10. Hukuk Dairesi 2025/4909 E. , 2025/8245 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/196 E., 2024/12 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği d…
**10. Hukuk Dairesi 2025/4909 E. , 2025/8245 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/196 E., 2024/12 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı asıl dava dilekçesinde; oğlunun trafik iş kazası neticesinde vefat ettiğini, bunun üzerine Kurum tarafından kendisine ölüm aylığı bağlandığını, kendisinin Kuruma başvuru yaparak kendisine iş kazası kolundan aylık bağlanması gerektiğini beyan ettiğini, Kurumun kabul ettiğini ancak kendisinden ölüm aylığını kestiklerini ve bugüne kadar aldığı aylıkları iade etmesini istediklerini, dava sonuçlanıncaya kadar Kurumun icra takibine geçilmemesi hususunda ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu beyan ederek, Kurumun işleminin iptali ile tarafına bağlanan aylığın aynen devamına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; ilgili yasalara göre ölen sigortalının ana ve babasına gelir bağlanması bunların bağlanan aylıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabii çalışmaması ve bu kuruluşlardan gelir veya aylık almamaları şartına bağlı olduğunu, bu sebeple ödenen aylığın kesildiği ve iadesinin talep edildiğini, buna dair icra takibi başlatıldığını borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurumun gerçekleştirdiği işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, iddialara ilişkin kayıt ve belgelerin celbedilmesini, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile "Asıl dosya ve birleşen dosya ile açılan davaların ayrı ayrı kısmen kabul kısmen reddi ile Davalı -birleşen dosya davacısı Kurum tarafından davacı - birleşen dosya davalısı aleyhinde başlatılan İstanbul Anadolu 5. İcra müdürlüğünün 2015/10074 Esas sayılı dosyasındaki takibin 39.928,85 TL üzerinden devamına, Asıl dosya ve birleşen dosyadaki fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Birleşen dosyadaki icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin18.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli kararı ile İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 18.11.2021 tarih, 2019/286 Esas- 2021/436 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalı Kurum vekili vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...1.Dosya kapsamı incelendiğinde; 19.08.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalı ...’un hak sahibi annesi ...’a 29.12.2008 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, bu defa sigortalı ...'un vefatı ile sonuçlanan olay hakkında yapılan tahkikat neticesinde düzenlenen 23.09.2009 tarih ve .... sayılı İnceleme Raporu ile olayın iş kazası olduğunun değerlendirildiği, davacı/birleşen dava davalısının Kurumdan iş kazası sebebiyle ölüm geliri talebi ise Pendik Sosyal Güvenlik Merkezinin 02.12.2009 tarihli yazısı ile, davacıya daha önce 3811317553 tahsis numarası ile ölüm aylığı bağlandığından 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin (d) fıkrası gereğince ölüm geliri bağlanamayacağı bildirilerek reddedilmiştir. 2. Davacı/birleşen dava davalısının devam eden tazminat davası nedeniyle 19.06.2014 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek, iş kazası sebebiyle vefat eden sigortalı oğlundan dolayı yeniden ölüm geliri talebinde bulunduğu, Kurum tarafından davacı/birleşen dava davalısının talebi kabul edilerek kendisine 20.08.2008 (vefat tarihi) tarihinden geçerli olmak üzere 12.08.2014 tarihinde ölüm geliri bağlanmasına karar verildiği, 20.08.2008-19.09.2014 tarihleri arasında birikmiş ölüm gelirinin 20.741,87 TL olarak hesaplanarak, davacı/birleşen dava davalısına banka aracılığıyla ödendiği ve birikmiş ölüm gelirleri davacı/birleşen dava davalısı tarafından 21.01.2015 tarihinde tahsil edildiği anlaşılmıştır. Davalı Kurum tarafından 05.12.2014 tarihli yazısı ile, davacıya ölüm geliri bağlandığı gerekçesiyle ... tahsis numarası ile daha önce bağlanan ölüm aylığının 01.09.2008 tarihi itibariyle kesilerek, 01.09.2008-19.09.2014 tarihleri arasında ödenen ölüm aylıkları sebebiyle davacıya 48.131,22-TL. yersiz ödeme borcu çıkarıldığı ve söz konusu Kurum alacağının 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi gereğince takip ve tahsiline karar verildiği, davacı/birleşen dava davalısının 17.12.2014 tarihinde yaptığı itirazının ise davalı Kurumca kabul edilmediği görülmüştür. 3. Asıl davada davacı tarafça ölüm aylığının kesilerek kendisine borç çıkarılması yönündeki Kurum işleminin iptali isteminde bulunulmuş, birleşen dava ise davalı Kurum tarafından davacıya ödenen ölüm aylıkları sebebiyle çıkarılan yersiz ödemenin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemenin asıl dava ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin yaptığı değerlendirme, eksik incelemeye dayanmakta olup hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. 4. Zira yukarıda değinilen maddi ve hukuki bilgiler dahilinde, asıl dava yönünden 506 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre, ölen sigortalının ana ve babasına gelir bağlanması için, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmama ve buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almama koşulu bulunduğundan, aynı Kanun'un 92 nci maddesi kapsamında davacı/birleşen dava davalısına vefat eden oğlundan dolayı, uzun vadeli sigorta kollarından ölüm aylığı bağlandığından ayrıca gelir bağlanması istenemez, dolayısıyla davalı Kurumun ölüm aylığını kesmesi yönündeki işlemi isabetsiz olup, bu yönde Kurum işleminin iptaline ve buna bağlı olarak ölüm aylığından dolayı borç çıkarılması işleminin iptaline karar verilmesi gerekir. 5. Birleşen dava yönünden ise, davacı/birleşen dava davalısına ölüm aylığı alması sebebiyle iş kazasına bağlı olarak yukarıda açıklanan yasal hükümler uyarınca gelir bağlanamayacağı anlaşıldığından davalı Kurum tarafından kendisine ödenen ölüm aylıkları sebebiyle borç çıkarılması işlemi hatalı olup, davalı Kurum tarafından ancak davacı/birleşen dava davalısına bağladığı gelirler 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi kapsamında kaldığından 20.08.2008 tarihinden itibaren iş kazası kolundan bağlanan ölüm gelirleri istenebilir. 6. Asıl ve birleşen davanın yukarıdaki bentlerde açıklanan kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece hatalı değerlendirme ile davacı/birleşen dava davalısına bağlanan ölüm aylığının kesilerek borç çıkarılması ve kendisine iş kazasından dolayı gelir bağlanmasına yönelik işlemleri usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davanın kabulü ile Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 60991618- 3/1317553 sayılı yersiz ödeme konulu Kurum işleminin iptaline, Mahkeme dosyası ile birleşen 2015/366 E. sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; yasal mevzuat gereğince 3/1317553 sayılı Kurum dosya numarasından davacının almış olduğu aylıklarının 01.09.2008 tarihi itibariyle kesildiğini, 01.09.2008 - 19.09.2014 tarihleri arasında kendisine ödenen aylıkların tahsili için de işlem yapma zorunluluğu gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada davacıya vefat eden oğlundan iş kazası kolundan ölüm geliri bağlanması üzerine ölüm aylığının kesilerek borç çıkarılması işleminin iptaline, birleşen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı-birleşen davada davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.