3. Ceza Dairesi 2023/26630 E. , 2024/8396 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/1611 E., 2022/1165 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırılcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı
**3. Ceza Dairesi 2023/26630 E. , 2024/8396 K.** **"İçtihat Metni"** SAYISI : 2021/1611 E., 2022/1165 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırılcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.10.2017 Tarih, 2020/230 Esas 2021/366 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi'nin 27.10.2022 Tarih, 2021/1611 Esas 2022/1165 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.12.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın atılı suçu işlemediğine, 2.Sanık hakkında CMK'nın 223/2-b bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü " 1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan değerlendirme: Her ne kadar sanık hakkında yapılan ankesör sorgusu ile 2012-2015 yılları arasında Afyonkarahisar ilinden toplamda 6 kez arandığı ve bu aranmaların 2 grup ardışık şekilde gruplandırıldığı, ardışık arama gruplarının tamamının örgütsel yöntem aramalarıyla uyumlu olduğu, ve 2013 yılında Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okuluna yönelik yapılan araştırmada o tarihte Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu sınavına girdiği, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporuna göre örgüt tarafından mensuplarının bu okula sızdırılabilmesi maksadıyla örgüt mensubu şahıslara aday numarası üzerinden kodlama yöntemiyle özel aday numaraları verilerek örgüt mensuplarına avantaj sağlandığı, aday numarasının 2 nci ve 3 üncü hanesinin toplamı 9, 10, 11 ve 12 olan kişilerin örgüt tarafından aday numarası kodlanarak verilen kişiler oldukları, şüphelinin o tarihteki aday numarasının 665931 olduğu, 2 nci ve 3 üncü hanelerinin toplamının 11 olduğu, bu suretle de örgüt tarafından aday numarası verilerek TSK'ya sızdırılan kişilerden olduğunun tespit edildiğinden bahisle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de sanığın silahlı terör örgütü ile bir ilgi ve alakasının olmadığına ilişkin aşamalarda birbiri ile çelişmeyen, samimi ve uyumlu beyanları, Mahkememizde dinlenen, sanık ile ardışık olarak arandığı iddia edilen ve aynı zamanda sanığın kardeşi olan ...'ün söz konusu aramaların emekli olduktan sonra Afyonkarahisar ilinde ikamet eden babalarının yapmış olabileceğine ilişkin beyanı, yine Mahkememizce dinlenen tanık ...'in ifadesinde belirtmiş olduğu "..." isimli kişinin dosyamız sanığı olmadığı ve sanığı tanımadığına ilişkin beyanı, Mahkememizce yapılan yazışma sonucunda söz konusu tanığın bahsettiği ... isimli kişinin İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/10 Esas sayılı dosyasından yargılamasının yapıldığı ve ceza aldığının anlaşılması, sanığın ardışık olarak arandığı tek kişi olan kardeşi ... hakkında UYAP kayıtları sorgulandığında hakkında örgüt üyeliği suçundan herhangi bir soruşturma veya kovuşturmanın bulunmadığı, sanığın iki kez asker şahıs olan kardeşi ... ile aranmasının Yargıtay'ın Ardışık Arama Kriterlerine uygun olmadığı, dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler, deliller ve tanık beyanlarının da sanığın savunmasını doğruladığı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih, 2018/5526 Esas ve 2019/6842 sayılı kararında "...bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması" şeklindeki açıklamaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın iddia edilen eylem ve faaliyetlerinin; silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli olan örgütle organik bağ kurma, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren örgütsel eylem ve faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturamayacağı anlaşılmakla sanığın üzerine yüklenen "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediğini gösterir, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi de gözetilerek üzerine yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerektiği vicdani sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2-Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu yönünden yapılan değerlendirme: Sanık ... hakkında her ne kadar kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan da cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın girmiş olduğu, 2013 yılında yapılan Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu Öğrenci Seçim Sınavlarına ilişkin olarak aday numarası üzerinden kodlanmış olduğu hususunda yapılan tespit dışında sanığın soruları haksız bir şekilde önceden temin ettiğine veya ele geçirdiğine dair başkaca bir beyan veya tespitin yapılamamış olması, sanığın benzer nitelikte kodlama formülü ile belirlenen adaylar arasında bulunduğunun tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığı değerlendirildiğinde sanığın savunmasının aksini kanıtlayan her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve kuvvetli delil elde edilemediği anlaşıldığından Mahkememizce "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi dikkate alınmış, 5271 Sayılı CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın atılı suç yönünden beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan yargılama sonunda sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeter kesin delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin beraat gerekçesine ilişkin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi'nin 27/10/2022 Tarih, 2021/1611 Esas 2022/1165 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.