TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞ…
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde : Davacı müvekkilinin 2012 yılı olağan genel kurul toplantısının 29.03.2013 tarihinde, 2013 yılı olağan genel kurul toplantısının ise 08.03.2014 tarihinde usulsüz bir şekilde adına sahte imza atılmak suretiyle hukuka aykırı olarak yapılmış olduğunu öğrenmiştir. Bunun üzerine ilgili genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti amacıyla da ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/ E sayılı dosyası ile dava açılmış ve dosyanın istinafa gitmesi üzerine ... BAM 5.HD 2019/ E sayılı kararı ile söz konusu genel kurul kararlarının yok olduğunun tespitine karar verilmiştir. Söz konusu kararların yokluğu ... tarafından onanmış, ilgili kararların yokluğu kesinleştiğini, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarının yokluğu kesinleşmesine rağmen bu yıllara ilişkin genel kurullar tamamlanmadan 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarının yapılması, mali ve diğer bir çok konuda (faaliyet raporları, denetim raporları vs) müzakere yapılamamasına ve özellikle mali durum değerlendirmesi yönünden kopukluk oluşmasına sebebiyet verdiğini, zira şirket genel kurulları adeta bir zincirin halkaları gibi birbiri ile bağlantılı, birinin sonucu diğerini etkiler şekilde birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu, zincirin bir halkasının kopartılıp aradan çıkartılması halinde zincir halkası tümden kopmuş olacağı, Keza şirket genel kurulu, faaliyet raporu, bilanço, kar-zarar hesapları gibi hesapların müzakere edildiği bir platform olup bir önceki yıldan devreden kar ve zarar bilinmeden, bu husus kesinleştirilmeden, bir sonraki yılda ne kadar kar-zarar edilmiş olduğunun tespiti mümkün olamayacağı şirketin 2012 yılında 1.000,00 TL kar ettiği kabul edilen karar, iptal edildiğinde şirket 2012 yılında 1.000,00 TL kar etmiş olmayacak, bu durumda da 2013 yılı incelemesinde, şirketin bir önceki yıl 1.000,00 TL kar ettiği yönündeki kabule göre yapılan değerlendirmeler de hatalı olmuş olacağı. dolayısıyla eksik finansal/mali belge ve bilgi ile finansal/mali konuların müzakere edilmesi ve netleştirilmesi, bu hususlardan sorumlu olan kişilerin ibra edilmesi de hukuka uygun olmayacağından öncelikle bu bu sebeple söz konusu kararların iptali gerektiği, önceki senelere ait genel kurulca onaylanmış bilançoların olmaması sebebiyle kar elde edilmiş olması ve /veya zarar olması neticesinde mali duruma ilişkin olarak nasıl bir aksiyon alındığı, faaliyetlerin nelere göre organize edildiği belirlenemediği davaya konu karardaki bilançolarda borçlar ve kaynaklar ile ilgili tespitler yapılmışsa da bu tespitlere dayanak gösterilebilecek önceki yıllara ait onaylanmış bilançolar olmadığından zaman içerisinde borçların nasıl ilerlediği, borçların ödenmesine ilişkin nasıl Yönetim Kurulu faaliyet ve aksiyonları da belirlenemeyeceği, yine bilançonun hatalı ve eksik olması sebebiyle beyan edilen kar ve zarar oranları da doğru olmayacak bu sebeple de faaliyet raporunun hatalı olmasına sebebiyet vereceği faaliyet raporu, 2012 ve 2013 yıllarına ait genel kurulca onaylanmış bilançolar ve faaliyet raporları olmadığından ve ayrıca şirket borçları gerçeğe aykırı olarak fazla gösterildiğinden davaya konu karardaki faaliyet raporunun da objektif olamayacağının açık olacağı, genel kurulu kararları kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olup iptali gerektiği, ... kararlarında da açıkça belirtildiği üzere kar payı hakkının somut gerekçelere dayanmaksızın, keyfiyete dayalı ve dürüstlük kuralın aykırı şekilde paysahibine dağıtılmaması mümkün olmayacağı, bu sebeple de anılı genel kurul kararının iptali ile kar payının dağıtılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrası maddesinde oy hakları gerektiği gibi kullanılmış olup hukuka aykırı bir durum söz konusu olmamıştır. Davacı tarafça uygulama alanı bulmayan kanun maddesi konularak genl kurul kararının iptali istense de bu konuyla ilgili gerek kanun ve yönetmelik hükümleri gerekse ... içtihatleri oylama usullerini belirlemiştir. Belirlenen bu usulde akrabalık ilişkisinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasında bir öneminin olmadığı açıktır. Ayrıca oyların geçerli olabilmesinin diğer unsurları da dava konusu genel kurul kararında uygulanmıştır. Dolayısıyla davacı tarafça ileri sürülmüş olan hiçbir iddia doğru değildir. Hiçbir incelemeye gerek kalmadan salt mevzuatla bu durum ortadadır. Nitekim sadece davacı taraf yönetim kurulu üyelerinin ibrası oylamasında olumsuz oy kullanmış olup ne şart olursa olsun oy çokluğu ile yönetim kurulu üyeleri ibra edildiği yargılamada da açıklığa kavuşacağı ve davaya cevap verme/delil bildirme hakları saklı kalmak üzere, şirketin yapmış olduğu 04/09/2024 tarihli toplantıda hukuka, kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık söz konusu dahi olmadığından ve davacının yalnızca mevzuatı özetlemekten ve ithamdan öte geçemeyecek olan haksız yere açılmış işbu davanın ve genel kurul kararlarının uygulanmasının tedbiren durdurulması talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf davalı şirketin 04.09.2025 tarihli 2022 ve 2023 yılları olağan genel kurul kararlarının tümden, olmadığı takdirde 4, 5, 6 ve 7 numaralı kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Söz konusu genel kurulun 4 numaralı kararında yönetim kurulu faaliyetinin kabul edildiği, 5 numaralı kararında 2022-2023 yılları bilanço ve kar-zarar hesaplarının onaylandığı, 6 numaralı kararda yönetim kurulunun ibrasına karar verildiği, 7 numaralı kararda kar payı dağıtmama kararı alındığı söz konusu kararların oy çokluğuyla alındığı, davacının kararlara muhalif kaldığı anlaşılmaktadır.4 ve 5 numaralı kararlar ile kar payı dağıtılmaması hususundaki karar hakkında bilirkişi raporu alınmış yapılan incelemede bilançoların gerçeği yansıttığı, 4. Ve 5. Maddelerdeki kararların iptallerini gerektirecek kayıtlarda usulsüzlük bulunmadığı 2012 ve 2013 yıllarına ait bilançolara ilişkin genel kurul hakkında mahkeme kararları nazara alındığında bu yıllara ilişkin bilançoların dava konusu genel kurul kararına konu edilen 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin bilançolara etkisinin bulunmadığı saptanmıştır. Bu sebeple 4. Ve 5. Maddelerin iptali istemi yerinde görülmemiştir.Kar payı dağıtımı hususunda yapılan incelemede şirketin uzunca bir süreden kar ettiği, yüksek karlılığın geçmişten bu yana geldiği aktifinde hazır değerlerin çok fazla miktarda muhafaza edildiği, ortakların ortaklık amaçlarından bir tanesinin de kar payı elde etmek olduğu, kar payı dağıtılması gerekirken bunun yapılmamasının iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği kabul edilmiştir. Ancak yargılama devam ederken şirketin genel kurul toplantısı yaparak kar payı dağıtılmasına karar verdiği bu sebeple iptali istenen genel kurul kararının kar payı dağıtım kararı ile konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Zira mahkemece verilecek iptal kararı sonrası da genel kurulda kar payı dağıtılması kararı verilmesi gerekmektedir. Söz konusu karar ile bu amaca ulaşılmaktadır. Şirket dava devam ederken iptali istenen genel kurul maddesi olan kar payı dağıtmama kapsamında yaptığı yeni bir genel kurul ile kar payı dağıtılmasına karar verdiği için davada verilen karar ile ulaşılacak amaç zaten elde edilmiştir. Bu sebeple kar payı dağıtılmamasına ilişkin karar yönünden iptal davası konusuz kalmıştır ancak davacı dava tarihi itibariyle bu istemde haklı görülmüştür. İptali istenen diğer madde yöneticinin ibrazına yöneliktir davalı şirket genel kurulda yöneticinin imzasına karar vermiş ise de 2022 yılında 1 Ocak - 22 Eylül arasında yönetim kurulunda ...'ün bulunduğu 22 Eylül ile 31 Aralık ise ... yerine ...'nın bulunduğu bu haliyle yönetim kurulunda 2022 yılında ortaklardan ... yönetici olarak görev yaptığı dolayısıyla yönetim kurulunun imzasına ilişkin oylamaya katılamayacakları kabul edilmiştir. Bu durumda davacının 4500 adet payı ile diğer ortak Hamide'nin 450 adet payı dikkate alındığında kararın alınması için gerekli nisap oluşmamıştır. Bu durum kararın yoklukla malül olduğu sonucunu doğurur. İptal kararı değil yokluğun tespitine karar verilmelidir. Bu nedenle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2-Davalı şirketin 04/09/2024 tarihli Genel Kurulunda alınan 6 numaralı kararın yoklukla malul olduğunun tespitine, Genel Kurulun 7.maddesi olan kar payı dağıtımına ilişkin dava daha sonraki genel kurulda kar payı dağıtılması kararı alınmış olduğundan konusuz kalmakla bu madde bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 harçtan başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 155,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.155,00 TL yargılama giderinden kabul (%50) ve red (%50) oranlarına göre hesaplanan 5.077,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı 05/11/2025 Başkan E-imzalı Üye E-imzalı Üye E-imzalı Katip E-imzalı