9. Ceza Dairesi 2023/6183 E. , 2023/5860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/478 E., 2023/89 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/478 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/23368 Esas, 2022/8609 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)
**9. Ceza Dairesi 2023/6183 E. , 2023/5860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/478 E., 2023/89 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/478 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/23368 Esas, 2022/8609 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi 13.07.2020 tarihli ve 2019/308 Esas, 202/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure ... bakımından çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi gereğince cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi 25.02.2021 tarihli ve 2021/297 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. 3. Dairemizin 04.10.2022 tarihli ve 2021/23368 Esas, 2022/8609 Karar sayılı kararı ile mağdure ... açısından kurulan hükmün kabulde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/478 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi gereğince 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık; suçu işlemediğini, karara itiraz ettiğini beyan etmektedir. 2. Sanık müdafii; sanığa komple kurulduğunu, suçu işlemediğini, Mahkemenin kararını yasal olmayan ses kaydına dayandırdığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Katılan Bakanlık vekili; takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının ve katılan olan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR Bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesince; "Sanık ...'in diğer sanık ... ile gayri resmi olarak birlikte yaşadıkları, sanık ...'ün kızı ...'in de 5 yaşından itibaren sanıklarla birlikte yaşadığı, sanığın sürekli olarak mağduru öpmeye çalıştığı, mağdurun kıyafetlerinin üzerinden göğüslerine dokunduğu, kalçasını ve vajinal bölgesini sıkmak suretiyle sürekli olarak dokunduğu, daha sonraki bir tarihte de mağdura ''gel bu işi yap, bu işi yapalım seni ablanlara götüreyim'' diyerek cinsel ilişkiye girmeyi teklif ettiği, yine mağdurun telefonunu alıp ''gel kucağıma otur vereyim'' diyerek istismarlarına devam ettiği, cinsel organını mağdurun cinsel organına dokundurmaya çalıştığı, bir süre sonra sanık ...'ün gözü önünde cinsel organına dokunma ve sıkma eylemlerini gerçekleştirdiği sanık ...'ün bu olaylara sadece gülerek tepki gösterdiği, mağdur ...'in kuzeni ...'un da sanığın cinsel istismarlarına maruz kaldığı, mağdur ...'nın cinsel bölgelerine dokunmak ve sıkmak suretiyle mağduru istismar ettiği, mağdur ...'in sanığın eylemlerini ispatlayabilmek için sanık ile yapmış olduğu görüşmeleri kayda aldığı, ses kaydında da istismar ifadelerinin net olarak görüldüğü, bu şekilde sanıkların her iki mağdura karşı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılmaları talebinde bulunulmuştur. Yapılan yargılama sonucunda; sanık ...'in Allah tarafından kendisine ilim ve makam verildiğinden bahisle aile çevresindeki kadın ve kız çocuklarını kandırarak cinsel istismarda bulunduğu, ikisi de 15 yaşından küçük olan ve gayrı resmi birlikte yaşadığı sanık ... ...'ın kızı mağdure çocuk ... ile ...'ün yeğeni mağdure çocuk ... ...'yi benzer yalanlarla kandırarak öpmek, göğüslerine ve özel bölgelerine dokunmak, cinsel organını göstermek suretiyle birden fazla cinsel istismarda bulunduğu mağdure çocuk ...'in Çocuk İzlem Merkezindeki ifadesi ve bilirkişiye çözümletilen ses kaydından anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık ... savunmalarında olayın kumpas olduğunu, öz oğlu ...'ın evlatlığı ...'yi istediğini vermeyince böyle bir kumpas hazırladığını, mağdurların anlattıklarının yalan olduğunu, sanık ... de; olayı kapatmaya çalışmadığını, söylenenlerin yalan olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiş iseler de, Sanık ... ilk celse, ses kaydındaki sesleri inkar ederken, ses kaydıyla ilgili adli bilişim uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmesi üzerine rapor dosyaya girmeden ceza infaz kurumundan 16/09/2019 tarihinde konuşmalar bana aittir diye yazılı beyanda bulunmuştur. Nitekim 04/10/2019 tarihli raporla da seslerin sanık ...'e ait olduğu ortaya konulmuştur. Sanık ... de 2.celse söz verildiğinde konuşmaların kendisine ait olduğunu belirtmiştir. Her ne kadar mağdur çocuklar duruşmada, sanığın hiç bir cinsel davranışının olmadığını sanık ...'in oğlu ... ve sanık ...'ün kızı ...'nin birlikte olabilmek için böyle bir şey yaptıklarını beyan ederek sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmişlerse de, olaya ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulan tanıklar; ... ve ...'un mağdur ...'in sanık ...'in tacizlerinden bahsettiği bunun üzerine olayı ispat etmek için mağdurdan konuşmaları kayda almasını istediklerini, birlikte olmak için bir kumpasa ihtiyaçlarının olmadığını zaten ikisinin de yaşının tek başına karar verecek kadar büyük olduğunu belirttikleri, sanık ...'in tutuklanmasıyla yalnız kalan serbest sanık ...'ün şikayetten vazgeçme konusunda mağdureleri yönlendirdiği, olayın kapatılması için beyanların değiştirildiği, mağdur çocuk ...'in ezber olduğu kabul edilemeyecek derecede ayrıntılı Cumhuriyet Savcısı, avukat ve diğer görevliler eşliğinde Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadesine itibar edilebilir olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyada mevcut ses kaydı çözüm tutanağında yer alan ''... dayın ...'yi verecek bana karı olarak, Kız oğlan kız, körpecikten'', yine mağdur ...'yi kastederek ''bak Çıtır makam bitirdi, kız oğlan kız, ... ol ben ona sokmadım, burda kaç sefer yattık onla, anadan doğma çırılçıplak, soyundu ben de soyundum, sarıştık, seviştik tamam kapat ama içeri koymadım bak kız oğlan kız...sarılalım, sevişelim, öpüşelim bitti..ama gayem, ben alıştırayım, ... ol bizim bu Çıtır, onların evindeydik annesi babası abisi var onun bi tane daha, ...'e o kadar toplum içinde geldi tak kucağıma oturdu benim, sarıldı boynuma benim, o kazandı, teslimiyatını yaptı yani, ben onu bozmadım hiç ilgilenmedim..aptallık yapma ölüm var gençliğine güvenme, ben sağken benden yararlan, ben zaten yetmişlik gittim giderim, yani hastayız, seni kim yetiştirecek cennete, seni kim verecek bu ilmi? kime vereceksin teslimiyatını amcam? ya ...'a verecen ya ...'e verecen'' şeklinde sanık ...'in mağdur ...'ye yönelik eylemlerini ikrar ederek mağdur ...'i kendisi ile cinsel münasebete ikna etmeye çalıştığı hatta kendisi ile olmadığı takdirde ... veya ... ile bunu gerçekleştirmesi gerekeceği şeklinde mağduru korkutarak ikna etmeye çalıştığı, benzer şekilde ses kaydı süresince mağdurdan cinsel amaçlı talepte bulunduğunun açık ve net olarak görüldüğü anlaşıldığından sanığın her iki mağdura karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmekle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle önceki kararda direnilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dairemizin 04.10.2022 tarih ve 2021/23368 Esas, 2022/8609 Karar sayılı kararı ile olayın oluş şekli, mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi usul ve kanuna aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada ise İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verildiği, direnme kararının yerinde olmadığı görülmekle Daire kararının düzeltilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay (9). Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/23368 Esas, 2022/8609 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.