(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/14730 E. , 2012/19854 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağı…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/14730 E. , 2012/19854 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 10.10.2006 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı, boşanma kararının temyiz edilmeksizin 14.11.2006 tarihinde kesinleştiği, kontrol memuru tarafından tutulan raporda; "davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı adreste birlikte yaşadığı, bu nedenle hak sahipliğinin 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’la yürürlüğe giren 56. maddesi fıkrası kapsamında iptal edilmesi, 1.11.2008 tarihinden itibaren ödenen tutarlar içinde aynı Kanun’un 96. maddesine istinaden işlem yapılması kanaatine varıldığının" belirtildiği, bu idari soruşturma esnasında tanık olarak dinlenen muhtar Mehmet Fidangül'ün imzalı beyanında; “davacının eşinin mahallesinde kayıtlı olduğunu, yaptığı araştırmalarda davacı ile eşinin aynı adreste birlikte ikamet ettiklerini” beyan ettiği, kolluk araştırmasında davacının boşanma sonrasında çocukları ile birlikte eşine ait apartmanda belirli bir süre oturduğu ancak daha sonra ayrıldıkları ve bir daha bir araya gelmediklerinin bildirildiği, davacının eşinin 30.7.2006 tarihinde, davacıya karşı gerçekleştirdiği kötü muamele, silahla tehdit ve basit yaralama suçlarından; eşe kötü muamele suçundan dolayı beraat ettiği, kasten yaralama suçundan 3.000 TL APC ile mahkum olduğu, silahla tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, her iki ceza yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.