14. Hukuk Dairesi 2016/3373 E. , 2016/7775 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 08.12.2015 gün ve 2015/11223 Esas -11326 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraf vekillerince kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Da…
**14. Hukuk Dairesi 2016/3373 E. , 2016/7775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 08.12.2015 gün ve 2015/11223 Esas -11326 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraf vekillerince kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, murisleri Kadri'nin davaya konu taşınmazın bulunduğu bölgenin muhtarlık olduğu dönemde muhtarlıktan satın alarak bina yaptığını, daha sonra davalı ... Belediyesinin 28.04.1978 günlü Encümen Kararı ile taşınmazı yeniden satın aldığını, bedeli ödenen taşınmazın imar uygulamasıyla 1314 ada 1 parsel olduğunu, davalı belediyenin tapu kaydına devretmediğini ileri sürerek taşınmazdaki davalıya ait payın adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı, zamanaşımı süresinin geçtiğini, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini, taraflar arasında satış işleminin olmadığı gibi belediye meclis kararının da bulunmadığını, bedelin ödenmediğini ve tapu tahsis belgesinin de düzenlenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının zeminde kullandığı alandan....düşülerek davalı payından 11392/240000 payının davacılar adına tesciline ve depo edilen bedelin davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizin 08.12.2015 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Davacılar vekili ve davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 6100 sayılı HMK’nun “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. 10.4.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmasızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.