Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 24/01/2001 tarihinde Sigorta Acentelik Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ilişkisinin yaklaşık 14 yıl devam ettiğini, ancak davalı sigorta şirketinin Beyoğlu ... Noterliği'nin 24/09/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi ile işbu ihbarnamenin tebliğinden itibaren 3 ay sonra acentelik sözleşmesinin feshini ihbar ettiğini, ihbarnamenin 30/09/2014 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, kendilerinin de cevaben Kartal ... Noterliği'nin 19/11/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshin hukuki ve yasal dayanağı bulunmadığını, mevzuat gereği tüm alacak ve tazminatların 31/12/2014 tarihinde defaten ödenmesini talep ettiklerini, aksi halde 01/01/2015 tarihinde temerrüde düşmüş olduklarının bildirildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin Beyoğlu ... Noterliği'nin 30/12/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihbar yazısı ile düzenlediği ikinci ihtarnameye konu; "Acenteye verilen ve karşılıklı olarak mutabık kalınan hedeflerin gerçekleştirilememesi ve bu konuda şirketimiz tarafından yapılan 07/07/2014 tarih ve ... referans numaralı uyarıyı" şeklindeki gerekçeyle acentelik sözleşmesini feshederek kendilerini azlettiğini, oysa tutturulması gereken hedefler noktasında karşılıklı mutabakatları olmadığını, kendileri ile birlikte hedeflerini tutturamayan başka acenteler de olmasına rağmen hedefin tutturulamamış olması nedeniyle sadece kendi sözleşmelerinin feshinin eşitliğe aykırı ayrımcılık olduğunu, sigorta sektöründe 2009 yılından itibaren bir daralma yaşandığını, esasen hedeflerin tutturulamamasının asıl nedeninin bu olduğunu, müvekkilinin kardeş şirketi olan ... Ltd. Şti ile ... A.Ş. arasındaki "Yeni Araç Satış Sözleşmesi'nin 2012 yılında feshedildiğini, fesih nedeniyle yeni araç müşterilerine sigorta poliçesi üretiminin dönemsel olarak azaldığını, davalışirketin müvekkilinin bu özel durumunu bilmesine rağmen 14 yıllık acentesinin sözleşmesini feshetmesinin feshin kötüniyetli olduğunu ve fesihte davalının hiçbir menfaati bulunmadığını, davalı şirketin TTK'nın 122/2 maddesi gereğince denkleştirme tazminatı ödemesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL denkleştirme tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25/04/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; müdeabbihi 149.915,06 TL arttırmak suretiyle 159.915,06 TL' nin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davacı ... Ltd. Şti tarafından Kartal ... Noterliği'nin 29/06/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesi ile işbu davaya konu ve sözleşmenin feshi nedeniyle doğacak tüm denkleştirme tazminatı ve alacak ...'a temlik edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti unvanlı davacı ile 24/01/2001 tarihinde sigorta acenteliği sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşme şartlarına ve talimatlara uymadığını, Beyoğlu ... Noterliği'nin 24/09/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı evrak üzerinden keşide edilen ihtarname ile, acentelik sözleşmesinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 ay sonunda feshedileceğinin bildirildiğini ve sözleşmenin 30/12/2014 tarihinde feshedildiğini, feshin davacı iddialarının aksine haklı olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle ve olağanüstü yolla feshedilmiş olmasından dolayı davacının portföy tazminatı talep etme hakkı olmadığını, çünkü davacının gönderilen ihbarnamelere ve karşılıklı mutabakatlara aykırı olarak hedefleri gerçekleştirmediği ve tüm uyarılara rağmen iyileşme sağlanamaması nedeniyle ticari ilişkinin devamında karlılık ve kazanç oluşmayacağı nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, kaldı ki davacı acentenin müvekkili şirket dışında diğer sigorta şirketleri ile de çalıştığını ve sigortacılık faaliyetine devam ettiğini, davacının talebinin kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı acente aracılığıyla gerçekleşen poliçelerin çok büyük bir bölümünün acentelik sözleşmesinin feshinden sonra müvekkili şirket nezdinde devam etmediğini, dolayısıyla davalı şirket olarak davacı acentenin sağladığı müşteri çevresinden menfaat temin etmediklerini, talep edilen tazminat miktarının yasal dayanaktan yoksun ve miktar olarak fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesinde; ıslahen arttırılıp tahsili talep edilen miktarın 6102 sayılı TTK m.122/4'de öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde talep edilmediği için reddini talep etmiştir.