T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/992 - 2025/1427 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/992 KARAR NO : 2025/1427 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2024 NUMARASI : 2023/76 Esas 2024/501 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/992 - 2025/1427 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/992 KARAR NO : 2025/1427 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2024 NUMARASI : 2023/76 Esas 2024/501 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı müteveffa ... mirasçısı olan davalılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; olay tarihi olan 21/05/2021 günü davalıların murisi ...'nın tam kusuruyla meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar ... ve ... ...'in babaları ...'in vefat ettiğini, davacıların babası olan müteveffa ...'in birinci sınıf emniyet amiri olarak emekli olduğunu, müvekkillerinin annelerinin kaza öncesinde vefat ettiğini, kaza tarihine kadar yalnızca babaları ...'den destek almakta iken şuan tamamen desteksiz kaldıklarını, kaza sonucu müvekkillerinin hem maddi hem manevi destekten yoksun kaldıklarını mütevaffa ...'ya ait ... plâkalı aracın 19.01.2022 bitiş tarihli 284496035 poliçe no.lu trafik sigortasını düzenleyen davalı sigorta şirketinin 13.04.2022 tarihindeki başvuruyu yanıtsız bıraktığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak her davacı için ayrı ayrı şimdilik 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilleri manevi olarak da yıprandıklarından, her davacı için ayrı ayrı şimdilik 1.000,00'er TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı Müteveffa ... mirasçılarından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin azami 430.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktarın maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, müvekkili şirketin asıl sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirlenebileceğini, davacıların yaşları, eğitim hayatlarına devam edip etmedikleri ve medeni durumları araştırılarak, destek alacaklısı olup olmadıklarının net olarak tespitinin gerektiğini, müteveffanın vefatı sebebi ile, işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa bu hususun mahkeme tarafından tespit edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken, tazminat talep edenlerin ölen kişi ile ilişkileri, yaşları medeni durumları ve vefat sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadıkları konularının belirlenmesi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalındığına kanaat getirilmesi halinde, tazminat miktarının uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap edilmesi gerektiğini, sigorta genel şartları göz önünde bulundurularak, TRH 2010 tablosuna göre %1,8 teknik faiz oranı kullanılmasını talep ettiklerini, huzurdaki dava konusu trafik kazasının oluşmasında tarafların kusur durumlarının net olarak belirlenebilmesi için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, müteveffanın koruyucu tertibat (emniyet kemeri) kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğini, yine dava konusu kazada hatır taşımacılığı olup olmadığının değerlendirilmesi, eğer müteveffa emniyet kemeri kullanmıyor ise hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhlerine hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk tutanağının usulüne uygun düzenlenmediğini, arabuluculuğun yokluklarında sürdürüldüğünü, davacılar tarafından manevi tazminat davasının kısmi olarak açıldığını, ancak manevi tazminat davasının kısmi olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı ...'in 22.04.1999, ... ...'in ise 04.06.2004 doğumlu olduğunu, kaza tarihinde davacı ...'ın 22, ...'ın ise 17 yaşında olduğunu, kaza tarihinden 14 gün sonra 18 yaşına girdiğini, davacıların, babaları ...'in desteğinden yararlanmalarının söz konusu olmadığını, davacıların davalı sigorta şirketinden tazminat alıp almadıklarının tespiti gerektiğini, müvekkillerin murisi ...'nın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, yeniden kusur incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 21/05/2021 günü davacıların murisi ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracı ile davalıların murisi ...'nın kullandığı ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacıların babasının vefat ettiği, dava konusu kazada davalılar murisi olan ...’nın tam kusurlu olduğu, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi olan 21/05/2021 tarih itibariyle, davalı sigorta şirketinin araç işleteni ve sürücüsünün kusuru ile üçüncü kişilere verdiği bedeni zararlardan trafik poliçesindeki azami limitlerle sorumlu olduğundan, destekten yoksun kalma tazminatının sigorta teminatı kapsamı ( 430.000,00 TL) içinde kaldığı aktüer hesap bilirkişi tarafından sunulan denetime elverişli ve Yargıtay uygulamalarına uygun hesap raporuna göre ise, meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davacıların desteğinden yoksun kalma maddi tazminatının, davacı kızı ... için 345.190,61 TL, davacı kızı ... için 55.444,38 TL olmak üzere toplam 400.634,99 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 29/04/2022 tarihinden itibaren, davalılar ..., ..., ..., ...'a yönünden ise kaza tarihi olan 21/05/2021 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile (davalı tarafa ait araç hususi araç olduğundan) ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, dava konusu olay nedeniyle davacılar yararına manevi tazminat ödetilmesi koşulları oluştuğundan davacılar ... ... ile ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kabulü ile, 1.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... ... için, 1.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... için olmak üzere toplam 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/05/2021 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak belirtilen davacılara ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; dosyada mevcut ATK raporunda müvekkillerinin murisi olan ... %100 kusurlu bulunarak hüküm kurulmuş ise de, olayda diğer sürücülerin de kusurları bulunduğu hususunun göz ardı edildiğini, yeni kusur raporu alınması yönündeki taleplerinin mahkemece reddedilerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, aktüer bilirkişi raporundaki AGİ’ye ilişkin açıklama ve hesaplamaların doğru olmadığını ve hesaplamaların net asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından davacılara İstanbul 26. İcra Dairesinin 2023/28203 Esas sayılı İcra dosyasında ödeme yapılmasına rağmen bu ödemenin mahsup edilmediğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama, müteveffanın yaşam süresi ve davacıların destek süreleri ve oranlarının doğru hesaplanmadığını, bilinmeyen dönem hesabının hatalı olduğunu, müteveffanın davacılara destek olduğuna dair somut kanıt bulunmadığını, koşulları oluşmamasına rağmen manevi tazminata hükmolunduğunu, müşterek ve müteselsil sorumlu olan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında poliçe limiti gösterilmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verildiğini, sigorta şirketi yönünden de olay tarihi yerine daha sonraki tarihten faiz başlatıldığını ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 21/05/2021 günü Kırşehir ili, Kervansaray Mahallesi, Ankara- Kayseri asfaltı üzerinde davalılar murisi ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Ankara istikametinden Kırşehir istikametine iki şeritli bölünmüş yolda seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde bulunan ağacı da kırmak suretiyle karşı şeride geçip, karşı yönden gelen davacılar murisi ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığı, bu çarpmanın etkisi ile ... plakalı aracın da dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı araca çarptığı, meydana gelen trafik kazasında davacılar murisi ... ile ile bir kısım davalılar murisi ...’nın olay yerinde hayatlarını kaybettikleri, davacılar tarafından meydana gelen kaza nedeniyle sürücü ... mirasçıları ve ... adına kayıtlı aracın ZMMS poliçesini yapan davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhinde destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemli eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından meydana gelen kazadaki kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 26/10/2023 tarihli raporda, bir kısım davalılar murisi olan müteveffa sürücü ...’nın %100 kusurlu olduğu, davacılar murisi olan müteveffa sürücü ...’in ise kusursuz olduğu bildirilmiş olup anılan rapor kaza tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece davacıların babası ve aynı zamanda desteği olan ...’in ölümünden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı tutarının tespiti için bilirkişi raporu alınmıştır. Davacıların desteği 1971 doğumlu ...’in eşi, annesi ve babasının kazadan önce öldüğü, dolayısı ile müteveffanın ölümü nedeniyle destek tazminatı talep edebilecek başka kimsenin bulunmadığı, davacılardan ...’ın 1999, ...’ın ise 2004 doğumlu olduğu ve her iki davacının da yurt dışında öğrenci olmaları nedeniyle müteveffanın davacılara 25 yaşına kadar destek olacağı kabul edilmek suretiyle TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp progresif rant yöntemine göre müteveffa ...’in davacı ...’a 22/04/2024 tarihine, diğer davalı ...’a ise 04/06/2029 tarihine kadar destek olacağı ve desteğin annesi, babası ve eşinin kaza tarihinden önce hayatını kaybetmeleri nedeniyle destek alacak başka kimse bulunmadığından müteveffa ...’in gelirinden (4 pay kabul edilerek) 2 pay kendisine 1’er pay çocukları olan davacılara ayıracağı, ...’ın destekten çıkması ile ...’a ayrılacak pay oranının %33 olarak kabul edilmesi suretiyle hesaplama yapılarak tazminat tutarının belirlenmesi de yöntem itibariyle doğrudur. Öte yandan dava konusu kazada desteklerini kaybeden davacılar yararına 6098 sayılı TBK7nın 56/2. maddesi uyarınca manevi tazminat ödetilmesi koşulları oluştuğu gözetilerek; dava konusu olayın meydana geldiği yer ve zaman, olayın gerçekleşme biçimi ve sonuçları ile davacılar tarafından talep edilen tutar da gözetilerek manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davaya konu edilen ölümlü trafik kazasında desteğini kaybeden davacılar yararına maddi ve manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluştuğu gözetilerek mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından yatırılması gereken 27.504,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 6.876,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.628,00 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.