1. Hukuk Dairesi 2026/1033 E. , 2026/1553 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1706 E., 2024/178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/45 E., 2021/117 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi …
1. Hukuk Dairesi 2026/1033 E. , 2026/1553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1706 E., 2024/178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/45 E., 2021/117 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu iddiasına dayalı el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Davacı Hazine vekili; ... Mahallesinde bulunan köy boşluğunun 1117,68 metrekaresine, davalının direk dikmek, tel çekmek ve bina yapmak suretiyle haksız olarak müdahale ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ile taşınmaz üzerindeki yapı ve eklentilerin yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı ...; dava konusu yerin kadimden beri öncesinde babası, yaklaşık 30-40 senedir de kendisi tarafından kullanıldığını, köy boşluğunun hizmet malı olmadığını, olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap edilebileceğini belirtip davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda kadastro tespitinin yapıldığı tarih ile taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, davalı yararına zilyetlikle mülkiyeti kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu köy boşluğu niteliğindeki taşınmazın mülkiyetini olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının davalı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan deliller ile 25.01.20 21... .06.2018 tarihli teknik bilirkişi raporlarından; dava dışı 5 20... parsel sayılı taşınmazların kuzey ve kuzeydoğu hudutları ile 517, 5 19... parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan dava konusu taşınmazın 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında köy boşluğu (sokak) olarak tespit dışı bırakıldığı, krokide A harfi ile gösterilen 1111, 68... yüz ölçümlü bölümüne davalı tarafından duvar çekilerek ahır yapılmak sureti ile tecavüz edildiği keşfen saptanmıştır. Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerinde, orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici taşınmazlardan imar-ihya edilerek dava tarihine kadar 20 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet edilenlerin zilyetleri adına tescil edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Terk edilmiş dere yatakları, kayalık, taşlık, yol ve yol boşluğu gibi taşınmazlar ancak imar-ihya yolu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iktisap edilebilirken; ham toprak, hali arazi, köy boşluğu gibi basit ameliye ile zilyet edilebilecek yerler ise aynı Yasa'nın 14. maddesi gereğince iktisap edilebilir. Genel itibarı ile köy boşlukları, köylünün müşterek kullanımında olan boşluklar ve hali boşluklar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Köylünün müşterek kullanımında bulunan boşlukların zilyetlikle edinilmesi mümkün değilken, köylünün müşterek kullanımda olmayan hali boşlukların ise ekonomik amaca uygun kullanılmaları halinde zilyetlikle kazanılmaları mümkündür. Somut olayda; zilyetlikle taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davalı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; her ne kadar, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazın köy boşluğu olup olmadığını bilmediklerini, taşınmaz üzerindeki yapının davalının babası tarafından 1965 - 1966 yıllarında yapıldığını, o zamanlardan itibaren önce davalının babası daha sonra da davalı tarafından kullanıldığını beyan etmiş iseler de mahalli bilirkişilerden ...'in 1972 doğumlu, ...'in ise 1958 doğumlu olup yaşları itibarıyla beyanlarına itibar edilmesi doğru değildir. Kaldı ki, 09.05.2017 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde tarımsal kullanımın bulunmadığı, taşınmaz başında keşif günü çekilen görüntülerden de taşınmazın zemininde ekonomik amaca uygun zilyetliğe tesadüf edilmediği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davacı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.