1. Ceza Dairesi 2021/10270 E. , 2021/12066 K. "" Kasten yaralama suçundan şüpheliler ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16.01.2020 tarihli ve 2019/35114 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.03.2020 tarihli ve 2020/1224 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.05.2021 tarihli ve 2021…
**1. Ceza Dairesi 2021/10270 E. , 2021/12066 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan şüpheliler ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16.01.2020 tarihli ve 2019/35114 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.03.2020 tarihli ve 2020/1224 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.05.2021 tarihli ve 2021/1525 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2021 tarihli ve 2021/70653 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, şüphelilerin olay günü müştekiyi kapının arasına alarak sıkıştırmak sureti ile darp ettikleri iddiası kapsamında, yapılan soruşturma neticesinde, müştekinin alınan doktor raporu ile iddialarının içeriğinin uyuşmadığı, iddiasının soyut nitelikte kaldığı, herhangi bir darbeye maruz kalmadığının tespit edilmesi nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Somut olayda, müşteki ...'in, şüphelilerden ... ile 5 aydır evli oldukları, olay günü kendi evlerinde kayınbabası ve kayınvalidesi olan şüpheliler ... ve ...'ın da birlikte oturdukları sırada müşteki ile eşi arasında karşılıklı olarak tartışma çıktığı ve daha sonra kavga boyutuna dönüştüğü, müştekinin kolluğa müracaatı üzerine alınan beyanında, şüpheliler tarafından müştekiyi kapının arasına alarak sıkıştırmak suretiyle yaralaması ile darp etmesi üzerine karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi oldukları, müştekinin adli raporunda vücudunda yaralanma bulgularının tespit edilmesi karşısında, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delilin bulunduğu, şüphelinin eşi olan ... yönünden kamu davası açılmak üzere itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği, Ayrıca, diğer şüphelilerin üzerlerine atılı söz konusu suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğu, ancak soruşturma aşamasında müştekiye ve şüphelilere usûlüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma dosyasının uzlaştırma işlemlerinin usûlüne uygun olarak yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.