Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5802 E. , 2024/3032 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5802 Karar No : 2024/3032 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde ver…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5802 E. , 2024/3032 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5802 Karar No : 2024/3032 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde veri hazırlama kontrol işletmeni görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare tarafından her ne kadar, davacının serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kırmızı hat tam muayene usulü ile muayenesini tam olarak yapmadığı, beyan edilen eşya ile antrepodaki eşyanın kap adedini saymadığı, eşyanın boşaltma tutanağı olmamasına rağmen özet beyan hanesine kayıtlı transit beyannamelerinin boşaltma tutanağını aramadığı, boşaltma tutanağı olmayan transit beyannamelerine ilişkin özet beyan eksikliği takibatına gitmediği, tüm bu eylemleri ile kaçakçılık yapılmasına kasten göz yumduğu ve yardımcı olduğunden bahisle disiplin cezası verildiği ileri sürülmekte ise de; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince disiplin cezası verilebilmesi için tespit edilen eylemde “kasıt” unsurunun bulunduğunun ortaya konulmasının gerektiği; uyuşmazlıkta, soruşturma raporu ve eklerinin tamamının birlikte incelenmesinden; isnat olunan eylemlerde davacının "kasıtlı" olduğuna ilişkin somut bir bilgi veya belgenin ortaya konulamadığı, dosyada yer alan bilgi-belge ve ifadelerden davacının, birtakım ihmal, özensizlik, dikkatsizlik ve savsaklamaları olduğu kanaati hasıl olabilecek ise de, davacının kasıtlı olarak görevini yerine getirmediği sonucuna varılamadığı, davalı idare tarafından davacının maddi veya başka bir çıkar elde ettiği yönünde bir iddiada da bulunulmadığı, davacının kastının varlığını ispata yönelik herhangi bir delilin ileri sürülmediği, davacı hakkında kaçakçılık fiiline bilerek ve isteyerek göz yumduğu yahut kaçakçılık yapılmasına yardım edildiğini ortaya koyan adli yargı makamlarınca verilmiş bir kararın da bulunmadığı, bu durumda, isnad edilen somut eylemleri işlemede davacının ihmal ve savsaklamasının olduğu ve tipiklik ilkesinin gözetilmesi kaydı ile bu fiillerin işleniş biçiminin bir disiplin cezası uygulanmasını gerektirecek yoğunluğa ulaştığı anlaşılmış ise de, davacının eylemlerinin 'kast' unsurunun ispatlanamaması sebebiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında nitelendirilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Müfettişlerce hazırlanan soruşturma raporunda, konu ile ilgili olarak detaylı inceleme ve soruşturma yapıldığı, lehte ve aleyhte tüm delillerin incelendiği, kaçakçılık olayının nasıl yapıldığının detaylarıyla ortaya konulduğu, ilgililerin bilgileri alınarak gerekli suç duyurusunda bulunulduğu ve disiplin cezalarının teklif edildiği, yapılan işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarece disiplin cezasına konu fiillerin kasten işlendiğine dair bir delil ileri sürülmediği, antrepolara inen eşyalara ilişkin tutanaklardaki görevlilerin gümrük muayene ve antrepo memurları olduğu, eşyanın antrepolara boşaltılmasında onay/kabul memurunun bir görevinin bulunmadığı, asıl sorumlu olanların cezalandırılmadığı ancak kendisi hakkında işlem tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde veri hazırlama kontrol işletmeni görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, davacı hakkında, "Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak, kaçakçılık fiillerini önlemek, izlemek ve araştırmakla görevli kişilerce bu suçlara kasten göz yumma, resmi belgede sahtecilik'' suçlarından, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/06/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.