T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/178 KARAR NO: 2025/2005 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 14/09/2022 NUMARASI: 2021/60 Esas - 2022/788 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/178 KARAR NO: 2025/2005 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 14/09/2022 NUMARASI: 2021/60 Esas - 2022/788 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06/07/2019 günü arkadaşıyla motorda hareket halindeyken davalı şahıs tarafından araçla motora çarptığını, müvekkilinin kafatasında kemik parçalanması oluştuğunu, kırık parçanın kafatasından düşmemesi için birkaç ay boyunca sıkıntılı süreç yaşadığını, hayati tehlikesi olduğu için ciddi tıbbi müdahele gördüğünü, olay sebebiyle psikolojisinin bozulduğunu, kazayla ilgili olarak Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/345 E. numaralı dosyasıyla ceza kovuşturması yapıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, müvekkilinin uğradığı cismani zararın belirlenerek bu zararı karşılayacak maddi tazminat tutarının belirlenmesi, belirlenecek maddi tazminat tutarından, ileride ıslah yoluyla arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.000 TL bedelin, bu süreç boyunca yaşadığı acı, elem ve ızdıraba binaen manevi tazminat olarak kesin ve sadece 25.000 TL bedelin müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça yasal başvuru şartının yerine getirilmediğini ve dava şartı yokluğundan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacının, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kafatasından bir parça kopacak şekilde kırıldığını, bu parça koparak düşmesin diye bir ay riskli bir süreç yaşadığını, düşmeden kaynasa bile kemiğin korteksinin yırtma riski hep olduğunu, bu tür kafatası kırık ve çatlaklarının zararı on yıllar sonra ortaya çıkabildiğini, kaza günü hastane hastane yaşanan sürecin, beyinde hayati riskle bu süreci yaşamak, akabinde yaşanan müşahede ve bakım sürecinde bir insanın yaşadığı elem, acı ve psikolojik travmanın manevi bedelinin 3.000 TL olmaması gerektiğini, bu paranın şu an ortaokul öğrencisinin aylık masrafı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davacının maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine,2-Davacının, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Alınması gerekli 1.366,20 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 102,47 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.263,73 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 102,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,77 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça posta / tebligat / ATK gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 2.250,85 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 900,34 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 20.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,8-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT 10/2. maddesi gereğince hesap edilen 20.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,9-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davacı/davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 190,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025