnameyi tebliğ alan davalı tarafça, yapılan imalatların tespiti için Ankara 1. SHM 2019/39 D. İş sayılı dosyası üzerinden 15/03/2019 tarihinde müvekkiline haber verilmeksizin keşif yaptırıldığını ve bilirkişi raporunun alındığını, raporun eksik ve hatalar içermekle birlikte, davalı tarafın eksik yaptığı işlerin bir kısmını da ortaya koyduğunu, rapora süresi içerisinde itiraz edildiğini, davalının davacı ile iletişime geçtiğini, piyasanın ve işlerinin bozulduğunu, işleri tamamlayacaklarını ancak ellerinde malzeme alabilecek paralarının bulunmadığını kendilerine zaman tanınması halinde eksiklikleri gidereceklerini söylediğini, inşaat işlerinin bir an önce tamamlanmasını isteyen ve davalı tarafı da zor durumda bırakmak istemeyen müvekkilinin iyi niyetle davalı tarafın eksiklikleri bir an önce gidermesini talep ettiğini, sözleşme feshedildikten sonra, feshedilen sözleşmede davalı tarafça yapılması kararlaştırıldığı halde yapılmamış olan eksikliklerin bir kısmının, münfesih durumdaki sözleşme çerçevesinde tamamlandığını, ancak taşınmazın ilk teslim süresinden 2 yıl geçmesine rağmen teslim edilmediğini, davalılar aleyhine Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2019/16554 ve 2019/16556 sayılı takip dosyaları ile davalıların sözleşme kapsamında vermiş oldukları 1.860.000 TL ve 275.000 TL tutarlı iki adet teminat senedinin icra takibine konduğunu, davalılar tarafından söz konusu senetlerin teminat senedi olup kambiyo senedi yoluyla takibe konu edilemeyeceği yönünde dava açıldığını ve takiplerin iptal edildiğini, sonrasında da davalı tarafça yapılmayan yahut eksik/kusurlu yapılan imalatların tespiti için Ankara 1. ATM'nin 2020/75 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, davalı tarafın bir kısım yükümlülüklerini hiç yerine getirmemesi, bir kısım yükümlülüklerini kısmi olarak yerine getirmesi, bir kısım yükümlülüklerini ise ayıplı olarak gerçekleştirmesi sebebiyle; eksik ve ayıplı işlerin 3. kişiye yaptırılma zaruretinin doğduğunu, inşaat malzemelerinin alışının dolar kuru üzerinden yapılması sebebi ile davalı kusuruyla işin daha pahalı hale geldiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin "Gecikme Cezası" başlıklı 7.2. maddesine göre davalı tarafça müvekkile, inşaatın teslim edilmesi gereken 04/09/2018 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar hesaplanacak tutarda gecikme cezası ödenmesi gerektiğini, sözleşmenin "Teminat" başlıklı 21. Maddesi gereğince yüklenicinin, sözleşmede belirtilen yükümlülüklerinin tamamlanmasını teminen işverene sözleşmenin imzalanmasını müteakip, işveren tarafından gönderilen her avans için, gönderilen avans tutarı kadar teminat senedi vereceğinin ve bu teminat senetlerinde şirketin her ortağının şahsi kefaleti olacağının kararlaştırıldığını, davalı şirket yetkilileri, şahsi kefaletlerinin de bulunduğu 1.860.000,00 TL ve 275.000,00 TL bedelli iki senedin, müvekkilinin ödemiş olduğu inşaat masrafı karşılığında teminat olarak müvekkiline teslim edildiğini, sözleşmenin eki niteliğindeki bu teminat senetlerinin kefili olarak gözüken davalı ... ve ...'in müvekkilinin uğramış olduğu tüm zararlardan ve cezai şartlardan davalı şirketle müteselsilen sorumlu olduğu iddiası ile inşaatın sözleşmeye uygun olarak zamanında teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, eksik ve ayıplı işlerin 3.kişiye tamamlattırılması için 100.000,00 TL'nin 19/11/2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, noter ve mahkeme masrafları için 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, gecikme cezası için 1.000,00 TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, fazla ödenen inşaat masrafı için 10.000.00 TL'nin davalıların temerrüde düştüğü 19/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine hükmedilmesini, 1.860.000,00 TL ve 275.000,00 TL bedelli teminat senetlerinin müvekkili adına irat kaydedilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 26/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talep arttırımı yaparak; noter ve mahkeme masrafı talebini 2.719,74 TL'ye, eksik ve ayıplı işlerin 3. Kişiye tamamlatılması ve fazla ödemeye yönelik talebini 836.718,52 TL'ye yükseltmiş, ıslah harcını yatırmıştır. Davalılar vekili; Müvekkili ...'nin, davalı şirketin ortağı olduğunu, davacı ile villa inşaatın anahtar teslimi yapımı için sözleşme imzalandığını, yer tesliminin sözleşmeden ancak 4 ay sonra 05.02.2018 tarihinde yapıldığını, ayrıca davacının ilave olarak çelik ekleme ve destekleme işlerinin yapılmasının gerektiğini, geçen sürede döviz kurlarında aşırı artış nedeniyl,e tamamına yakını ithal olan malzemelerin fiyatının arttığını, dolayısıyla sözleşme anında öngörülemeyen olağanüstü durum nedeniyle aşırı ifa güçlüğünün ortaya çıktığını, davacı tarafından 19.11.2018 tarihli noter ihtarı sonrasında yapılan görüşmelerle davacının 14.12.2018 tarihinde 167.394,28 TL ödeme yaptığını ve müvekkiline 31.03.2019 tarihine kadar yeni iş planı çerçevesinde süre verildiğini, sözleşme kapsamı ve ek işlerin %90'ı bitmişken, mobilyalar yaptırılmış ve montaj için villada hazır bulunmakta iken, davacının daha 31.03.2019 tarihi gelmeden noter ihtarıyla sözleşmeyi feshettiğini, ayrıca teminat senetlerinin takibe koyulacağının ihtar edildiğini, bununla birlikte sözleşme kapsamı işleri yine müvekkili şirketin yapmasını talep ettiklerini, sonrasında noter ihtarıyla teminat senetlerinin ödenmesinin ihtar edildiğini, bunun üzerine Ankara 1. SHM 2019/39 D. İş sayılı dosyasında müvekkilinin ifa ettiği işlerin tespitinin yaptırıldığını, icra takibi tehdidi nedeniyle müvekkilinin işleri yapmaya, davacının da ödemeler yapmaya devam ettiğini, sonrasında davacının senetleri Ankara 28. İcra md. 2019/16554 ve 16556 sayılı dosyalardan takibe koyduğunu, ancak yapılan itirazla takiplerin iptal edildiğini, sözleşmede imzaları olmayan müvekkili şirket ortağının sözleşme maddelerinden sorumlu tutulamayacağını, sözleşmedeki kefaletin geçerli olmadığını, 15.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleşme kapsamında 4.327.380,00 TL tutarında iş yapıldığını, tespit sonrasında da 05.06.2020 tarihine kadar 550.000,00 TL tutarında yeni bir inşaat işi yapıldığını, davacının da toplamda 3.844.473,05 TL ödeme yaptığını, dolayısıyla alınan avans bedelleri kadar iş yapılmış olduğundan teminat senetlerinin bedelsiz kaldığını, ayrıca davacının sözleşmeden dönmesiyle de teminatın ortadan kalkmış olduğunu, aksi kanaate varılması durumunda takas mahsup talebinde bulunduklarını belirterek, sözleşmede taraf olmayan ... ve ... yönünden davanın reddine, müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığından menfi zarar taleplerinin ve davacının sözleşmeden dönme sebebiyle cezai şart ve teminat senetlerinin irat kaydedilmesi ve fazla ödeme yaptığı iddialarını yerinde olmadığını, müvekkilinin yapmış olduğu işler, inşaat, tadilat ve teslim edilen malzemeler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takas ve mahsup talepleri doğrultusunda davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davalı yüklenicinin, tespit tarihinde dahi yüklendiği işleri ancak %82,61 oranında ikmal ettiği, bu sebeple sözleşmede belirlenen sürede işi tamamlaması nedeniyle, davacı iş sahibinin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, dosya kapsamına uygun denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davacının, davalıya banka havalesi ile toplamda 3.579.839,62 TL ödeme yaptığı, davacı şirketin 24.01.2018 tarihli A-620689 nolu KDV dahil 14.694,00 TL tutarında yansıtma faturası düzenlediği, bu faturanın her iki şirket ticari defterlerinde davalının alacağından düşüldüğü, 13 faturanın hakediş bedelleri için düzenlendiği, davacı tarafından hakediş alacağından KDV tevkifatı ve gelir vergisi olarak toplam 264.039,43 TL kesinti yapıldığı ve davalı nam ve hesabına vergi dairesine ödendiği, buna göre davalının toplam hakediş alacağından düşülmesi gereken banka havalesi, yansıtma faturası ve vergi kesintileri toplamının 3.858.573.05 TL olduğu, yüklenici teklifinin esasını oluşturan rayiç bedellere göre toplam iş maliyetinin 3.223.868,78 TL olduğu, davalının ilk iki faturası sırasıyla “proje hizmet bedeli” ve “btv maket bedeli” açıklamalarıyla düzenlendiği, proje ve maket bedellerinin de maliyete ilavesi ile toplam maliyetin 3.317.088,78.-TL olarak hesaplandığı, tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin yine yüklenicinin kendi teklif fiyatları ile tutarı ise 576.859,21 TL olduğu, anahtar teslimi götürü bedel işlerin tamamlanma oranının % 82.61 olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki götürü bedel sözleşme tutarı 3.100.000,00.-TL olduğundan yüklenicinin kesin/tasfiye hakkediş tutarının KDV dahil 3.021.854,53 TL olduğu, götürü bedele göre eksik ve kusurlu imalat tutarının ise; 539,090,00 TL olarak hesaplandığı, buna göre davalıya fazla ödeme tutarının ve eksik ve ayıplı iş bedeli toplamının 836.718,52.-TL olduğu, bu sebeple davacının fazla ödenen bedel ve eksik ve ayıplı iş bedeli olarak toplam 836.718,52.-TL davalıdan alacaklı olduğu, davacının mahkeme ve noter ihtarname masrafları olarak yaptığı toplam 2.719,74 TL'yi davalıdan isteme hakkının olduğu anlaşılmakla ve bu miktarların toplam bedeli olan 839.438,26 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının gecikme cezası talebine yönelik olarak, Sözleşmenin 7.2. maddesiyle düzenlenen, teslim tarihinde iş bitirilemediğinde davalının her ay için 1.000,00 TL gecikme cezası uygulanacağına ilişkin hüküm, TBK'nın 179/2. maddesindeki ifaya ekli cezai şarttır. Bu yasal düzenlemeye göre; Sözleşmeye aykırılık halinde, aksine hüküm olmadıkça alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Taraflar arasındaki sözleşmede, fesih halinde ayrıca cezanın da ödeneceğine ilişkin bir hükme yer verilmediğinden ve davacı sözleşmeyi feshettiğinden, feshedilen sözleşmeye dayanılarak ifaya ekli cezai şartın da ödenmesi istenemez. Bu sebeple davacının cezai şarta ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının teminat senetlerinin irat kaydedilmesi talebine yönelikte; dava konusu teminat senetlerinin sözleşmenin 21. maddesine avans ödemesi karşılığı verildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre avans ödemesinin üzerinde davalının imalat yaptığı anlaşılmakla, teminat senetlerinin irat kaydedilmesi talebin reddine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ..., eser sözleşmesinin tarafı olmadığından, sözleşmeden kaynaklı alacak talepli davada taraf sıfatları bulunmadığından, bu davalılara yönelik davanın sıfat yokluğundan reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inşattaki eksikliklerin ve ayıpların üçüncü kişiye yaptırıldığını, bu hususta delil tespiti istediklerini, sözleşmenin 14. Maddesinde işin üçüncü bir kişiye yaptırılması durumunda masrafların davalıya ait olduğunun düzenlendiğini ve bu durumun davalılarca baştan kabul edildiğini, yine sözleşmenin 18.1.2 maddesi gereğince iş verenin zararının teminattan hariç olarak yüklenici tarafından karşılanacağını düzenlendiğini, davalının edimini sözleşmeye uygun olarak zamanında ifa etseydi müvekkilinin oldukça yüksek bir dolar kuru üzerinden başka bir yükleniciye sözleşme konusu işi yaptırmak zorunda kalmayacağını, bu nedenle davalının tamamlamadığı ya da ayıplı imal ettiği tüm eksikliklerin değerinin tespit edilerek üçüncü kişiye yaptırılacak olan bu işlerin dava tarihi itibariyle rayiç bedellerinin tespit edilerek davalıdan tazminine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususta inceleme yaptırılmadığını, inşaatın teslim edilmesi gereken 04/09/2018 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar hesaplanacak tutarda gecikme cezasına karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin 18.1.2 maddesinde yüklenicinin işi yasal mevzuat, şartname veya sözleşmeye uygun olarak yerine getirmemesi ve iş verenin yazılı ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın sözleşmenin iş verence feshedileceği ve yüklenicinin bütün teminatlarını irat kaydedileceği ve işverenin zararının teminattan harç olarak yüklenici tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 21. Maddesi gereğince teminatların avans karşılığı verildiğinden bahisle irat kaydedilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, sözleşme hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve tarafların iradelerinin kendilerini bağlayıcı olduğu dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini dosyaya sunulan uzman görüşünde davalılar tarafından verilen senetlerin avans karşılığı olmadığı ve sözleşme gereğince irat kaydedilmesi gerektiğinin beyan edildiğini, davalılar ... ve ...'in taraf sıfatı bulunduğu davalılar tarafından verilen teminat senetlerinin hukuki niteliğinin müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki borcun diğer davalılar tarafından dış üstlenilmesi işlemi olduğunu, gerekli şartların gerçekleşmiş olduğunu, bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... ... ...San ve Ltd Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yargılama giderinin kabul ve red oranı gözetilmeksizin tamamen müvekkili şirkete yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının müvekkilinin yokluğunda yapılan delil tespitine ilişkin bilirkişi raporuna dayalı olarak düzenlendiğini, bu nedenle hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacının ödediği bedeli aşar nitelikte imalat yaptığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye işlemlerinin yapılması gerektiğini, sözleşmedeki götürü bedelden bağımsız olarak imalat bedelinin hesaplanması gerektiğini, sözleşme konusu inşaatın zamanında teslim edilememesinin davacı iş verenin kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle menfi zararların tazmini yönünde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş yerinin geç teslim edildiğini, sözleşme harici bir çok işin yapılmasının talep edildiğini, davacı tarafından verilen projelerin hatalı olması nedeniyle yeniden işlem yapıldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. 1-Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/3336 esas ve 3409 karar sayılı ilamına uygun şekilde fazla ödeme bedeli olup olmadığının hesaplandığı, sözleşmenin feshi halinde gecikme cezası talep edilemeyeceği, davalı tarafça sözleşme dışı veya fazla imalat yapıldığının kanıtlanamadığı ve faiz talebi yönünden istinaf bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamındaki diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 2- Davalı ... ... İç Mimarlık... Ltd Şti vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; A-6100 sayılı HMK'nın 114/1-h. maddesine göre hukuki yarar dava şartıdır. Dava şartının varlığı, davanın görülmesi için gerekli ön şartlardandır. "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK 115/1). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Somut olayda; davalı tarafça davacıya sözleşme nedeniyle verilen 1.860.000,00 TL ve 275.000,00 TL miktarlı iki adet teminat senedinin irat kaydedilmesine karar verilmesi talep edilmiş ve teminat senetleri üzerinden harç tamamlatılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere; mahkeme kararına gerek olmaksızın ileri sürülebilen, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı geri alınması mümkün bulunmayan bozucu yenilik doğuran tek taraflı irade beyanı ile sözleşmenin feshi ve buna bağlı olarak teminat senetlerinin irat kaydedilmesi her zaman mümkündür. Davacı tarafça teminat senetlerinin irad kaydedilmesine karar verilmesi istenmiş olup, bu husus tek taraflı beyan ile ve mahkeme kararına ihtiyaç duyulmaksızın her zaman mümkün olduğundan davacının bu talep yönünden hukuki yararının bulunmadığı kabul edilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. ( Yargıtay 15.H.D.2016/2195 E- 2016/4052 K., 6. HD 2023/3336 E-3409 K vb) B- Kabule göre de; teminat senetleri bedeli dahil toplam dava değerinin 2.975.438,26 TL olduğu, kabul- ret miktarları ve oranlarının bu değere göre belirlenmesi ve buna göre vekalet ücreti, harçlar ve yargılama giderlerine dair hüküm kurulması gerekirken dava değerinin hatalı belirlenmesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... ... İç Mimarlık... Ltd Şti vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 3-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2022 tarih ve 2020/443 E-2022/934 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Davalılar ... ve ...’e yönelik açılan alacak davasının sıfat yokluğundan reddine, 5-Davacının teminat senetlerinin irat kaydedilmesine karar verilmesine yönelik talebinin HMK'nın 114/1-h maddesinde düzenlenen hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, 6- Davalı ... .... Ltd. Şti. yönünden açılan alacak davasının kısmen kabulü ile; 839.438,26 TL’nin davalı ... .... Ltd. Şti’den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 7-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 8-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 57.342,03 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 50.643,05 TL harcın mahsubu ile kalan 6.698,98 TL harcın davalı ... ....Ltd. Şti.'den alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 50.697.45 TL harç giderinin davalı ... ....Ltd. Şti.'den alınıp davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yapılan 136,00 TL tebligat ve posta gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.636,00 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.401,46 TL'sinin davalı ... ....Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/3 ve 13/1 maddeleri gereğince hesaplanan 129.521,36 TL vekalet ücretinin davalı ... ....Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, 12-Teminat senetlerinin irad kaydedilmesi talebi yönünden; istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin tarifesinin 2/3, 3/2 ve 7/1 maddeleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak tüm davalılara ödenmesine, 13-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ... ... ...Ltd Şti yararına istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/3 ve 13/1 maddesi gereğince reddedilen alacak miktarı üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete ödenmesine, 14-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin kabul oranın göre hesaplanan 399,10 TL sinin davalı ... ....Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 15-6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi Yönünden: 16-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 17-Davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 18-Davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 230,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 968,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 19-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 20-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır