T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/751 Esas KARAR NO : 2025/1637 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/11/2023 NUMARASI : 2023/97 E. - 2023/1055 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 35…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/751 Esas KARAR NO : 2025/1637 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/11/2023 NUMARASI : 2023/97 E. - 2023/1055 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosya ve İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinde ...Esas sayılı dosyalar ile takip başlatıldığını, yapılan takibinin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takiplerine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilinin davalıya karşı böyle bir borcu bulunmadığını, davalının müvekkilinin eski eşi olduğunu, senetlerin teminat mahiyetinde verildiğini, kesin hükmün söz konusu olduğunu, senedin metninin müvekkili tarafından doldurulmadığını, borcun da senedin de zamanaşımına uğradığını, davalı tarafından senetlere dayanarak şu an için 2 adet icra takibi başlatıldığını, talep edilen meblağın yüksekliği ve bilhassa dava konusu yapılan bonoların suç mahsulü olduğunun dikkate alındığında İİK'nın 72/2. maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin bahsi geçen senetleri boşanma davasındaki protokoldeki alacaklara istinaden teminat mahiyetinde verdiğini, başkaca taraflar arasında bir ticari iş ya da farklı bir durumun söz konusu olmadığını, halen dahi müvekkilinin davalının tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, davalının ticari bir iş yapan ya da bu kadar paraları müvekkiline temin edebilecek geliri olan biri olmadığını, müvekkilinin de bu paraları taahhüt edebilecek gelire sahip olmadığını, müvekkilinin eşi tarafından kandırıldığını, boş senede zorla imza attırıldığını ve senetlerin akabinde davalı tarafından hukuka aykırı şekilde doldurulduğunu, buna bağlı olarak da müvekkilinin boşanma protokolündeki borçlarının tamamını ödemesini müteakip davalıya herhangi bir borcu kalmayacağını, zira bu ödemelerin de vadelerinin henüz gelmediğini, öncelikle İİK'nın 72/2. maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalarının kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla açılan icra takipleri olan İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosya ve İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinde ...Esas sayılı dosyalar kapsamında borçlu olmadıklarının tespitini, haksız ve kötüniyetli davalının bono miktarının %40’ından aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi ... Esas ve İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile davacı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatmış oldukları icra takibine karşı borçlu tarafından menfi tespit davası açıldığını, iş bu açılan dava hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötüniyetli olarak yapıldığını, davacının her ne kadar borcun olmadığına ilişkin menfi tespit davası açmış ise de söz konusu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, davacının İstanbul Anadolu 23. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/115 Esas sayılı dosyasında söz konusu takibe ilişkin borca itiraz davası açtığını, bu davanın halen görülmekte olduğunu, icra mahkemesince görülen davada henüz bir karar verilmemişken borcun olmadığına ilişkin menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmayıp aynı zamanda derdestlik söz konusu olduğunu, bu sebeple mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, karşı tarafın herhangi bir borcunun olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, senetlerin teminat mahiyetinde verildiği iddiasıyla ilgili takibe konu senedin borca karşılık verildiğini, hiç bir şekilde teminat hükmü içermediğini, karşı tarafın kesin hüküm söz konusu olduğu iddiasının hukuka aykırı olduğunu, karşı tarafın senet metninin kendisi tarafından doldurulmadığı, senetlerin boş olarak verildiğini iddia ettiğini, bu hususun hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, tarafların borç miktarında mutabık olduklarından müvekkili tarafından, karşı tarafça verilen iki adet senedin sadece miktarları ve imzalarının incelendiğini, müvekkili tarafından senetler çıplak göz ile imzaya itibar etmesi ve miktarların doğru olması neticesinde alındığını, senetlerinin karşı tarafça yahut onun telkini doğrultusunda başkaca bir kişi vasıtası ile doldurulup doldurulmadığının müvekkilince dahi bilinmediğini savunarak, karşı tarafça açılan davanın ve tazminat talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul. 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 29/11/2023 tarihli 2023/97 E.- 2023/1055 K.sayılı kararıyla; "...Somut olaya gelince; dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının saptanması istemine ilişkin olduğuna göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ve yukarıdaki açıklamaların ışığında ele alınması gerekir. Dava konusu bonoda davacı ... keşideci, davalı ... lehtar olup, ihdas nedeni olarak “nakden” kaydı bulunmaktadır.Davacı taraf boşanma davasında taahhüt edilen maddi tazminatların teminatı olarak bonoların verildiğini ve taahhütler yerine getirildiğinden bahisle bonoların bedelsiz kaldığını iddia etmiş ise de, davacının icra takibine konu menfi tespit talep edilen senetlerin teminat senedi olduğuna dair iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği ancak mahkememize yazılı delil sunmadığı, sunulan WhatsApp yazışmalarında da dava konusu bonoların tüm özelliklerini yazacak şekilde bir yazışma bulunmamakta olup yazılı delil başlangıcı da sayılamayacaktır. Yukarıda da ifade edildiği üzere bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, davacı bir hukuki ilişkinin varlığını kabul ettiğinden ispat külfeti de davacı borçluya düşmektedir. Davacı borçlu iddiasını ancak yazılı belgeyle ispatlamak zorundadır. Bu sebeple başkaca delil araştırmasına gidilmemiştir. Davacı taraf, ispat yükü üzerinde olmasına rağmen borcu olmadığını veyahut ödediğini ispat edemediğinden davanın reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, müvekkilinin davalıya boşanma protokolü gereğince üstlendiği edimlerin teminatı olarak 7 adet imzalı boş senet verdiğini, Bonoların düzenleme tarihi olan 05/01/2021 tarihinin boşanma protokolünden 1 gün öncesi olduğunu, bunun da boşanma protokolüne bağlı olarak teminat mahiyetinde verildiklerini gösterdiğini, müvekkilinin boşanma protokolünün gereklerini yerine getirdiğini,Davacının boşanma davasında müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını beyan ettiğini, kesin hükmün söz konusu olduğunu,Senet metninin müvekkili tarafından doldurulmadığını, bilirkişi incelemesi ile bu durumun tespit edilebileceğini,Mahkemece delil araştırması yapılmadığını, tarafların yazı ve imza örneklerinin alınmasını istedikleri halde, Mahkemece buna dair bir inceleme yaptırılmadığını, kararın eksik değerlendirme ile kurulduğunu,Borcu kabul etmemekle birlikte borcun zamanaşımına uğradığını, Mahkemece zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını,Kararın gerekçesinin bulunmadığını, işbu sebepten dolayı kararın bozulması gerektiğini,Vekalet ücretinin hatalı olarak hesaplandığını, Sonuç olarak; müvekkilinin bahsi geçen senetleri boşanma davasındaki protokoldeki alacaklara istinaden teminat mahiyetinde verdiğini, başkaca taraflar arasında bir ticari iş ya da farklı bir durumun söz konusu olmadığını, halen dahi müvekkilinin davalının tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, davalının, ticari bir iş yapan ya da bu kadar paraları müvekkiline temin edebilecek geliri olan biri olmadığını, müvekkilinin de bu paraları taahhüt edebilecek gelire sahip olmadığını, müvekkilinin eşi tarafından kandırıldığını, boş senede zorla imza attırıldığını ve senetlerin akabinde davalı tarafından hukuka aykırı şekilde doldurulduğunu, buna bağlı olarak da müvekkilinin boşanma protokolündeki borçlarının tamamını ödemesini müteakip davalıya herhangi bir borcu kalmayacağını, zira bu ödemelerin de vadelerinin henüz gelmediğini, iş bu sebepten de müvekkilinin borcunun olmadığı hükmüne varılması gerekirken davanın gerekli inceleme yapılmadan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah ettikleri ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/97 Esas -2023/1055 Karar sayılı kararının hem esas, hem usul yönünden açıkça hukuka aykırı olarak, yeterli inceleme yapılmadan verilen, ticaret hukuku ve yargılama hukuku esaslarına, genel usul hukuku kaidelerine aykırı olan, hukuki dinlenilme hakkının ihlalini doğuran, bu yönüyle de kamu düzenine aykırılık teşkil eden "Davanın Reddine ilişkin kararına karşı istinaf başvurularının kabulü ile inceleme neticesinde istinaf dilekçesinde belirttikleri ve re'sen göz önüne alınacak diğer kamu düzenine aykırılık teşkil eden sebepler yönünden yerel mahkeme kararının yol gösterici gerekçeler ile bozulmasına, istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak davanın tamamının kabulüne karar verilmesini, bu süreçte müvekkilinin haciz tehdidi ile karşı karşıya kalmaması için tehir-i icra kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 500.000,00 TL asıl alacak, 2.400,00 TL vekalet ücreti ve 476,30 TL harç masrafı olmak üzere toplam 502.876,30 TL bedelli alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiği, takibin dayanağının 500.000,00 TL miktarlı, 04/01/2021 tanzim tarihli, 14/01/2023 vade tarihli senet olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı görülmüştür. İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 4.235.000,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiği, takibin dayanağının 4.235.000,00 TL miktarlı, 04/01/2021 tanzim tarihli, 11/01/2023 vade tarihli senet olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı görülmüştür. G E R E K Ç E : Dava, icra takiplerinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Takibe konu bonolar incelendiğinde; üzerlerinde teminat olarak verildiklerine dair bir açıklama bulunmadığı, davacının bonolar üzerindeki imzalara itiraz etmediği, bononun boş olarak keşide edilmesi ve daha sonra doldurulmasının mümkün olduğu, bonoların bedellerine göre HMK’nın 201. maddesi uyarınca davacının borçlu olmadığını ve bonoların iradesine aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacı tarafça dosyaya bu konuda bir delil sunulmadığı, bonoların tarihlerine göre zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.Her ne kadar davacı taraf vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, karar tarihi olan 2023 yılında yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.737.876,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 282.757,52 TL vekalet ücretinde, davacı aleyhine bir hesap hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir.İncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.