Ceza Genel Kurulu 2022/142 E. , 2024/133 K. "İçtihat Metni" DİRENME KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 919-1015 I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2 103/3-e, 103/4, 61/7, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.07.2018 tarihli ve 234-252 sayılı resen istin
**Ceza Genel Kurulu 2022/142 E. , 2024/133 K.** **"İçtihat Metni"** DİRENME KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 919-1015 I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2 103/3-e, 103/4, 61/7, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.07.2018 tarihli ve 234-252 sayılı resen istinafa tabi hükmün, katılan ... vekili ile sanık müdafii tarafından da istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 10.05.2019 tarih ve 2293-806 sayı ile Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/1-1. cümlesi, 103/3-d, 62, 53/1-5 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir. Bu kararın da katılan ... vekili, katılanlar vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 24.06.2020 tarih ve 7870-2652 sayı ile; ''...Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalarda başka delillerle desteklenmeyen anlatımları, savunma, eylemin gerçekleştiğinin iddia edildiği 02.05.2017 ile adli makamlarca soruşturmanın başlatıldığı 11.05.2017 arasındaki dönemde mağdurun, yakınları ile götürüldüğü psikoloğa üst sınıftan bazı çocukların istismarına uğradığını beyan etmesine karşılık kollukta verdiği ifade sonraki süreçte sanığın anal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu belirtmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın olay tarihinde mağdura yönelik cinsel istismar eyleminde bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine eylem çocuğun cinsel istismarı kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi ise 15.09.2020 tarih ve 919-1015 sayı ile; "...Sanık her aşamada hakkındaki suçlamayı reddetmiştir. Mağdur ise istikrarlı bir biçimde her defasında olayı aynı anlatmaktadır. Bilindiği üzere bu tip suçlar ispatı en zor olan suçlardandır. Birçok dosyada güvenlik kamerası kaydı veya taraflar tarafından yapılmış bir görüntü çekimi olmadığı müddetçe eylem genelede kimsenin olmadığı yalnız yerlerde gerçekleştirildiğinden tarafsız tanık beyanına da ulaşılamamakta, sanık ... mağdur beyanlarından yan delillerle desteklenme durumuna göre birine üstünlük tanınarak hukuki değerlendirme yapılmaktadır. Dava dosyası olayda sanık mağduru tanımadığını, bu olay nedeniyle ilk defa gördüğünü ve kendisine disiplinli bir idareci olması sebebiyle kızmış olabileceğini ve bu nedenle iftira atılmış olabileceğini ileri sürmüş ise de mağdurun sırf kendisine kızıldı diye bu şekilde sosyal hayatta, yakın çevresinde ve okul arkadaşları içerisinde sosyal yönden kendisini zor durumda bırakacak böyle bir olayı olmadığı halde olmuş gibi anlatmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı, kaldı ki iftira atma niyeti olsa gidip doğrudan kolluk güçlerine şikayet etme, ailesine bildirme gibi davranışlarda bulunması gerekir, oysa mağdurun bu olayı hiç kimseye anlatmadığı, ancak psikolojik yönden etkilenmesi sebebiyle kendi kollarına cam parçaları ile keserek zarar vermeye başlaması üzerine rehber öğretmenince konuşulduğu, ancak yine rehber öğretmenine de ailesine de ilk sorulduğunda olayı anlatmadığı, ailesinin ısrarlı tutumu üzerine samimi olduğu yengesine olayı anlattığı ve bu olay nedeniyle majör depresyon tanısı konulduğu, adli tıp uzmanı ve psikologlardan oluşan sağlık raporunda beyanları samimi bulunarak cinsel istismara maruz kaldığı şeklinde görüş ve sanığa ait digital verilerde çocuk porno sitelerine girildiğine dair saptama ve elde edilen fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde sanığın aksi yöndeki savunmalarının kendisini suç ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmakla itibar edilmemiş ve olayın mağdurun anlattığı şekilde gerçekleştiği kabul olunarak hukuki değerlendirmede bulunulmuştur." şeklindeki gerekçe ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili, katılan ... vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2021 tarihli ve 96914 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 196 sayılı kararı ile kararına direnilen Yargıtay 14. Ceza Dairesinin kapatılması nedeniyle aynı karar uyarınca bu Daireye ait işlerin devredildiği Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 18.01.2022 tarih ve 25147-424 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup direnme kararının kapsamına göre inceleme sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Suç tarihinde 13 yaş 3 aylık olan katılan mağdurun, 02.05.2017 tarihinde sanık tarafından kendisine yönelik olarak gerçekleştirildiğini iddia ettiği cinsel istismar olayı ile ilgili olarak 11.05.2017 tarihinde katılan ... tarafından adli makamlara müracaatta bulunulduğu, sanığın katılan mağdurun öğrenim gördüğü ortaokulun müdürü olarak görev yaptığı, 11.05.2017 tarihli tutanağa göre; Magnet Hastanesi psikiyatri bölümü doktoru ile yapılan telefon görüşmesinde doktorun; muayeneye gelen katılan mağdurun, okulda yaşamış olduğu bir cinsel istismardan bahsettiğini, cinsel istismarın bir sınıf arkadaşı tarafından gerçekleştirildiğini bildirdiğini ancak ismini söylemediğini beyan ettiği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13.06.2017 tarihli raporunda; katılan mağdurun vücudunda "Top oynarken düştüm.", "Sıcak su döküldü.", "Ağaç çizdi.", "Küçükken üzerime balta düştü.", "Kırık cam parçası ve makas ile kendim yaptım." şeklinde sözlerle açıkladığı birtakım nedbelerin saptandığının, soruşturma konusu olaya bağlı travmatik bulgu tarif edilmediğinin, diz dirsek pozisyonunda yapılan anal muayenesinde; anal sfinkter tonusunun normal olduğunun, herhangi bir ekimoz, fissür, yırtık, sıyrık, aktif-pasif kanama saptanmadığının, ancak eylemin rızaen ve/veya kayıcı-kaydırıcı madde kullanılarak gerçekleştiği olgularda ya da olay sonrası geçen süre ve iyileşme nedeniyle herhangi bir anal muayene bulgusu saptanmayabileceğinin tıbben bilindiğinin, yaşı, biyopsikososyal gelişimi, mental kapasitesi, eyleme ilişkin spesifik/özgül anlatımı ve tanımlamaları ile çocuk psikiyatri muayenesinde soruşturma konusu eyleme bağlı major depresyon belirtileri saptandığı dikkate alındığında cinsel istismara maruz kaldığı kanaati oluştuğunun bildirildiği, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 23.01.2019 tarihli raporuna göre; kendisinde depresif uyum bozukluğu tespit edilen ve normal zekâya sahip olarak değerlendirilen katılan mağdurun gerçekleştiği iddia edilen olaydan 15 gün sonra Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 17.05.2017 tarihinde yapılan muayenesinde; "diz dirsek pozisyonunda yapılan anal muayenesinde anal sfinkter tonusu normal olduğu, herhangi bir ekimoz, sıyrık, yırtık, fissür, aktif/pasif kanama saptanmadığı"nın belirtildiği, anal yolla istismar sonrası görülmesi beklenen ekimoz, mukoza veya sfinkter yırtığı gibi travmatik değişimlerin olaydan kısa bir süre sonra iz bırakmaksızın kaybolabileceği gibi kişinin yaşı, fizik gelişimi, olay sırasında penis girişini kolaylaştırıcı kaygan madde kullanımı ile hile, tehdit gibi nedenlerle direncin kırıldığı durumlarda anal sfinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penisin girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin bulunmasının tıbben mümkün olduğu, Katılan mağdurun kollukta beyanının alınması sırasında hazır bulunan pedagogun; katılan mağdurun yaşamış olduğunu iddia ettiği cinsel istismarı gayet sakin bir şekilde anlattığını, olduğunu, yaşı gereği koluna attığı çiziklerin kendisini öldürmeyeceğini bildiği hâlde kendini öldürmek amacıyla yaptığını söylemesi gibi bazı çelişkili beyanlarda bulunduğunu, genel olarak anlattıklarında da çelişki olduğunu düşündüğünü, iddia konusu olayın gerçekleşmiş olabileceğini fakat katılan mağdurun şüpheliyi açıklamak için farklı bir yöne dikkat çekmeye çalışıyor olabileceğini ifade ettiği, Katılan mağdurun mahkemede beyanının alınması sırasında hazır bulunan psikoloğun; duruşmadan önce görüştüğü katılan mağdurun olayı kendisine de aynı şekilde anlattığını, çelişkili ifadeler kullanmadığını, beyanlarına itibar edilebileceğini bildirdiği, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdur kollukta; 7. sınıf öğrencisi olduğunu, okul müdürü olan sanıkla olaydan önce hiç konuşmadığını, okul içinde ya da müdür odasında da görüşmediğini, ancak sanığın 5. sınıflardan bir öğrenciye nasıl biri olduğuna, içe kapanık olup olmadığına dair sorular sorarak kendisi hakkında bilgi almaya çalıştığını, öğrencinin de sanığa kendisiyle ilgili içe kapanık, sessiz, kendi hâlinde biri olduğunu söylediğini bildiğini, 02.05.2017 tarihinde arkadaşlarıyla birlikte okuldan çıktığını, yolda ceketini unuttuğunu fark ederek okula döndüğünü, temizlik görevlisi olarak çalışan tanık...'in otomobilinin okulun bahçesinde park hâlinde olduğunu gördüğünü, ancak tanık...'i okulda görmediğini, sınıftan ceketini alıp tuvalete gittiğini, kapatmaya çalıştığı kapıyı bozuk olması nedeniyle kilitleyemediğini, tuvaletini yaptığı sırada kapının açıldığını, bulunduğu bölmenin kapısı açıldığında içeri giren kişinin sanık olduğunu gördüğünü, sanığın elindeki çikolatayı vererek yemesini istediğini, o esnada pantolonunu çekemediğini, sanığın çikolatayı ağzına doğru zorla uzattığını ve kendisine yedirmeye çalıştığını, omuzlarından tutarak arkasını çevirdiğini ve başını yere doğru eğdiğini, arkasına geçtiğinde sanığın pantolonunun yere düştüğünü gördüğünü, ağzındaki çikolata nedeniyle bağıramadığını ve bir şey söyleyemediğini, elinden kurtulmaya çalıştığı sanığın, omuzlarından bastırarak kaçmasını engellediğini ve cinsel organını anal yoldan kendisine ithal ettiğini, canının acıdığını, kanaması nedeniyle sanığın kendisini bıraktığını, iç çamaşırında kan lekesi olduğunu, önünü döndüğünde sanığın da pantolonunu çekmeye çalıştığını gördüğünü, "Seni anne ve babama şikâyet edeceğim!" dediği, sanığın; "Eğer beni şikâyet edersen senin okul hayatın biter. Senin anneni ve babanı öldürürüm. Topaklı'da kimse sizin yüzünüze bakmaz. Eğer birine anlatırsan seni de öldürürüm!" şeklinde sözlerle kendisine karşılık verdiğini, evine döndüğünü ve bu olaydan kimseye bahsetmediğini, yaklaşık bir hafta boyunca okula gitmeye devam ettiğini ancak sanıkla hiç konuşmadığını, moralinin çok bozulduğunu ve uyuyamadığını, 10.05.2017 tarihinde sınıfta bulduğu bir makas ile koluna çizik attığını, öğle arasında ise okula yakın bir parkta yerden aldığı bir çam parçası ile koluna çizik atarak kendisini öldürmek istediğini, arkadaşlarının bu durumu aktardıkları nöbetçi öğretmen tanık ... ...'nın kendisini çağırarak neden kolunu kestiğini sorduğunu, tanık ... ...'ya; "Canım sıkkındı, kestim." diyerek cevap verdiğini, sınıf öğretmeni tanık...'ın bu durumu öğrenerek annesini okula çağırdığını, annesi okula geldiğinde kendisine neden zarar verdiğini tekrar sormaları üzerine morali bozuk olduğu için yaptığını söylediğini, akşam evlerine gelen tanık... ile ayrı bir odaya geçerek konuştuklarını, tanık...'e maruz kaldığı cinsel istismarı anlattığını ancak sanıktan korktuğu için bunu arkadaşlarının yaptığını ifade ettiğini, 11.05.2017 tarihinde ailesi tarafından doktora götürüldüğünü, görüştüğü doktora da bir arkadaşının cinsel istismarına uğradığını anlattığını, doktordan döndükten sonra ailesinin cinsel istismarı gerçekleştirenin kim olduğu konusunda kendisini sıkıştırması üzerine sanığın yaptıklarını anlattığını, Önceki beyanına ek olarak mahkemede; olay tarihinde arkadaşlarıyla birlikte okuldan ayrıldığını, yanında tanık İbrahim'in olduğunu, ceketini unuttuğunu fark edince çantasını... isimli arkadaşının evinin bahçesine bırakıp koşarak okula döndüğünü, sanığın 5. sınıflardan bir öğrenciye kendisinin nasıl birisi olduğunu sorduğunu ... isimli arkadaşından öğrendiğini, Katılan ... aşamalarda; öz oğlu olan katılan mağdurun okulu ile evleri arasında yaklaşık 10 dakikalık bir mesafe bulunduğunu, 02.05.2017 tarihinden itibaren katılan mağdurda bir tuhaflık hissettiğini, geceleri uyumamaya başladığını, kafasının sürekli yerde olduğunu, yüzüne bakmadığını, erkenden yatmaya gittiğini ancak sürekli oflayarak uyuyamadığını, davranışlarının nedenini sorduğunda ise kendisini geçiştirdiğini, 07.05.2017 tarihinde Pazar günü banyo yaptırdığı sırada katılan mağdurun külodunda kan görüp nedenini sorduğunu, katılan mağdurun da kalçasındaki sivilceyi kanattığını söylediğini, 10.05.2017 tarihinde sınıf öğretmeni tanık...'ın telefonla kendisini aradığını ve katılan mağdurun kendisine zarar verdiğini söylediğini, hemen okula giderek kollarındaki çiziklerin ne şekilde meydana geldiğini sorduğu katılan mağdurun; "Kendim yaptım." diyerek yere baktığını ve sustuğunu, katılan mağdurun akşam evlerine gelen tanık...'e; "Ben burada okumak istemiyorum. Dışarıda başka bir yerde, yurtta okumak istiyorum." şeklinde sözler söylediğini, bu durumu tanık...'den duyması üzerine katılan mağdurun yanına gidip külodunda gördüğü kan lekelerini de hatırlatarak; "Biri bir şey mi yaptı?" diye sorduğunu, ancak katılan mağdurun cevap vermeyerek sürekli yere baktığını, bunun üzerine katılan mağdurla tanık...'i yalnız bıraktıklarını, katılan mağdurun tanık...'e; "Arkadaşlarım arkadan yaptı." demesi üzerine 11.05.2017 tarihinde Kayseri ilinde bulunan Magnet Hastanesine gittiklerini, katılan mağdurun doktorla yalnız görüştüğünü, muayeneden sonra doktora neler öğrendiğini sorduğunu, doktorun ise bu durumun katılan mağdurla arasında olduğunu söyleyerek öğrendiklerini kendisiyle paylaşmadığını, ardından tanık...'in evine döndüklerini, ısrarla sorması üzerine katılan mağdurun tanık...'e; olay tarihinde sanığın çikolata verip kendisini tuvalete götürdüğünü, anal yoldan nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu, sonra da kimseye anlatmaması konusunda kendisini tehdit ettiğini anlattığını, bunun üzerine karakola müracaatta bulunduklarını, Katılan ... aşamalarda; Kayseri ilinde çalıştığını ve hafta sonları Topaklı köyünde bulunan evine gittiğini, 10.05.2017 tarihinde katılan ...'nün, öz çocukları olan katılan mağdurun kollarını çizerek kendisine zarar verdiğini söylemesi üzerine yanına katılan mağdurun çok sevdiği yengesi tanık...'i de alarak eve gittiğini, "Ne oldu? Derdin ne?" diye sorduğu katılan mağdurun; "Beni bu okuldan al. Başka bir okula veya yurda ver." dediğini, sonra konuştuğu tanık...'e üst sınıftan bir çocuğun cinsel istismarına maruz kaldığını anlattığını, bunun üzerine 11.05.2017 tarihinde katılan mağduru Kayseri'de bulunan bir hastaneye götürdüklerini, hastaneden çıktıktan sonra tanık...'in evine gittiklerini, burada tanık...'in ısrarı üzerine katılan mağdurun, 02.05.2017 tarihinde sınıfta unuttuğu ceketini alırken yanına gelen sanığın kendisini tuvalete götürüp; "Senin okul hayatını bitiririm. Kimseye bir şey demeyeceksin!" diyerek kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattığını, Tanık ... kollukta; 10.05.2017 tarihinde eşinin kız kardeşi olan katılan ...'nün kendisini telefonla arayarak kollarına çizik atan katılan mağdurla konuşmasını istediğini, aynı gün okuldan döndüğünde katılan mağduru telefonla arayarak davranışının nedenini sorduğunu, katılan mağdurun ağlayarak eve gelmesini, akşam yaşadıklarını anlatacağını söylediğini, bunun üzerine aynı gün akşam saatlerinde katılan ...'le birlikte Topaklı köyüne geldiğini, yemekten sonra bir odaya geçerek konuşmaya çalıştığı katılan mağdurun kendisine de bir şey anlatmadığını, o esnada yanlarına gelen katılan ...'nün pazar günü külodunda gördüğü kan lekesinden bahsetmesi üzerine katılan mağdurun başını önüne eğip sessiz kaldığını, katılanları odadan çıkarıp tekrar konuşmaya başladıklarında, katılan mağdurun; "Arkadaşlarım arkadan yaptılar." dediğini, katılanlarla birlikte katılan mağduru hastaneye götürmeye karar verdiklerini, katılan mağdurun görüştüğü psikiyatristin ilaç tedavisine başladığını ancak katılan mağdurun kendisine anlattıkları konusunda bir açıklamada bulunmadığını, eve döndüklerinde yaşananları anlatması konusunda tekrar sıkıştırdığı katılan mağdurun okul müdürü olan sanığın cinsel istismarına uğradığını söylediğini, olay tarihinde okulda unuttuğu ceketini almak için sınıfa girdiğinde sanığın kendisini görerek yanına çağırdığını ve tuvalete götürdüğünü, ağzına çikolata verip herhangi bir kimseye anlatması durumunda okul hayatını bitirmekle tehdit ederek eylemi gerçekleştirdiğini belirttiğini, neden daha önce arkadaşlarının yaptığını söylediğini sorduğunda ise tehditleri nedeniyle korktuğu için sanığın yaptığını açıklayamadığını ifade ettiğini, birkaç defa doğruyu söylemesi konusunda uyardığı katılan mağdurun her defasında sanığın yaptığını söyleyerek bu husuta yemin ettiğini, Tanık ... aşamalarda; Topaklı Ortaokulunda hizmetli olarak çalıştığını, okulda derslerin saat 15.10'da bittiğini, bütün öğrenciler okuldan çıktıktan sonra temizlik yaptığını, saat 16.30-17.00 sıralarında okuldan ayrıldığını, ikinci dönem göreve başlayan okul müdürü sanığın evinin Nevşehir'de bulunduğunu ancak geçici görevlendirmeyle geldiği için bazen müdür odasında kalıp her gün evine gitmediğini, okul içinde kimseyle muhatap olmadığını, sadece sigara içmek için dışarı çıktığını, olay tarihinde katılan mağdurun okulda olduğunu görmediğini, okulda olağan dışı bir ses duymadığını, bir defasında okul dağıldıktan sonra sanık ... tanık ... ... ile öğretmenler odasında sohbet ettiklerini, ancak bunun olay tarihi olup olmadığını hatırlayamadığını, Tanık ... aşamalarda; fen bilgisi öğretmeni olduğunu, genel itibarıyla saat 15.10'da derslerin bittiğini ve saat 15.30 sıralarında okuldan ayrıldığını, okul müdürü olan sanığın ikinci dönem geçici görevlendirmeyle geldiğini ve kendisine ev tutmayıp müdür odasında kalacağını söylediğini, sanığın katılan mağdurla bire bir görüştüğünü görmediğini, diğer öğrencilerle de bizzat muhatap olmadığını, toplu bir program varsa okul bahçesinde bütün öğrencilere hitap ettiğini, katılan mağdurun yaramaz ve yalan söylemeye müsait yapıda bir öğrenci olduğunu, 10.05.2017 tarihinde koluna çizikler attığını gördüğü katılan mağdura bunun nedenini sorduğunda; "Ben top oynayamıyorum diye arkadaşlarım benimle alay ettiler. Ben de koluma çizik attım." şeklinde yanıt aldığını, iddiadan bir hafta sonra okula tekrar başlayan katılan mağdurun hâl ve hareketlerinde bir değişiklik görmediğini, Tanık ... aşamalarda; yaklaşık bir yıldır tanıdığı ve sınıf öğretmenliğini yaptığı katılan mağdurun biraz yaramaz olduğunu ve zaman zaman doğruyu söylemediğini bildiğini, 10.05.2017 tarihinde koluna çizikler attığını öğrendiği katılan mağdurun annesini telefonla arayarak okula çağırdığını, katılan ...'nün kolundaki çiziklerin nasıl meydana geldiğini sorması üzerine katılan mağdurun önce sessiz kaldığını, sonra cam kırıklarının üzerine düştüğünü söylediğini, nihayetinde arkadaşlarının kendisiyle dalga geçmeleri nedeniyle cam kırıklarını koluna bizzat sürttüğünü anlattığını, devamlı tutarsız ve farklı kelimeler kullandığını, katılan ...'nün de böyle devam ederse katılan mağduru okuldan alıp yatılı bir okula vereceğini söylediğini, aynı gün öğleden sonra okula gelen sanığa durum hakkında bilgi verdiğini ve bu hususta tutanak tutulmasının kararlaştırıldığını, tutanağı bizzat sanığın tanzim edeceğini, ancak düzenleyip düzenlemediğini bilmediğini, olayın gerçekleştiği iddia edilen 02.05.2017 tarihinde okulda olmadığını, sanığın hem öğrencilerle hem de öğretmenlerle ilişkilerinde mesafeli olduğunu, olay tarihinden itibaren katılan mağdurun davranışlarında bir değişiklik hissetmediğini, katılan mağdurun okuldan Sıla isimli bir öğrenciyi sevdiğini, bu nedenle kendisine zarar verdiğini sonradan duyduğunu, Tanık ... aşamalarda; Türkçe öğretmeni olduğunu, 02.05.2017 tarihinde nöbetçi öğretmen olarak görevlendirildiğini, saat 15.30 sıralarında okulda öğrenci kalmayınca kendisinin de okuldan ayrıldığını, konuşkan, hareketli bir öğrenci olan ve yalan söylediği bir iki olaya da şahit olduğu katılan mağdurun olayın gerçekleştiğini iddia ettiği tarihten itibaren davranışlarında bir değişiklik ve durgunluk gözlemlemediğini, katılan mağdurun Sıla isimli bir öğrenciye; "Seni seviyorum. Sen de beni seveceksin. Sevmezsen bomba patlatırım, sana iftira atarım!" şeklinde sözler söylediğini, hatta buna ilişkin bir not kâğıdının da olduğunu gördüğünü, bu kâğıda rağmen katılan mağdurun olayı inkar ettiğini, resmî bir makama bildirmedikleri bu durumdan katılan mağdurun anne ve babasını haberdar ettiklerini, ikinci dönem okul müdürü olarak göreve başlayan sanığın ise resmî bir insan olduğunu, öğretmen ve öğrencilerle ikili diyaloğa girmediğini, sanığın katılan mağdura cinsel istismarda bulunduğuna ihtimal vermediğini, Tanık ... kollukta; yaklaşık yedi yıldır arkadaşlık ettiği katılan mağdurun eğlenceli, konuşkan, sıcakkanlı ve şakacı bir yapıya sahip bulunduğunu, arkadaşları tarafından sevildiğini, bununla birlikte 08-10.05.2017 tarihleri arasında katılanda biraz durgunluk gözlemlediğini, son zamanlarda gergin olup; "Kendimi öldüreceğim!" gibi sözler söylediğini, 02.05.2017 tarihinde veya başka bir zaman katılan mağdurun okula döndüğünü hatırlamadığını, Önceki beyanına ek olarak mahkemede; karne tatilinden önceki bir tarihte katılan mağdur ... tanık ... ile birlikte okuldan çıktıktan 5-10 dakika sonra katılan mağdurun ceketini unuttuğunu söyleyerek okula döndüğünü, 10 dakika sonra geldiğinde ise yüzünün biraz asık gibi olduğunu ancak herhangi bir şey anlatmadığını, kollukta okula gelen komutanlardan korktuğu için farklı ifade verdiğini, beyanlarının diğer kısımlarının ise doğru olduğunu, Tanık ... mahkemede; 2017 yılı Mayıs ayında karnelerin alınmasına az bir zaman kala sınıf arkadaşı olan katılan mağdurla birlikte okuldan çıktıklarını, 5-6 dakika sonra katılan mağdurun ceketini unuttuğunu söyleyerek çantasını kendisine bırakıp okula gittiğini, 5-10 dakika geçmesine rağmen dönmeyince katılan mağdurun çantasını... isimli arkadaşının evinin yakınına bıraktığını, ceketini alıp döndüğünde katılan mağdurun yüzünün asık olduğunu ancak herhangi bir şey anlatmadığını, kendisinin de ne olduğunu sormadığını, sanığın katılan mağdurun nasıl birisi olduğunu kendisine sormadığını, başka bir öğrenciye sorduğuna dair bilgisinin de olmadığını, Beyan etmişlerdir. Sanık aşamalarda; 01.02.2017 tarihinde Topaklı Ortaokulunda okul müdürü olarak göreve başladığını, sadece 5. sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojileri dersine girdiğini, ailesinin Nevşehir ilinde ikamet ettiğini, köyde uygun bir yer bulamadığı için müdür odasında kaldığını, 10.05.2017 tarihinde Avanos ilçesinde yapılan toplantıya katılıp saat 14.20 sıralarında okula döndüğünü, tanık...'ın; katılan mağdurun bileklerini kestiğini ve velisini okula çağırıp görüştüklerini kendisine anlattığını, tutanak tutup öğrenci dosyasına koymayı kararlaştırdıklarını, 29-30.04.2017 ve 01.05.2017 tarihlerinde Nevşehir'de bulunan evinde kaldığını, olayın gerçekleştiği iddia edilen 02.05.2017 tarihinde ise Milli Eğitim Müdüründen izin alarak saat 12.30 sıralarında okula döndüğünü, saat 15.10'da Topaklı köyünde ikamet eden öğrencilerin, saat 15.20'de ise taşımacı öğrencilerin okuldan ayrıldıklarını, saat 15.30'da tüm öğretmenlerin okuldan çıktıklarını, olay günü stajyerliği sona ... tanık ... ... ve hizmetli tanık... ile birlikte saat 16.00'ya kadar sohbet ettiklerini hatırladığını, tanık ... ... gittikten sonra tanık...'in okulun genel temizliğini yaptığını, o esnada kendisinin de tatil dönüşü olduğunu için biriken resmî evrakı incelediğini, okulun giriş kapısının kapalı olduğunu ve hiç kimsenin gelmediğini, saat 17.00 sıralarında tanık...'in bir isteği olup olmadığını sorduktan sonra okuldan ayrıldığını, kendisinin de TEOG sınav sonuçlarının analizini yaparak saat 22.00 sıralarında uyuduğunu, katılan mağduru ve ailesini bizzat tanımadığını, bu suçlamadan sonra katılan mağdurun kim olduğunu öğrendiğini, katılan mağdurun cinsel istismarı gerçekleştiren şahsı saklamak maksadıyla kendisine iftira attığını düşündüğünü, suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Hukuki Açıklamalar Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Topaklı Ortaokulunda öğrenim gören katılan mağdurun 02.05.2017 tarihinde okuldan eve giderken ceketini unuttuğunu fark ederek okula döndüğü, ceketini aldıktan sonra okulda bulunan tuvalete girdiği, tuvaletin kapısının arızalı olması sebebiyle kilitlenmediği, bu sırada okul müdürü olan sanığın tuvalete geldiği, çikolata verdiği katılan mağduru ayağa kaldırıp arkasını döndürdükten sonra kendi pantolonunu indirdiği ve anal yoldan organ ithal etmek suretiyle katılan mağdura yönelik cinsel istismarda bulunduğu Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen olayda; Her ne kadar Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13.06.2017 tarihli raporunda katılan mağdurun yaşı, biyopsikososyal gelişimi, mental kapasitesi, eyleme ilişkin spesifik/özgül anlatımı ve tanımlamaları ile çocuk psikiyatri muayenesinde soruşturma konusu eyleme bağlı major depresyon belirtileri saptandığı dikkate alındığında cinsel istismara maruz kaldığı kanaati oluştuğunun bildirildiği, katılan mağdurun mahkemede beyanının alınması sırasında hazır bulunan psikoloğun; duruşmadan önce görüştüğü katılan mağdurun olayı kendisine de aynı şekilde anlattığını, çelişkili ifadeler kullanmadığını, beyanlarına itibar edilebileceğini bildirdiği ve görgüye dayalı bilgileri bulunmayan katılanlar ile tanık...’in olayın intikaline dair birbiriyle uyumlu beyanlarda bulundukları anlaşılmış ise de; 02.05.2017 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen eylemle ilgili olarak 11.05.2017 tarihinde adli makamlara müracaatta bulunulması ve bu süreçte katılan mağdurun sanığın müdür olarak görev yaptığı okula gitmeye devam etmesi, aynı okulda çalışan branş öğretmenlerinin, zaman zaman doğruyu söylemediğine şahit oldukları katılan mağdurun gerçekleştiği iddia edilen suç tarihinden sonra davranışlarında ve duygu durumunda bir değişiklik gözlemlemediklerine dair anlatımlarda bulunmaları, 10.05.2017 tarihinde koluna makas ve çam parçalarıyla çizikler atan katılan mağdurun ne sebeple kendisine zarar verdiğine dair sorulara birbiriyle çelişen cevaplar vermesi, ilk olarak ailesine ve doktora; bir arkadaşının anal yoldan cinsel istismarına maruz kaldığını anlatması ve nihayetinde cinsel istismarı gerçekleştiren şahsın sanık olduğunu, tehditlerinden korktuğu için saklamak durumunda kaldığını açıklaması, olayın gerçekleşme biçimine dair katılan mağdurun kendi beyanları ile tanık...'e aktardığı anlatımlarının örtüşmemesi, olaydan yaklaşık 15 gün sonra alınan raporda katılan mağdurun anal yoldan nitelikli cinsel istismara maruz kaldığına ilişkin bir tespitin bulunmaması, katılan mağdurun, sanığın olay tarihinden önce 5. sınıflardan bir öğrenciye kendisinin nasıl birisi olduğunu sorduğunu tanık ...den öğrendiğine ilişkin iddiasının tanık ... tarafından doğrulanmaması, yine okulda görev yapan öğretmenlerin ve hizmetlinin tanık sıfatıyla alınan beyanlarında sanığın hem öğrencilerle hem de öğretmenlerle olan ilişkilerinde son derece mesafeli olduğunu, ikili diyaloğa girmediğini açıkça ifade etmeleri, katılan mağdurun kollukta beyanının alınması sırasında hazır bulunan pedagogun; katılan mağdurun yaşamış olduğu cinsel istismarı anlatış şeklinin gayet sakin olduğunu, genel olarak anlattıklarında bir çelişki bulunduğunu düşündüğünü, böyle bir olayın gerçekleşmiş olabileceğini fakat katılan mağdurun şüpheliyi açıklamak için farklı bir yöne dikkat çekmeye çalışıyor olabileceğini belirtmesi ve sanığın tüm aşamalarda atılı suçu inkar etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; katılan mağdurun tanık anlatımları ve somut delillerle desteklenmeyen soyut beyanı dışında sanık tarafından cinsel istismara uğradığını gösterir kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı ve oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğinden, sanığa atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunun sabit olmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığa yüklenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunun sabit olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin direnme gerekçesinde isabet bulunduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 15.09.2020 tarih ve 919-1015 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, sanığa atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunun sabit olmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Ulaşılan sonuç karşısında, sanık hakkında CMK'nın 109/3-a maddesi uyarınca verilen yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol kararının KALDIRILMASINA, bu kapsamda YAZI YAZILMASINA, 3- Dosyanın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.