Başvuru, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirine karar verilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirine karar verilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Bireysel Başvuruya Konu Süreç İsveç'te yaşayan başvurucunun 14/9/2012-16/10/2019 tarihleri arasında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla PKK/KCK terör örgütünün propagandasını yaptığı iddiasıyla Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) hakkında soruşturma başlatılmış ve 31/10/2019 tarihinde başvurucunun ifadesinin alınması ve serbest bırakılmasına yönelik yakalama emri düzenlenmiştir. Başvurucu 18/2/2020 tarihinde yakalanması üzerine Başsavcılıkta alınan ifadesinde; soruşturmaya konu olan sosyal medya paylaşımlarını kendisinin yapmadığını, çocuklarının paylaşmış olabileceğini belirterek suçlamayı kabul etmemiştir. Başvurucu, ifadesinin ardından tutuklanması talebi ile Şanlıurfa Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk edilmiştir. Hâkimlik 18/2/2020 tarihinde tutuklama talebinin reddine, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca başvurucunun her hafta salı günü kolluk birimine imza karşılığı başvurmasına ve yurt dışına çıkışının yasaklanmasına karar vermiş; kararda başvurucunun savunmasını, mevcut delil durumunu ve tutuklamanın istisnai nitelikte olmasını adli kontrol tedbirlerinin gerekçeleri olarak belirtmiştir. Başsavcılık 19/2/2020 tarihinde düzenlediği iddianame ile başvurucunun terör örgütünün propagandasını yapma suçundan 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca cezalandırılmasını talep etmiştir. Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) tarafından düzenlenen 27/2/2020 tarihli Tensip Tutanağı ile başvurucu hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin aynen devam etmesine karar verilmiştir. Başvurucu, karara 11/3/2020 tarihinde itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde ailesi ile birlikte uzun yıllardır İsveç'te yaşadığını belirten başvurucu; bu ülkede işyerinin bulunduğunu, adli kontrol tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüklerini ileri sürmüştür. Başvurucunun itirazı Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesince kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 4/3/2020 tarihinde başvurucunun beraatine ve hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kararın kesinleşmesine kadar devam etmesine karar vermiştir. Gerekçede; başvurucunun paylaşımlarında atılı suça ilişkin cebir ve şiddet unsurunun gerçekleşmediğini, bu suretle başvurucuya yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığını belirtmiştir. Başvurucu, anılan karara itiraz ederek 11/3/2020 tarihli dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiş (bkz. § 5);ayrıca beraat kararına rağmen adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmamasının masumiyet karinesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Başvurucu, nihai kararı 7/4/2020 tarihinde öğrendikten sonra 20/5/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvuru Sonrası Süreç Başsavcılık, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 18/2/2021 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş ve anılan karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Başvurucu hakkındaki adli kontrol tedbirleri 19/2/2021 tarihinde kaldırılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.