5. Hukuk Dairesi 2024/10314 E. , 2025/3510 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/351 Esas, 2023/16 Karar KARAR : Ret Taraflar arasındaki kat malikleri kurulu toplantısının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından t…
**5. Hukuk Dairesi 2024/10314 E. , 2025/3510 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/351 Esas, 2023/16 Karar KARAR : Ret Taraflar arasındaki kat malikleri kurulu toplantısının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... Sanayi Sitesi'nde 17.02.2013 tarihinde bir kısım site maliki ve temsilcilerinin yönetim planına, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) aykırı bir şekilde ... Sanayi Sitesi Toplu Yapı Kat Malikleri Temsilciler Kurulu adı altında bir toplantı gerçekleştirdiklerini, fakat toplantının yok hükmünde olduğunu bu nedenle anılan toplantının yok hükmünde olduğunun tespitine, bu toplantıda alınan kararların işletme projesinin iptaline, ayrıca yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi isteminde bulunulmuştur. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davacının iddialarının yerinde olmadığını, ... Sanayi Sitesi Toplu Yapı Temsilciler kurulunun 03.02.2013 günü yapılan genel kurul toplantısında meydana gelen olaylar neticesinde mevcut yönetim görevlisinin toplantıya devam etmek istediğini hazırda bulunanlar tarafından istenmemesi neticesinde görevli tarafından toplantının kapatıldığını, ancak toplantının kapatılmasına rağmen bir kısım site parsel maliki temsilci tarafından toplantıya usulsüz bir şeklide devam edildiğini, ve hiç gündemde olmamasına ve gündeme madde eklenmesi yasağına rağmen gündeme madde eklenerek ve yeniden düzenlenmesi" adı altında usulsüz bir şekilde gündem oluşturarak toplantı yaptıklarını, o gün ki toplantının sonraki hafta yapılmak üzere iptal edilmesi üzerine site maliklerinin temsilcilerinin çoğunluğunun sonraki hafta toplanmak üzere dağıtıldığını, 17.02.2013 günü usulüne uygun olarak ... Otelinde toplanılmış ve gündeme bağlı kalınarak site maliklerinin temsilcilerinin çoğunluğu ile toplantı yapıldığını, müvekkilinin ve diğer davalıların yönetici seçildiğininden bahisle, 17.02.2013 günlü toplantı evraklarının davacı ... adına ... ...'a 22.03.2013 tarihinde diğer davacı ... Ltd Şti'ne 26.03.2013 tarihinde ... adına ...'a elden tebliğ edildiğini, bu nedenle davanın 17.02.2013 günlü genel kurula ilişkin olduğundan yasal süre içinde davanın açılmadığını, müvekkilinin ve diğer davalıların 03.02.2013 tarihinde yapılacak toplantıda atanmış yöneticinin rahatsızlık geçirmesi ve olaylar çıkması neticesinde tutanak tutularak dağıtıldığını, toplantı iptal olduğu için dağıldıklarını bir kısım maliklerinde toplantıya katılmadıklarını buna dair noter tutanağı ile elden düzenlenen tutanak olduğunu genel kurul yapılamadığına dair atanmış yönetici Av. ... ...'nın dilekçesinin bulunduğu Sulh Hukuk Mahkemesince siteye ilişkin evrakların tesliminin 03.02.2013 tarihli toplantının geçerli bir toplantı olacağını gerektirmeyeceğini yargılamayı gerektirdiğini, birinci günde yapılamayan toplantı çağrı ilanında belirtilen 2 toplantı günü olan 17.02.2013 tarihinde yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu, bu toplantının yapılmadığına dair iddianın asılsız olduğunu, toplantının 17.02.2013 günü yapıldığını ve otel faturasının alındığını, Şahabettin Özkan'ın ihtarnamesi yönünden oyuna getirildiklerini düşündüklerini belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.10.2014 tarihli ve 2014/291 Esas, 2014/561 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20 . Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda Davaya konu site yönetim planı 2. madde hükmüne göre yönetim planı taraflar arasında sözleşme niteliğindedir. Yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde 634 sayılı Kanun ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve ilgili kanun hükümleri uygulanır.” Buna göre 634 sayılı Kanunun 33 üncü madde hükmünde "Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebilir.” denilmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının iptali talep edilen toplantıya katılıp katılmadığı ve davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığı yönünde yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.01.2023 tarihli ve 2020/351 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğini, zaten 03.02.2013 tarihli toplantının yapılarak yöneticinin seçildiğini, davalı tarafın iptali istenilen toplantıyı yapmayarak imza attırmak sureti ile gerçekleştirdiğini, böyle bir toplantının yok hükmünde sayılarak süresiz iptalinin istenilebileceğini davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulû Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 634 sayılı Kanun'un 5711 sayılı Kanunla değişik 33 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine oy kullanan kat malikinin karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan kat malikinin ise kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde altı ay içinde ana taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. 3.Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden; davacının 17.02.2013 tarihli kat malikleri kurul toplantısının ve alınan kararların iptalini istediği anlaşılmakta ise de yönetim planında birinci toplantı olarak düzenlenen 03.02.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısının yapılarak tamamlandığı hususu da göz önünde tutulduğunda, ikinci toplantı niteliğindeki 17.02.2013 tarihli kat malikleri kurul toplantısı ve alınan kararların her birinin ayrı ayrı mutlak butlan yahut yoklukla malul olup olmadıklarının değerlendirilerek davanın süresinde açılıp açılmadığı hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz istemi yerinde olduğundan kararın BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.