(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6796 E. , 2008/7135 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.04.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı zararın giderilmesi, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve i…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6796 E. , 2008/7135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.04.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı zararın giderilmesi, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalıların taşınmazda yapılan inşaattan dolayı açılan çukurun tehlike yaratıp zarar verdiğini, bu durumun 20 metre uzunluğunda taş duvar veya perde beton yapılarak giderilmesini, bunun mümkün olmaması halinde dava bedeli 3.982.00 YTL.nin tahsilini istemiştir. Davalılar, 06.06.2007 tarihli dilekçesinde davayı kabul ettiklerini, dava konusu yeri verilecek süre içerisinde yaptıracaklarını savunmuşlardır. Mahkemece, hasar bedeli 3.986.00 YTL. nin tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir. Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemine ilişkindir. Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 683. maddesi uyarınca malik olan kimse taşınmazda kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkisine sahip ise de, anılan yasanın taşınmaz mülkiyet hakkını düzenleyen “komşu ...” bölümünde yer alan 737. maddesinde taşınmaz mülkiyetinden ... yetkilerin kullanımında komşuları etkileyecek taşkınlıktan kaçınılması gereği hükme bağlanmıştır. Davacı, davalıların taşınmazında yapılan kazı işlemlerinin tehlike yarattığını iddia etmektedir. Tespit sonucu inşaat mühendisi tarafından düzenlenen raporda; kazılan yer boyunca 20 metre uzunluğunda taş duvar veya perde beton atılması gerektiği tespit edilmiş, davalılarda bunu yapmayı kabul etmişlerdir. Mahkemece, davacının bu duruma yönelik istemini ve davalıların kabul beyanını değerlendirmeden ikinci kademedeki istek kalemi olan hasar bedelinin tahsiline karar vermesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 04.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.