Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/747 E. , 2024/2322 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/747 Karar No:2024/2322 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Altındağ ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parseldeki davalı …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/747 E. , 2024/2322 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/747 Karar No:2024/2322 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Altındağ ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parseldeki davalı idareye ait 150 m2 hissenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca satılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı kararın iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Altındağ ilçesi sınırları içerisinde muhtelif mahallelerde bulunan taşınmazlardaki davalı idare hisselerinin, 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile satılmasının davalı idare Belediye Encümeni'nin 02/07/2014 tarihli kararı ile kabul edildiği, akabinde ihaleye ilişkin bilgilerin yer aldığı metnin ilana çıkarıldığı, Ankara ili, Altındağ ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parseldeki 150 m2 hisse ile ilgili olarak 16/07/2014 tarihinde yapılan ihaleye dava dışı T.İ.'nin katıldığı ve anılan taşınmazın dava konusu işlemle bu kişiye satıldığı; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasına göre, belediyenin şüyulu bulunan ve inşaat yapmaya elverişli imar parsellerinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda yer alan bedel takdiri suretiyle hisselerini diğer hissedarlara satabileceği, hissedarların bu satışı kabul etmemesi hâlinde ise, şüyuun izalesi suretiyle satım hususunda yetkili olduğu, davacı ile davalı belediyenin hisseli malik olduğu taşınmazın satışı hususunda davalı idare tarafından, 3194 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrası dikkate alınmaksızın, 2886 sayılı Kanun uyarınca ihale kararı alınarak taşınmazın satıldığı, 3194 sayılı Kanun uyarınca bedel takdiri suretiyle hissedar olanlara teklif yapılması, hissedarların bu durumu kabul etmemesi halinde ise şüyuun izalesi suretiyle satış yapılması gerektiğinden, aksi yönde tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ihale üzerinde bırakılan kişi tarafından davacının da bulunduğu hissedarlara karşı ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası nezdinde ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, davacının bu davada davalı sıfatıyla verdiği tarihli cevap dilekçesinde T.İ.'nin hisse aldığının yeni öğrenildiği ve eğer satış varsa önalım haklarını kullanacağının beyan edildiği, davacının en geç 14/03/2016 tarihinde dava konusu işlemi öğrendiğini ikrar ettiği, bununla birlikte davacının parselin hissedarı başka bir kişiye karşı... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası nezdinde açtığı iptal davasında, dava dilekçesi ekine sundukları tapu kaydında T.İ.'ye yapılan dava konusu satışın da göründüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 733. maddesinin 4. fıkrasında önalım hakkının satışın üzerinden her hâlde iki yıl geçmekle düşeceği kuralı bulunmasına rağmen 9 yıl sonra idari yargıda dava açılmasının iyiniyet kuralına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından hissedarlara yapılmış usulüne uygun bir tebligatın bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Davacının murisi 2981 sayılı Kanun uyarınca Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde hisse sahibi olmuş, murisin vefatı üzerine taşınmazdaki hissesinin bir kısmı davacının olmuş, söz konusu parselde 2981 sayılı Kanun uyarınca hisse sahibi olan başka hissedarlarla birlikte davalı idare de hisse sahibi olmaya devam etmiştir. ... tarih ve ... sayılı Altındağ Belediyesi Encümeni kararıyla davalı idarenin taşınmazdaki 150 m2'ye isabet eden hissesi 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık ihale usulüyle yapılan ihale sonucunda parselde daha önceden hissedar olmayan T.İ.'ye satılmıştır. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kural altına alınmıştır. Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hâllerde davanın reddedileceği kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğu, bu usûle tâbi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idarî davalara yöneliktir. Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Bu itibarla, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hâllerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası nezdinde açılan ortaklığın giderilmesi davasına sunulan 14/03/2016 tarihli cevap dilekçesinde T.İ.'nin taşınmazda hissedar olduğunun yeni öğrenildiği, bilgisi dışında yapılan bu edinimin araştırıldığı, satış yoluyla edinilmiş olması hâlinde önalım hakkının kullanılacağının bildirildiği, taşınmazın hissesinin A.Ş. isimli başka bir kişiye davalı idarece tahsisi yolunda tesis edilen işleme karşı ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası nezdinde davacı tarafından açılan iptal davasında, dava dilekçesi ekinde yer alan taşınmaza ait tapu kaydının mülkiyet bilgileri kısmında T.İ.'nin 150 m2'lik hissesinin satış yoluyla edinildiğinin görüldüğü, bunlarla birlikte, söz konusu parsele ilişkin ortaklığın giderilmesi davasının kabulüne karar verilerek satış aşamasına geçildiği, davacının bu süreçte önce bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu, daha sonra kıymet takdirine ilişkin itirazlarda bulunduğu da dikkate alındığında dava konusu satış/ihale işleminden haberdar olmadığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşıldığından, 16/06/2023 tarihinde açılan işbu davanın süresinde açılmadığının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 6. Kullanılmayan ...-TL ilk derece aşamasındaki yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 7. Posta gideri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 8. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 9. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.