4. Hukuk Dairesi 2009/13071 E. , 2010/13307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 23/01/2006 gününde verilen dilekçe ile danışıklı (Muvazaalı) sözleşmenin iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kabulüne ilişkin 21/02/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/12/2010 duruşma
**4. Hukuk Dairesi 2009/13071 E. , 2010/13307 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 23/01/2006 gününde verilen dilekçe ile danışıklı (Muvazaalı) sözleşmenin iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kabulüne ilişkin 21/02/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/12/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... ve vekili Avukat ... ... geldi, karşı taraftan davacı vekili adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Davacı, davalılardan ... Veterinerlik Tarım İnş Gıd Ltd Şti'de senede dayalı alacağı olduğunu, ödeme günü geldiği halde ödenmeyen alacağını alabilmek amacıyla icra takibi başlattığını, davalı Şirket'in hak edişlerine haciz konulması için yazı yazıldığını, haciz tarihinden önce davalılar arasında yapılan temlik sözleşmesi uyarınca temlik alacağı dışında kalan hak ediş bölümünün icra dosyasına gönderildiğini, davalıların danışıklı (muvazaalı) olarak yaptıkları işlem ile alacağını almasını önlemek istediklerini ileri sürerek, temlik sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... ise, muhasebeci olarak diğer davalı Şirket'in kurulum işlemlerini yaptığı sırada tanıştığı Şirket yetkililerinin ilaç alımı için gereksinim duydukları parayı ... Bankası Muş Şubesi'nden 20.000,00 TL ve 6.000,00 TL olarak gönderdiğini, elden verdiği paralarla toplamda 35.000,00 TL'ye ulaşan alacağını güvenceye bağlamak için davalı Şirket'ten temlikname aldığını, danışıklı işlem yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalılar arasında düzenlenen 07.12.2005 günlü temliknamenin bankaya icra takibi başlatıldıktan sonra, 20.01.2006 günü sunulduğu, Muş İl Tarım Müdürü ile davalılardan ...’ın akraba oldukları, ...'ın sunduğu ödemelere ilişkin belgelerin Şirket adına değil, Şirket yetkilisi ve şoförü olan kişiler adına olduğu, davalı ..., diğer davalı Şirket'in resmi olmayan ortağı olduğunu belirttiğinden davacının Şirket'ten alacağı olduğunu bilebilecek durumda olması nedeni ile temliknamenin danışıklı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir. Kural olarak üçüncü kişiler, danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak, üçüncü kişilerin danışıklı işlem ile haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için, onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış olmalıdır. Diğer yandan; zarara uğradıklarını ileri süren üçüncü kişilerin, danışıklı işlemde bulunduğu iddia edilen kişi hakkında icra takibi başlatmış olmaları, bu davanın kabulü için tek başına yeterli olmadığından danışıklı işlemde bulunanın, üçüncü kişilere borçlu bulunduğunun gerçekleşmesi ve borcunu ödememek için danışıklı hukuki işlem yapmış olması gerekir. Dava konusu olayda; davalılardan ... Veterinerlik Tarım İnş Gıd Ltd Şti, Muş İl Tarım Müdürlüğü'nce yapılan ihale sonucu Muş ili ve ilçelerinin suni tohumlama işini 111.860,00 TL bedelle almıştır. Davacı, yargılamanın 06.07.2006 günlü oturumunda “…kendisinin davalı şirketin Muş ve ilçelerindeki ticaretini ve işlemlerini takip eden gayriresmi ortağı olduğunu beyan ettiği, yine davalı ...’ın ise Erzurum il ve ilçelerinde aynı iş amacı ile kurulmuş bulunan şirketin gayriresmi ortağı olduğunu, kendisinin Erzurum’daki şirkete ortak olmak amacı ile şirketin buradaki kazançlarını araştırdığını ancak ortaklıktan vazgeçtiğini, davalı ...’ın kendisine şirketten 35.000 TL alacaklı olduğunu, bu alacağının ne olacağını sorduğunu…” söylemiştir. Ayrıca, dosya arasında; davalının ... Bankası Muş Şubesi'nden diğer davalı Şirket hesabına ... ... ve ... ’a ödenmek üzere 20.000,00 TL ve 6.000,00TL gönderdiğine ilişkin banka alındı belgeleri, PTT havalesi yoluyla ... ... adına 250,00 TL gönderdiğine ilişkin havale belgesi, şirket yetkilisi ... ... imzasını taşıyan 53.792,00 TL ve 4.500,00 TL'nin davalı ... tarafından Şirket yararına ödendiğini gösteren genel gider başlıklı belgeler bulunmaktadır. Dosya içeriğinden, davacı ile davalılardan ...'ın Muş ve Erzurum illerinde suni tohumla iş yapmakta olan şirketlerin resmi olmayan ortakları olduklarını yargılama aşamasında her ikisinin de yargıç karşısında kabul ettikleri, birbirlerinin şirketteki ortaklıklarından ve alacaklarından haberdar oldukları, davalının banka aracılığıyla ve elden diğer davalı Şirket'e para verdiğinin sunulan belgeler ve tanık anlatımları ile doğrulandığı, iptali istenen temliknamenin 07.12.2005 gününde noterce düzenlendiği, davacının 06.01.2006 günü başlattığı icra takibinin davalı Şirket yetkilisinin oluru ile aynı gün kesinleştirildiği ve bankaya haciz yazısı yazıldığı, bankanın Şirketin hak edişi üzerinde birden fazla haciz yazısı bulunması nedeni ile ödemeyi hangi sıra ile yapacağını Muş Tarım il Müdürlüğü'nden sorduğu, alınan yanıt uyarınca temlikname tarihleri davacının haciz tarihinden önce olduğundan, temlik alacağına öncelik tanındığı, banka yetkilisi ile Muş İl Tarım Müdürü hakkında görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin yapılan soruşturma sonunda, soruşturma izni verilmesine yer olmadığına ve iddianın hukuki çekişme niteliğinde bulunması nedeni ile kamu adına kovuşturulmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılar arasındaki alacağın temliki sözleşmesinin danışıklı değil, davalılardan ...’ın diğer davalı Şirket'ten olan alacağını alabilmek amacına yönelik olduğu, bu alacağın varlığının davacı tarafından da bilindiği, davacıyı zarara uğratma amacı ile yapılmadığı sonucuna varılıp istemin reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı ... yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.