T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1734 - 2025/1929 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1734 KARAR NO : 2025/1929 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2024 NUMARASI : 2022/... Esas ve 2024/... Karar DAVACI : ...-TC: VEKİLİ : Av DAVALI : 1-... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ A.Ş…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1734 - 2025/1929 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1734 KARAR NO : 2025/1929 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2024 NUMARASI : 2022/... Esas ve 2024/... Karar DAVACI : ...-TC: VEKİLİ : Av DAVALI : 1-... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ A.Ş. VEKİLİ : Av. İBRAHİM ATEŞ-[16346-43850-09641] UETS DAVALI : 2-... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. MEMDUH KORAY İÇÖZ- [16859-58437-83740] UETS DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat (Elektrik Enerjisinin Haksız Olarak Kesilmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 Tarih, 2022/... Esas ve 2024/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin 01/03/2016 tarihinde soğuk tel çekme ve çivi imalatı yapımı için iş yeri açtığını, *********** sözleşme numaralı aboneliği 2016 yılı Mart ayında aldığını, iş yerine 100 KW güç akımının yetmeyeceğinin düşünülerek akımın yükseltilmesi için 2016 yılı Ekim ayında davalılara başvuru yapıldığını, davalılar tarafından 2016 yılı Mart ayından itibaren 200 KW elektrik kullanılıyormuş gibi işlemler yapıldığını, müvekkiline 17/10/2016 tarih ve seri A ... numaralı 52.522,40 TL bedelli ek tüketim faturası düzenlendiğini, 2016 yılı Aralık ayında müvekkile ait iş yerinin elektriğinin kesildiğini, 05/05/2017 tarihinde sözleşmesinin sonlandırıldığını, müvekkili tarafından Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, 19/09/2019 tarihli ilamı ile davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi yönünden davalının kabulüne ve ek tüketim faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2022 Tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı karar ile her iki davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğunu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararın kaldırılmasına ve her iki davalı yönünden davanın kabulüne kesin olarak karar verildiğini, müvekkilinin daha önce aldığı siparişleri yetiştirmek adına jeneratör çalıştırdığını, bunun çok masraflı olduğunu, bankadan krediler çektiğini, etrafındaki kişilere borçlandığını, evliliğinin maddi zorluklar nedeniyle geciktiğini, 2018 yılında ticari işletmesini kapatmak zorunda kaldığını, ticari itibarının zedelendiğini, davalıların haksız ve hukuka aykırı işlemleri nedeniyle davacı müvekkilinin oluşan maddi ve manevi zararının kısmen giderilmesi için davayı açtığını, miktarı tam olarak belirlendiğinde harcı tamamlanmak üzere 15.000,00 TL belirsiz ticari kazanç kaybının 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinin, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL yakıt giderinin 01/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davacı müvekkilinin yaşadığı acı ve üzüntü ile ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE: Müvekkili şirket aleyhine açılmış olanan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davanın öncelikle görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının gerçek kişi olduğunu tacir olmadığını, belirsiz alacak/kısmi alacak davacı açılmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, davacının kullandığı yakıtın giderinin belli olduğunu, ticari anlamda ne kadar zarara uğradığını belirleyebilecek durumda olduğunu, davacının talep konusu alacağını net bir şekilde belirleyebileceğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının eksik harcı ikmal etmesini, davacının tazminat talep hakkı zamanaşımına uğradığının bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu fatura ve elektrik kesme işlemlerinin 2017 yılında gerçekleştiğini, 2018 yılında iş yerini kapattığını, davacının Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... esasını 27/07/2017 yılında açtığını, bu davada tazminat talep etmediğini, tazminata ilişkin taleplerini saklı tutmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, zenginleşme amacı taşıdığını, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında 31/07/2017 tarihinde elektrik arzının sağlanması ile ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve davacıya elektrik arzı sağlandığını, davacının beyanına göre elektrik arzının 01/08/2017 tarihinde sağlanmasına rağmen 2018 yılında iş yerini kapatması olayının elektrik kesintisi ve bu dönemde jeneratör kullanmasına bağlaması arasında illiyet bağının olmadığını, davacının maddi tazminat talep etmesinin şartların gerçekleşmediğini, manevi zararını ispat edemediğini, davanın görev ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE: Müvekkili şirketin fatura borcunun ödenmemesi halinde ilgili perakende şirketi bildirimi ile elektrik enerjisini kesmesi yasal bir yükümlülük olduğunu, tazminat davasında yönetmelik emrini yerine getiren müvekkili şirket yönünden kusur ve illiyet bağı unsurları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının iddia ettiği zararların maddi gerçeğe uygun olmadığını, Medeni Kanun'un 2. ve 3. maddelerine aykırı olduğunu, davacının 27/07/2017 tarihinde açmış olduğu Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... esas sayılı dava dosyasında 31/07/2017 tarihinde elektrik arzının sağlanması ile ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, elektrik sağlandığını, davacının beyanında elektrik arzının 01/08/2017 tarihinde sağlanmasına rağmen 2018 yılında iş yerini kapatmasının dava konusu işlemlerle illiyet bağını ispatlayamadığını, haksız davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "...Bu bağlamda; davacının 26/01/2017-05/05/2017 tarihleri arasında elektrik kesintisinin tek dayanağı 17/10/2016 tarih ve seri A ... numaralı 52.522,40 TL bedelli ek tüketim faturası olmayıp, başkaca ödenmemiş faturaların bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen Yüksek Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesinin 5/d maddesinde; “Müşteri, tahakkuk ettirilen fatura bedelini fatura veya ödeme bildiriminde belirtilen ödeme merkezlerine süresi içerisinde ödemekle yükümlüdür. Müşteriye tahakkuk ettirilen fatura bedeli, belirtilen son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde, son ödeme tarihini izleyen beş iş günü(dahil) içerisinde müşteriye bir kez daha bildirimde bulunulur. Bu bildirime rağmen fatura bedeli bildirimini takip eden beş iş günü (dahil) içerisinde ödenmediği takdirde müşterinin elektriği kesilir” hükmü dikkate alındığında davalı tarafça bildirim yapılması üzerine aleyhine menfi tespit davası açılan fatura ve ödenmeyen diğer faturalar sonucu davacının elektriği kesilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 16. maddesinin 1.fıkrasına göre tacir sıfatına haiz olduğu ve yine aynı kanunun 18. maddesinin 2.fıkrası uyarınca ise, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, bu çerçevede de işlettiği 6102 sayılı TTK'nun 16. maddesinin 1.fıkrasına göre tacir sıfatına haiz olduğu ve yine aynı kanunun 18. maddesinin 2.fıkrası uyarınca ise, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, işletmenin devamlılığını sağlayacak tedbir ve önemleri almakla yükümlü olduğu, davalı tarafından hatalı tüketim faturası düzenlenmesi, fatura bedelinin yüksek ve ödemede sıkıntı yaratacak boyutunda olması davacının elektrik kesintisi yaşamasında kusurlu sebepler arasında olsa da bu fatura ile birlikte başkaca ödenmemiş faturaların bulunması sebebiyle kesintinin olmasında davacının kendi kusurunun da bulunduğu, davacı her ne kadar yakıt gideri ve kazanç kaybına ilişkin zararını talep etmiş ise de bu zararlarını somut, net ve yazılı delille ispatlayamadığı, olayda manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının tüm talepleri yönünden davasının reddine...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: İlk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkilinin 01.03.2016 tarihinde .... No:1/1 Seyhan/Adana adresinde 01.03.2016 tarihinde soğuk tel çekme ve çivi imalatı yapımı için işyeri açtığını ve ... sözleşme numaralı aboneliğini 2016 yılı Mart ayında aldığını, iş yerine 100 KW güç akımının yetmeyeceği düşünülerek akımın yükseltilmesi için müvekkilinin davalılara başvuru yaptığını, abone sayaç ve trafo işlemlerinin 2016 yılı Ekim ayında yapılmış olduğunu, davalılar tarafından 2016 yılı Mart ayından itibaren 200 KW elektrik kullanılıyormuş gibi iş ve işlemler yapılarak davacı müvekkiline 17.10.2016 tarih ve seri A ... numaralı 52.522,40 TL bedelli ek tüketim faturasının düzenlendiğini, davacı müvekkili tarafından yanlışlığın düzeltilmesi için faturayı tanzim eden davalıya itiraz başvurusunda bulunulmuş ise de olumsuz yanıt alındığını, davacı müvekkili tarafından davalı şirketler aleyhine muarazanın önlenmesi, söz konusu tek tüketim faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, elektrik aboneliğin tesisi ve tedbiren işyerine elektrik akışının sağlanması için Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden davanın açılmış olduğunu, bu dava dosyasının istinaf incelemesi neticesinde davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş ve diğer davalı ... şirketinin müteselsilen sorumlu olduğu yönünde kanaate varıldığını, davacı müvekkilinin işyerinin elektriğinin kesilmesi üzerine daha önceden parasını aldığı siparişleri yetiştirmek ve teslim etmek zorunda olduğundan arkadaşlarından 100 KW güce sahip jeneratör alarak bir ay süreyle jeneratör çalıştırmak suretiyle çalışanları ile beraber siparişleri yetiştirmeye çalışmış ise de enerji yetersizliği ve elektrik giderinin çok üstünde yakıt masrafları nedeniyle işine daha fazla devam edemediğini, yetiştirmediği siparişlerden dolayı çok fazla zarara uğramış olduğunu ve müşterilerini kaybettiğini, davacı müvekkilinin işyerini ayakta tutmak için bankalardan kredi kullandığını, kullanmış olduğu kredilerin geri ödemelerini yapamadığını, eşinden dostundan borç almış olduğunu ancak borçlarını ödeyemediğini, bu süreçte bir yıl boyunca çalışanlarını çıkartmadan maaş ve SSK ücretlerini ödeyerek işyerini kurtarmak için uğraştığını, müvekkili iş yerini ayakta tutmaya yönelik tüm bu çabalarına rağmen elektrik olmadan jeneratör ile işin yürüyemeyeceğini görmesi, müşteri kaybı nedeniyle düştüğü ekonomik zorluk içinde işyerini 2018 yılında kapatmak zorunda kaldığını, işyerini kapatan müvekkilinin iş makinalarını satarak borçlarını kısmen de olsa kapatabildiğini, müvekkilinin ticari anlamda yaşadığı bu zorluk ve terslikler nedeniyle ticari itibar kaybına uğradığını, özel hayatında da sorunlar yaşadığını, ailesi ile arasının bozulduğunu, en önemlisi de bu süreçte evlilik arifesinde olduğundan ekonomik zorluklar nedeniyle evliliğini geciktirdiğini, dava konusu müvekkiline ait iş yerinin elektriğinin haksız ve hukluka aykırı olarak kesilmesinin haksız fiil niteliğinde olup meydana gelen maddi ve manevi zararın tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceğini, dava dayanağı eylemin haksız fiil olup hukuki işlem niteliğinde olmadığından tanıkla ispat sınırı uygulanamayacağı gibi davalı tarafların tanık dinletilmesine muvafakat edip etmemelerinin öneminin bulunmadığını, ayrıca maddi vakaların tanıkla ispatına da yasal bir engelin de bulunmadığını, dinlenilecek tanıkların dinleneceği hususlar da gözetildiğinde maddi vakalara ilişkin beyanda bulunulacağı da gözetildiğinde mahkemece tanık dinletme yönündeki talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki tüm bu talepler kapsamında tanık dinlenilmesine gerek görülmese dahi manevi tazminat talebi yönünden tanık dinlenilmesinin gerektiğini, dosya kapsamında aldırılan ve 03.12.2023 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadan hüküm kurulmuş olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin bildirmiş olduğu zararın elektrik kesintisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak tespit edilemediğini, bu nedenle hesaplama yapılmadığının bildirildiğini, müvekkilinin zararının elektrik kesintisinden kaynaklandığının defterlere işlenebilecek herhangi bir ibare ile kanıtlanmasının mümkün olmadığını, aksine öncesinde zarar bildirmeyen bir şirketin elektriğin kesilmesi ile birlikte zarar bildirmesi söz konusu ise bu durumun elektrik kesintisinden kaynaklandığının kabul edilmesinin gerektiğini, ayrıca elektrik kesintisi ve bunun yarattığı sonuçların hayatın akışı içerisinde yaşanan maddi vakıalar olduğunu, bu konunun tespiti için tanık dinlenilmesinin gerektiğini ancak ilk derece mahkemesinin tanık dinletme talebini reddettiğini, istinaf talebinin kabulü ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Elektrik enerjisinin hukuka aykırı olarak kesilmesi nedeni ile ortaya çıkan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının soğuk tel çekme ve çivi imalatı yapımı işini gerçekleştirdiği iş yerine ilişkin olarak 2016 yılı Mart ayından başlayan *********** sözleşme numaralı aboneliğinin bulunduğunu, iş yerine 100 KW güç akımının yetmeyeceğini düşünerek akımın yükseltilmesi için 2016 yılı Ekim ayında yapmış olduğu müracaat sonrasında akım gücünü 200 KW olarak değiştirdiğini ancak 2016 Mart ayından itibaren 200 KW kullanıyormuş gibi 52.522,40 TL bedelli ek tüketim faturası düzenlendiğini, 2016 yılı Aralık ayında iş yerinin elektriğinin kesildiğini, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davada davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi yönünden davalının kabulüne ve ek tüketim faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2022 Tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı ilamı ile her iki davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararın kaldırılmasına ve her iki davalı yönünden davanın kabulüne kesin olarak karar verildiğini, davacının elektriğinin haksız yere kesilmesi nedeni ile daha önce aldığı siparişleri yetiştirmek adına jeneratör çalıştırdığını, bunun çok masraflı olduğunu, bankadan krediler çektiğini, etrafındaki kişilere borçlandığını, evliliğinin maddi zorluklar nedeniyle geciktiğini, 2018 yılında ticari işletmesini kapatmak zorunda kaldığını, ticari itibarının zedelendiğini belirterek 15.000,00 TL kazanç kaybı, 5000,00 TL yakıt gideri ve 100.000,00 TL manevi zararın tazmini istemi ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 13/02/2024 Tarih, 2022/... Esas ve 2024/... Karar sayılı karar ile "davanın reddine" karar verildiği, davacı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. 28513 sayılı ve 30.12.2012 tarihli (2. mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 25.09.2002 tarihli ve 24887 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin “zamanında ödenmeyen borçlar” başlıklı 24. maddesi; “Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması halinde, nihai tüketicilere enerji tedarik eden lisans sahibi şirketlerin bildirimi üzerine, en geç 5 iş günü içerisinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilir. Söz konusu durum iki gün içerisinde dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye bildirilir” olarak değiştirilmiştir. Yine taraflar arasında imzalanan 07/03/2016 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi'nin Faturalama ve Ödeme başlıklı 9. Maddesinin 3. Fıkrasında; "Abonenin fatura bedelini son ödeme tarihine kadar ödememesi halinde şirket tarafından aboneye yazılı olarak 2. Bildirimde bulunulur. İkinci bildirimde aboneye bildirimin yapıldığı tarihten itibaren en az 5 iş günü ödeme süresi tanınır. Geçmiş dönem borçları için 5 iş günü ödeme süresine uymak ve elektriğin kesileceğine ilişkin bilgilendirmeyi sağlamak şartı ile ikinci bildirim bir sonraki dönem ödeme bildirimi ile de yapılabilir. Söz konusu bildirimde abonenin ödeme yükümlülüğünü belirtilen sürede yerine getirmemesi halinde elektrik enerjisinin kesileceği ihtar edilir.... Abone ikinci bildirimde belirlenen süre içerisinde ödeme yapmazsa şirket abonenin elektriğinin kesilmesi amacıyla Teiaş'a ve/veya ilgili dağıtım şirketine bildirimde bulunur..." Yine; 6098 sayılı TBK'nin 58/1 maddesine göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık, manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Davalının sorumluluğunun yasal dayanağı sözleşmeye aykırılık olmakla birlikte, TBK'nin 114/2. maddesine göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanması gerekmektedir. Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevi tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yine manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu manevi acı ve ızdırabı ifade eder. 6098 sayılı TBK'nın 58. Maddesine göre; şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğinin ispat edilmesi gerekmektedir. (Benzer mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/... Karar sayılı ilamları) Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Davacının davalı Perakende şirketi tarafından düzenlenen 17/10/2017 tarih ve seri A ... nolu 52.522,40 TL'lik ek tüketimi faturası nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 19/09/2019 Tarih, 2017/... Esas ve 2019/... Karar sayılı karar ile "1-... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, 2-... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'ye karşı açılan davanın kabulü ile, davacının davalılardan ... ... elektrik Perakende Satış AŞ tarafından davacıya düzenlenen 17/10/2016 tarih ve A) ... seri nolu 52.522,40 TL'lik fatura nedeni ile borçlu olmadığının tespitine" karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, yapılan inceleme neticesinde 08/02/2022 Tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı karar ile davalıların müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilerek "Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2019 tarih ve 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak davanın esası ile ilgili olarak yeniden aşağıdaki hükmün kurulmasına; davanın kabulü ile davacının düzenlenen 17/10/2016 tarih ve A) ... seri nolu 52.522,40 TL'lik fatura nedeni ile borçlu olmadığının tespitine" karar verildiği ve kararın 08/02/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı hakkında tahakkuk eden ... seri nolu 52.522,40 TL bedelli faturanın usulüne uygun olarak tanzim edilmediği ve bu nedenle davacının bu fatura nedeni ile borçlu olmadığının tespitine kesin olarak karar verildiği, bu nedenle bu fatura nedeni ile elektriğin kesilmiş olmasından dolayı davalıların haksız kesinti nedeni ile sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca dosya kapsamındaki faturaların incelenmesinde; Davacı hakkında 05/01/2017 son ödeme tarihli 6.093,70 TL bedelli fatura tanzim edildiği, bu faturada geçmiş dönem borcunun 52.617,00 (iptal edilen fatura) TL olarak gösterildiği, akabinde .../01/2017 tanzim ve 02/02/2017 son ödeme tarihli 3.439,10 TL bedelli faturanın tanzim edildiği, bu faturada eski borç bakiyesinin 58.616,10 TL olarak gösterildiği, faturanın "mesajınız var" kısmında "52.617,20 TL'lik fatura yönünden 5 iş günlük sürenin verilerek ödeme yapılmaması halinde elektriğin kesileceğinin" ihtar edildiği, bakiye borç yönünden bir süre verilmesi durumunun söz konusu olmadığı, yine 5 iş günü beklenmeksizin de 26/01/2017 tarihinde elektriğin kesildiği, davacı hakkındaki 04/11/2016 tarihli ve 52.522,40 TL bedelli faturanın iptal edilmesi ile birlikte davacının bu fatura dışında da ödenmeyen fatura bedellerinin bulunduğunun 02/02/2017 son ödeme tarihli 3.439,10 TL bedelli faturada yer alan eski borç bakiyesi açıklamasından anlaşıldığı ancak davacıya yukarıda yer verilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca iptal edilen fatura dışındaki faturalara ilişkin usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, 5 iş günü ek süre verilmediği ve neticede .../01/2016 tarihinde elektriğin haksız olarak kesildiği anlaşılmıştır. Sözleşmeye göre davacının elektriğin kesilmesinden sonraki beş gün içerisinde borcu ödemek için sahip olduğu süre hem bir hak hem de bir borçtur. Davacı bu borca rağmen edimini ifa etmemiş, geçmiş günlerden kalan fatura bedelini ödememiştir. Bu nedenle beş günün sonunda artık kesintinin hukuka aykırı olduğundan ve davalı kesinti nedeniyle oluşacak sonuçlardan sorumlu olacağından bahsedilemez, bu andan itibaren kusur davacıya ait olacaktır. Ne var ki söz konusu beş günlük ödeme süresi aynı zamanda müşteri için bir hak olduğuna göre kesinti anı bildirim niteliğinde sayılsa bile, davacının bu beş günlük süreden mahrum bırakılarak doğrudan elektrik kullanımından mahrum bırakılmış olması, şayet uğranıldığı iddia olunan zarar bu süre içerisinde doğmuş ve gerçekleşmişse davalının giderim borcunu doğuracaktır. Daha öz bir anlatımla davalı ancak kesintiden sonraki beş gün içerisinde bir zarar doğduysa bu zarardan sorumlu tutulabilecektir. Bu tarihten sonraki doğan zararlarda kusur davacıya ait olduğundan davalının sorumluluğundan bahsedilemeyecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .../12/2021 Tarih, 2018/... Karar sayılı ilamı) Mahkemece zarar tespiti bakımından taraf delillerinin toplandığı, ticari defterlerin dosya arasına alındığı ve dava dosyasının bilirkişi heyetine tevdi edildiği, Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. ..., S.M.Mali Müşavir Bağımsız Denetçi ... ile Elektrik Mühendisi... tarafından tanzim edilen 05/12/2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Davacı defterlerin 213 sayılı VUK’nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığı; ayrıca TTK’nın 64. maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işleminin de yaptırılmış olduğu, bu defterlerin VUK’nun 215. ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın yasal kayıtlarının incelenmesinden, normal alım satım ile ilgili faturaların düzenlenmiş olduğu, imalat ve üretim ile ilgili bir bilgi olmadığından 2017 yılı zararının somut olarak elektrik kesintisine dayalı olduğu kesin olarak belirlenememiştir. Davacı taraf, davalı şirketlerin elektriğini kestiği için jeneratör aldığını ileri sürmüş ise de; 2016,2017 yılında defterinde demirbaş alışının görünmediği gibi faturalarının incelenmesinden jeneratör alışına rastlanmamıştır. Öte yandan jeneratör yakıtı ile herhangi bir yakıt (motorin/benzin) faturasına rastlanmadığı, 2016-2017 yıllarında sigortalı 4 işçisinin olduğu görülmüştür. Dava dosyası incelendiğinde, davacının kullandığı tesisatta 26.01.2017-05.05.2017 tarihleri arasında elektriğinin kesik olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu dönemde jeneratör satın aldığı veya kiraladığı tespit edilemediği gibi jeneratör için aldığı yakıt miktarının hesabı için bilgi ve belge ibraz edilmediği görülmüştür. Davacının 2016 yılında net 14.000,87.-TL kazanç beyan ettiği; 2017 yılı gelir vergisi beyannamesinde ise 67.699,82.-TL zarar beyan ettiği tespit edilmiştir. Ancak bu zararın 26.01.2017 – 05.05.2017 tarihleri arasında jeneratör ile üretim yapmasından kaynaklandığını gösterir bilgi ve belge tespit edilememiştir. Davacının 2017 yılında yaptığı imalat ve üretim ile ilgili bilgi ve belgenin ibrazı halinde 2017 yılı zararının somut olarak elektrik kesintisine dayalı olup olmadığı ve miktarının değerlendirilmesi mümkün olacaktır, takdir sayın Mahkemenindir." şeklinde kanaate varıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyet raporunda da açıklandığı üzere davacının işletmesindeki elektriğin kesilmesi nedeni ile uğradığını iddia ettiği zararını usulüne uygun deliller ile ispat edemediği, davanın zarar olarak dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar dikkate alındığında bu zarar kalemlerinin tanık delili ile ispatının mümkün olmadığı, davacının zararın ispatına yönelik (fatura, sipariş formu, sözleşme....gibi) belgeleri dosyaya ibraz edemediği, netice olarak maddi zararın varlığının davacı tarafından kanıtlanamadığı, davacının elektriğinin haksız olarak kesilmesi nedeni ile oluşan ihlalin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, salt sözleşmeye aykırılığın ise davacının kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirilemeyeceği, davaya konu olayda davacının kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilebilecek bir hususun bulunmadığı, dolayısıyla ortada kanunun aradığı niteliklere uygun haksız bir fiilin mevcut olmadığı, buna göre Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı, tüm bu nedenlerle mahkemece usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVACIDAN tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 6-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır