4. Hukuk Dairesi 2023/11193 E. , 2025/3884 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/68 E., 2023/216 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; m…
**4. Hukuk Dairesi 2023/11193 E. , 2025/3884 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/68 E., 2023/216 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi olarak görev yaptığını, 12.10.2014 tarihinde yapılan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyeliği seçimlerine katılmak için adli yargı tarafından seçilecek üyeler arasından aday olduğunu, adaylığının Yargıçlar ve Savcılar Birliği ve Yargıçlar Sendikası tarafından desteklendiğini, Sabah Gazetesinin 26.08.2014 tarihli nüshasında davalı ... tarafından kaleme alınan ve gazetenin internet sayfasında da yayınlanan “HSYK Seçimleri” başlıklı yazıda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, meslek onuruna zarar verildiğini belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu köşe yazısının kamuoyu tarafından takip edilen çok önemli bir konuyu içerdiğini, bu nedenle kamu yararı bulunduğunu, davaya konu yayının kişisel değer yargısı aktarımı şeklinde bir değerlendirme yazısı olduğunu, davacıya karşı ithamda bulunulmadığını, öz ve biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ve talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/83 Esas 2015/560 sayılı kararı ile; hakimlik mesleğini fiilen yürüten, her konuda tarafsız kalmak zorunda olan bir meslek mensubu hakkında kesin bilgi ve belge olmaksızın suç örgütü olarak tanımlanan bir yapı ile ilişkilendirilecek şekilde yazı yazılmasının yorum ve eleştiri sınırlarını aşar nitelikte olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.03.2018 tarihli ve 2016/5388 Esas, 2018/2038 Karar sayılı ilamıyla; davaya konu yayının güncel olduğu, toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, kişilik haklarına saldırı olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli ve 2018/258 Esas, 2018/444 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2022 tarih ve 2022/4-506 Esas 2022/1422 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu yayın 12.10.2014 tarihinde yapılan ve davacının da adli yargıdan aday olarak katıldığı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerine ilişkin olup bu kapsamda yapılmasında kamu yararı bulunduğu, güncel ve görünür gerçeğe uygun olduğu, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, böylelikle hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu köşe yazısının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu köşe yazısının yayınlandığı tarihte müvekkilinin fiilen hakimlik görevini icra ettiğini, bu mesleğin kamunun güvenini gerektirdiğini, diğer kamu görevlilerine kıyasla daha titizlikle davranılmasının kamu yararı yönünden gerekli olduğunu, köşe yazısının görünür gerçeğe uygun olmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, yayında kamu yararı bulunmadığını, direnme kararının yerinde olduğunu, kişilik haklarına saldırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 26.08.2014 tarihinde Sabah Gazetesi'nde yayınlanan, davalı ... tarafından kaleme alınan “HSYK Seçimleri” başlığı ile yayınlanan köşe yazısı nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.