12. Ceza Dairesi 2025/7092 E. , 2026/1668 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2157 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Burdur Cumh…
12. Ceza Dairesi 2025/7092 E. , 2026/1668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2157 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/06/2024 tarihli ve 2024/2386 soruşturma, 2024/1661 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Burdur Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/07/2024 tarihli ve 2024/2157 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.10.2025 gün ve 94660652-105-15-30618-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve KYB- 2025/126394 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 tarihli ve KYB- 2025/126394 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, mağdurun ifadesinde özetle, şüphelinin kullanımında olan tırın kendisinin içinde bulunduğu araca arkadan çarptığını, kendisinin ciddi bir yaralanmasının olmadığını, sadece bacağında biraz ağrı olduğunu beyan ederek şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, mağdurun şikayetçi olmasına rağmen alınan doktor raporunda yaralanmasının olmadığının belirtildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Mağdurun ifadesinde ciddi bir yaralanması olmadığını ancak bacağında ağrı olduğunu beyan etmesi, ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 01/05/2024 tarihli sağlık raporunda da yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında, mağdurun yaralanması mevcut olduğundan öncelikle şüphelinin ifadesinin alınması ve tarafların kusur durumlarının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/06/2024 tarihli ve 2024/2386 soruşturma, 2024/1661 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda doktor raporunda mağdurun yaralanmadığı ve mağdurun beyanında yaralanmadığını söylediği gerekçe gösterilmiş ise mağdurun beyanı incelendiğinde ciddi bir yaralanmasının olmadığını beyan ettiği, ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 01/05/2024 tarihli sağlık raporunda da yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında, mağdurun yaralanması mevcut olduğundan öncelikle şüphelinin ifadesinin alınması ve tarafların kusur durumlarının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2024 tarihli ve 2024/2386 soruşturma, 2024/1661 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Burdur Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.07.2024 tarihli ve 2024/2157 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.