10. Hukuk Dairesi 2022/4639 E. , 2022/14568 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No : Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan harcamalardan oluşan Kurum zararının, 506 sayılı Kanunun 26. maddesince rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece,hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası ilamda belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ... davalı veki…
**10. Hukuk Dairesi 2022/4639 E. , 2022/14568 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan harcamalardan oluşan Kurum zararının, 506 sayılı Kanunun 26. maddesince rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece,hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası ilamda belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Meslek hastalığı; işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işyerinde işin yürütüm şartları yüzünden ortaya çıkan ve sigortalıyı geçici veya sürekli şekilde hasta, sakat veya ruhen arızalı bırakan bir olgu olup, 506 sayılı Yasanın 11. maddesinin B bendinde, “sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.” şeklinde tanımlanmıştır. Davaya konu somut olayda, Mahkemece verilen davanın kabulüne dair ilk karar “sigortalının, 2000–2007 yılları arasında davalı işveren yanındaki çalışmalarından önce, 1999–2000 yılları arasındaki aynı nitelikte çalışmalarının varlığı karşısında, Mahkemece, öncelikle sigortalının belirtilen işyerlerinde hangi ortamda çalıştığı, meslek hastalığının oluşmasında herhangi bir etkisinin olup olmadığı tüm işyerleri bakımından ayrı ayrı belirlenmeli,meslek hastalığının, işin niteliğine göre tekrarlanan sebepler veya işin yürütüm şartlarına göre ortaya çıkan hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleri olduğu dikkate alınarak, meslek hastalığının engellenmesinde, iş güvenliği mevzuatına göre işverence hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı irdelenerek; işverenin, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçilerin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı takdirde gerekmeyeceği gibi düşünceler ile almaktan çekinemeyeceği, çalışma hayatında süre gelen kötü alışkanlık ve geleneklerin varlığının da, işverenin önlem alma ödevini etkilemeyeceği, işverenin, çalıştırdığı sigortalıların beden ve ruh bütünlüğünü korumak için yararlı her önlemi, amaca uygun biçimde almak, uygulamak ve uygulatmakla yükümlü olduğu gerçeğinden hareketle, meslek hastalığının oluşumunda kusurun belirlenmesi için konunun uzmanı bilirkişilerden bu doğrultuda kusur raporu alınmalı; kusur irdelemesinde, dava dışı işverenler yanındaki çalışmaların sigortalıdaki sürekli iş göremezlik oranına etkisi gözetilmeli, meslek hastalığında, işverenlerin bu konuda her türlü tedbiri almış olsa bile, işin ve işyerinin niteliği sebebiyle bu hastalığın ortaya çıkması ihtimali dikkate alınarak, belli orandaki bir kaçınılmazlıktan söz edilmesi gerekeceği de göz önünde bulundurulmalıdır.Diğer taraftan, sürekli iş göremezlik gelirinin düşmesine ilişkin Yüksek Sağlık Kurulu Kararının sadece Kurum bakımından bağlayıcı olduğu, sigortalıyı bağlamayacağı dikkate alınarak 506 sayılı Yasanın 109. maddesinde öngörülen prosedür doğrultusunda inceleme yapılmalı, sigortalının sürekli iş göremezlik oranındaki düşmeye bağlı olarak, sigortalıya bağlanan gelirlerin kesilip kesilmediği, bağlanan gelirin fiili ödemeye dönüşüp dönüşmediği araştırılarak, fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, fiili ödeme ile ilişkin olduğu gelirin ilk peşin sermaye değerinin karşılaştırılması sonucu, şayet, ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarının kusur karşılığından düşük ise, o takdirde, ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesinin gerekmesine, aksine, fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise, o takdirde de, fiili ödeme miktarının esas alınmasının gerekeceği gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” denilerek bozulmuş Mahkemece sürekli işgöremezlik derecesinin “0” a düşmesi nedeniyle fiili ödemeler dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dava dışı sigortalının açtığı malüliyet oranı tespitine ilişkin davada, ... Anadolu 15.İş Mahkemesince sigortalının 25.12.2009 dan itibaren %23, 19.7.2013 den itibaren %26,2 oranında malul olduğunun tespitine ilişkin kararın Dairemizin 15.3.2022 tarih, 2022/576 E, 2022/3609 K sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu nedenle sürekli işgöremezlik oranının belirlenmesine ilişkin kesinleşen dava dosyası dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı ... davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.