12. Ceza Dairesi 2022/8489 E. , 2025/291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4035 E., 2022/1014 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı te
**12. Ceza Dairesi 2022/8489 E. , 2025/291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4035 E., 2022/1014 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67/1, TCK'nın 62, 50/1-a, 52 maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın bahse konu eserlerin korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı vasfında olduğunu bilmediğinin kabulü ile beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Hukuka aykırı olup, bu aykırılığın olayın daha fazla aydınlanmasına ihtiyaç duyulmadan ve duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olup sanık lehine sonuç doğuracağından CMK'nın 280/1-a ve 303 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Dosya kapsamında bulunan fotoğraflar dikkate alındığında eserlerin herkesçe anlaşılabilir şekilde tarihi değere sahip olduğunun belli olduğuna, sanığın hem muhtarlık hem esnaflık yaptığına kamu kuruluşları ile istibatlı olduğuna, soyut savunmalarına itibar edilerek beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığa ait Bartın merkez, Arıönü köyünde bulunan samanlığının arka kısmında yapılan aramada eski döneme ait olduğu ve lahit mezara ait oluğu değerlendirilen 7 adet mermer taşın ele geçirildiği, soruşturma aşamasında Amasra Müze Müdürlüğü bünyesinde arkeolog tarafından düzenlenen 06.05.2019 tarihli raporda; incelemesi yapılan mermer parçalarının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu kapsamında Korunması Gerekli Kültür Varlığı olduğu ve mermer parçalarının tahribatından kaynaklı 2863 sayılı Kanuna muhalefetten ... gerçekleştiğinin rapor edildiği, yapılan keşifte alınana bilirkişi raporuna göre de samanlıkta bulunana kireçtaşı parçalarının 2863 sayılı Kanun kapsamına giren antik bir khamosorion ya da taş lahit mezarın dikdörtgen formlu teknesi ait kapak parçalarınnın olduğunun belirlendiği, sanık savunmalarında taşların dedesinden kalma olduğu yönünde savunmada bulunduğu, sanığın kültür varlıklarını müze müdürlüğüne teslim etme düşüncesinin olmadığı, bu nedenle gerçekleşen eylemin kültür varlığının bildirim yükümüne uyulmaması suçunu düzenleyen 2863 sayılı Yasanın 67/1 maddesinde açıklanan suçunu oluşturduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Yargılama sürecinde toplanan bilgi ve belgeler, gerekçe ve tüm dosya içeriğine göre yapılan incelemede; Benzer konuda Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.04.2014 tarih 2013/6547 E - 2014/9419 K sayılı ilamı ile birlikte somut dosya incelendiğinde; sanığın Mugada mevkinde kaçak kazı yaparak eski dönemlere ait lahit mezar çıkarttığı ve evinin yanında branda ile sakladığının duyulması üzerine, olay yerinde yapılan aramada evin bahçesinde samanlığın arka kısmında açıkta 7 adet lahit mezara ait olduğu değerlendirilen taş parçalarının bulunduğu, Amasra Müze Müdürlüğünün 06.05.2019 tarihli raporunda ele geçirilen eşyaların kırık olmasından dolayı hangi döneme ait olduklarının ve dahi lahit mi yoksa mimari bir ürünün parçası mı olduğunun tespit edilemediği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunması gereken kültür varlıkları olduklarının belirtildiği, 13.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda da benzer değerlendirmelerde bulunulduğu, sanık aşamalardaki savunmalarında "samanlığın duvarının kenarında rahmetli dedemden beri beklemekte olan 40-50 senelik taşlar vardı, orası eski harman yeriydi, ben taşların değerli bir şey olduğunu düşünmüyordum, zaten bunlar parça taşlardı, ben zaten köy muhtarıydım, köyde define arayanlarla ilgili işlem başlatılmasında her zaman kolluk kuvvetlerine yardımda bulunmuşumdur, ben kıymetli taşlar olduğunu bilseydim zaten görevim nedeniyle de bunları Müze Müdürlüğüne bildirirdim" şeklinde beyanda bulunduğu, yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde her ne kadar sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın ve yaşadığı çevrenin sosyal ve kültürel yapısı ile eserlerin sanık tarafından alelade, herkesin görebileceği bir şekilde evin bahçesine bırakılması hususları dikkate alındığında, sanığın bahse konu eserlerin korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı vasfında olduğunu bilmediğinin kabulü ile beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Hukuka aykırı olup, bu aykırılığın olayın daha fazla aydınlanmasına ihtiyaç duyulmadan ve duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olup sanık lehine sonuç doğuracağından CMK'nın 280/1-a ve 303 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.