12. Ceza Dairesi 2024/3104 E. , 2025/976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Ağır Cea Mahkemesi SAYISI : 2023/359 E., 2023/327 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istem
**12. Ceza Dairesi 2024/3104 E. , 2025/976 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Ağır Cea Mahkemesi SAYISI : 2023/359 E., 2023/327 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 36.088,35 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 35.702,44 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2023 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile ilk koruma tedbiri dönemi bakımından 31.178,25 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden, ikinci koruma tedbiri dönemi bakımından 3.981,72 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 13.07.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, iki tarafın temyiz etmesine rağmen 21.11.2023 tarihli tebliğnamede davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşü üzerine Dairemizin 27.05.2024 tarihli tevdi kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.07.2024 tarihli tebliğnamede davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin hakkında hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, ağır ceza evi şartlarında ruhen bitme noktasına geldiğini, toplumdaki itibarının zedelendiğini, vekalet ücretinin maddi ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı verilmesi gerektiğini, Davalı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olduğunu, idareye kusur atfedilmemesi gerektiğini, zarar görenin de kusur durumunun dikkate alınması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminatların fazla olduğunu, faizin ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, dosyanın bozulması gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 Esas – 2016/394 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından yargılandığı, 26.03.2009 – 19.04.2013 tarihleri arasında 1485 gün gözaltı ve tutuklu, 13.07.2015 – 12.11.2015 tarihleri arasında 122 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.03.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 /1. Maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanunun 142/9. fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından, davacı lehine 22.773,99 TL nispi vekalet ücreti ödenmesi gerekirken, 23.225,59 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği, hüküm fıkrasının vekalet ücretinin belirlendiği bölümünde yer alan "23.225,59" ibaresinin çıkartılarak yerine "22.773,99" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.