(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7673 E. , 2008/9328 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7673 E. , 2008/9328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, 5584 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki davalı payının 1984 sayılı mera parselinden geldiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil ile 3194 sayılı yasanın 11/2-3 maddeleri uyarınca tapu kaydına yazılan şerhin silinmesini istemiştir. Davalı ... vekili, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesindeki koşulların belediye yararlarına gerçekleştiğini savunmuş, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazdaki davalı payının mera ile ilgisi bulunmayan 2089 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, taşınmazın boş arsa olmakla birlikte sanayi alanında kaldığı , batısında ve güneyinde imar yollarının ve etrafında fabrikalar bulunduğu ve yerleşim alanı haline geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 30 hektar 3406 metrekare yüzölçümlü 1984 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla tespit edildiği, taşınmazın bulunduğu ... köyünün Büyükşehir belediyesi sınırları içine alınması nedeniyle 13.7.1988 tarihli belediye encümen kararı ile 3194 sayılı Yasanın 11 ve 1580 sayılı Yasanın 159 maddelerinden söz edilerek “ arsa “ vasfı ile belediye adına tescil edildiği, 29.11.1996 tarihinde belediye tarafından özel şahıslara ait iken şehirler arası otobüs terminal alanı olarak kamulaştırılan 2089 parsel sayılı taşınmaz ile tevhit edildiği, tevhit sonuçu oluşan 2108 parsel sayılı taşınmazın aynı tarihte 2109, 2110 , 2111 ve 2112 parsel sayılı taşınmaz olarak ifraz edildiği , 20.2.2003 tarihinde de 3194 sayılı Yasanın 18 maddesi uyarınca 2111 parsel sayılı taşınmazın 17857 metrekarelik kesiminin uygulama alanı içine alındığı ve uygulama neticesinde 19 adet imar parselinin oluştuğu , dava konusu parselinde bu imar parsellerinden bir tanesi olduğu anlaşılmıştır. İmar planı içindeki meralar planın onayıyla birlikte hukuki bakımdan meralık vasfını yitirir. Bu yerlerden genel hizmete ayrılanların ( yol, ..., yeşil saha, gibi ) belediye veya özel idareye bedelsiz terkini gerekir. İmar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meralar ise bu vasıflarını yitirmeleri halinde Hazine adına tescili gerekir.( Danıştay 1. Dairesinin 1988/328 E, 1989/19 K. sayılı mütalaası ) Belediye adına tescili gerekmeyen yerler belediye adına tescil edilmiş ise << Yolsuz Tescil >> olacağından Hazine her zaman bu iddia ile dava açabilir. Ne var ki, başlangıçtaki tescil işlemi yolsuz tescil olsa da 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi hükmü bu tür tescil işlemlerinin davalı ... adına devam etmesi olanağı sağladığından, artık burada 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi şartları üzerinde durulması gerekir. 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesine göre işlem yapabilmek için; a- Mera, 4342 sayılı kanunun geçici 3. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 03.05.2005 tarihi itibariyle Belediye ve mücavir alan sınırları içersinde bulunmalıdır. Zira bu tarih itibariyle köy sınırları içersinde bulunan veya bu tarihten sonra Belediye ve mücavir alan sınırları içersine alınan meralarda bu madde hükümlerinin uygulanma olanağı yoktur. b- Mera, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içersinde kalmalıdır. Bu tarihten sonra imar planı içersine alınan veya imar planı bulunmayan yerlerdeki meralarda bu madde hükmü uygulanmaz. Yasa hükmünde geçen «İmar Planından» maksat ise, her türlü ölçekteki plan yani nazım, uygulama veya mevzi imar planıdır. c- Meranın, yerleşim yeri olarak işgal edilmesi, yani bu şekilde kullanılması, yerleşim ve işgal durumunun da 01.01.2003 tarihinden önce var olması gerekir. Bu tarihten sonra işgal edilerek yerleşim yeri olarak kullanılan meralarda bu madde hükmü uygulanamaz. Yerleşim yeri ise, konut , konaklama, turizm, sanayi, askeri ve benzeri amaçlar için kullanılmak üzere planlanarak yapılaşmış veya eskiden beri bu amaçlarla kullanılan şehir, kasaba ve beldelerin üzerinde yapılaşma bulunan yerleşik alanlarını ifade etmektedir. d- Diğer bir koşul da; meranın, mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün bulunmamasıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında , dava konusu taşınmazın üzerinde yapı bulunmadığı ve yukarıda ( c ) fıkrasında açıklanan yerleşim yeri olarak işgal edilme koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Az yukarıda açıklandığı gibi davalı payının bir kısmı özel şahıslara ait iken belediye tarafından kamulaştırılan 2089 parsel sayılı taşınmazdan, bir kısmı ise 1984 sayılı mera parselinden gelmiştir. Hal böyle olunca, belediye tarafından yapılan tevhit ve ifraz işlemleri ile 3194 sayılı yasanın 18 maddesi uyarınca yapılan imar uygulamaları göz önüne alınarak H.U.M.K.nun 275 maddesi uyarınca dava konusu 5584 ada 4 no’lu parseldeki davalı payının ne kadarının 1984 sayılı mera parselinden geldiği uzman bilirkişiye hesaplattırılmalı ve belirlenen bu pay yönünden davanın kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.07.2008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.