4. Hukuk Dairesi 2022/1627 E. , 2023/11613 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1518 E., 2021/1955 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/182 E., 2019/592 K. Taraflar arasındaki basın yoluyla kişilik haklarının ihlali iddiasına dayalı manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. K
**4. Hukuk Dairesi 2022/1627 E. , 2023/11613 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1518 E., 2021/1955 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/182 E., 2019/592 K. Taraflar arasındaki basın yoluyla kişilik haklarının ihlali iddiasına dayalı manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Avukat ..... geldi. Davacı tarafından gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 31.10.2023 Salı gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.03.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Patates İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulaması Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı ile patates ithalatına ilişkin düzenleme yapıldığını, bu karar çerçevesinde T.C. Devleti'nin tarım, ticaret ve ekonomi politikası gereğince 20.04.2019 tarihine kadar olan dönem için 200.000 ton patates ithalatında %0 gümrük vergisi oranı ile tarife kontenjanı açıldığını, tarife kontejanının dağıtım yöntemi ile başvuru ve kullanım usul ve esaslarının Ticaret Bakanlığı'nca yayımlanacak tebliğ ile belirleneceğinin belirtildiğini ve 6. maddesinde "Bu karar hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür" düzenlemesine yer verilerek aynı gün Resmi Gazete'de ilgili tebliğin yayımlandığını, Cumhurbaşkanı kararının yayımlanmasının ertesinde davalının yazılı basın yoluyla müvekkili ve ailesine karşı alenen aşağılayıcı, küçük düşürücü, saygınlık ve itibar zedeleyici şekilde hakaret, iftira ve ithamlarda bulunduğunu, davalının 14.03.2019 tarihli köşe yazısında "...Ve maalesef bu gün...200 bin ton patates ithal ediyoruz. Uzayda bile yetişiyor. Çölde bile yetişiyor. Topraksız bile yetişiyor. Dünyanın en bereketli memleketi Türkiye, ithal ediyor. Hani, ben bunun babasını da sevmezdim diye bir laf vardır ya...ben bu tarım bakanının babasını da sevmezdim. Anap'ın bakanıydı, bal tutan parmağını yalar misal, bakanlık koltuğunda otururken, İzmir'de Toki desteğiyle villa sitesi kurdu, o sitenin adını gayet pişkin şekilde "Baltutan Sitesi" koydular! Kardeşi desen... Rektördü, fetoculuktan hapiste, yargılanıyor. Kendi mahareti de, patates ithalatı sayesinde öğrenildi...Sıfır gümrükle patates ithal eden tarım bakanımızın, tarım bakanlığı koltuğuna oturana kadar, Kanadalı patates şirketi McCain Foods'un danışmanı olduğu ortaya çıktı. Yerli ve milli değilmi? Elin oğlu uzayda bile tarım yapıyor ama... Böylesini anca biz yetiştiriyoruz yani!" şeklinde ifadelere yer verdiğini, Bakanlık görevi öncesindeki profesyonel hayatındaki çalışmalarını tarife kontejanı açılmasıyla ilişkilendirerek müvekkilinin kendisine veya çevresine çıkar sağladığı imasına yer verildiğini, ayrıca Devletin bir çok kademesinde vatanına ve milletine hizmet etmiş, saygın bir Devlet adamı olan babası Prof. Ekrem Pakdemirli'nin aziz hatırasını hedef aldığını, küçük düşürücü, aşağılayıcı, saygınlığını zedeleyici, rencide edici ifadelere yer verdiğini, müvekkilinin yabancı bir firmaya bir dönem danışmanlık yaptığını, profesyonel hayatında başarılı olduğundan yola çıkarak, davalının uydurma ve kurgu ile müvekkilinin yerelliği ve milliyeti dahil manevi değerlerine dil uzattığını, kamuoyu nezdinde karalama kampanyası başlatmak istediğini, davalının iddiasına konu olan idari işlem ve kararların müvekkilinin tasarrufunda olmadığı gibi, açılan tarife kontenjanın dağıtım yöntemi ile başvuru, usul ve esaslarına ilişkin Ticaret Bakanlığı tebliği yayımlanacağı ve Cumhurbaşkanı Kararı hükümlerinin Ticaret Bakanı tarafından yürütüleceğinin belirlendiğini, mesleği gazetecilik olan davalının sorgulama ve araştırma yapmadan sadece sosyal infial yaratmak ve kamuoyunu etkilemek maksadı ile müvekkilini ve ailesini hedef alan aşağılayıcı ve küçük düşürücü ifadelere yer verdiğini, müvekkilinin Tarım ve Orman Bakanı olması hasebiyle maruz kaldığı bu saldırı nedeniyle manevi zarara uğradığını, kamuoyunda itibarının zedelendiğini, üçüncü kişilerin hakaretlerine maruz kaldığını, davalının haksız fiili örnek alınarak müvekkili aleyhine sosyal linç kampanyası başlatıldığını, davalının da bunu amaçladığını, davalının haksız ve mesnetsiz iddialarla müvekkilinin kişilik haklarına saldırı gerçekleştirdiğini belirterek müvekkili yararına 300.000,00 TL manevi tazminata ve Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddesi ile TBK'nın 58 inci maddesi uyarınca müvekkilinin kişilik haklarına saldırıların ve bu saldırıları gerçekleştiren davalının kınanmasına, mahkeme kararının ülke genelinde trajı 50.000'in üzerinde olan ulusal bir gazetede yayımlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yazısında gelişen teknolojiden, bu teknoloji ile birlikte gıda alanında yaşanan gelişmelerden bahisle, uzayda, çölde ve topraksız alanda yetiştirilen sebze ve meyveleri anlattığını, yazısının son kısmında ise dünyada yaşanan tüm gelişmelere rağmen Türkiye'nin 200 bin ton patates ithal etmesine değinildiğini, dünyada, uzayda, çölde ve topraksız alanda yetiştirilen sebze ve meyveler mevcutken dünyanın en bereketli topraklarından birine sahip olan ülkemizin patates ithal etmesine sitem ederek, bu durumu eleştirdiğini, davacının Kanadalı patates şirketi McCain Foods'un danışmanlığını yaptığı yönünde iddiaların ortaya çıkması üzerine müvekkilinin bu iddiaya değindiğini, hakaret etmeyip, kesin hükümde bulunmadığını, davacının diğer iddialarını kabul etmediklerini, ülkenin yönetiminde ve idaresinde söz sahibi olan Bakan'ın herhangi bir vatandaşa kıyasla daha sert şekilde eleştirilmesinin söz konusu olduğunu, davacının sosyal linç yaşamasına sebep olduğu iddiasının gerçek olmadığını, sosyal paylaşım platformu olan ekşi sözlük çıktılarından, müvekkilinin köşe yazısından daha önce yazılmış yorumların söz konusu olduğunu, hatta hakkında çok daha önceden yer alan yorumların mahkeme kararı ile sildirdiğinin görüldüğünü, bir kişiyi sevmediğini söylemek hakaret olmayıp, düşünce ve ifade özgürlüğünün bir parçası olduğunu, müvekkilinin sınırları aşmadan hem ifade özgürlüğünü, hem basın özgürlüğünü kullandığını, müvekkilinin davacının babası hakkındaki değindiği konuların hepsinin Meclis gündeminde yer aldığını, milletvekilleri tarafından tartışıldığını, bu konuda soru önergesi verildiğini, davacının siyasi kişiliği bulunduğunu, eleştirilere açık olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının gazeteci olması, patates ithalatına yönelik eleştirilerinin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, köşe yazısında davacının ailesine yönelik beyanların aşağılayıcı ya da küçük düşürücü nitelikte olmadığı, kamuoyunu ilgilendiren ve güncel olan iddiaların sorgulanması, araştırılması ve kamuoyuna aktarılmasının gazetecilik mesleği ve basın özgürlüğünün bir gereği olmasına rağmen, köşe yazısında davacı hakkında "Sıfır gümrükle patates ithal eden tarım bakanımızın..." şeklindeki ifadenin gerçeği yansıtmadığı, davalının bu ifadeleri ile sanki patates ithalinde yetkili kişinin davacı olduğu algısını yarattığı, hukuka aykırı bu ifadeler nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen davacının manevi tazminat isteme hakkı doğduğu anlaşıldığından takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, davalı tarafından kullanılan ifadeler, basın hürriyeti, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aştığını, davalı tarafından müvekkili ve ailesi hakkında kamuoyu nezdinde algı yaratmak ve kamuoyunu yanlı yönlendirmek maksadıyla hareket edildiğini, müvekkilinin manevi zararına neden olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının caydırıcı niteliğinden uzak olduğunu, kararın yayınlanması ve davalının kınanması taleplerinin reddedilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının çelişkili olduğunu, dava konusu yazının eleştiri niteliğinde ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının T.C. Tarım ve Orman Bakanı olarak siyasi bir kimliği olduğu, siyaseti seçmekle bilinçli olarak tutum ve davranışlarını kamuoyunun denetimine açtığı, davalının ise gazeteci olduğu, dava konusu edilen köşe yazısının yayınlandığı tarihteki ekonomik gelişmeler ile bu kapsamda patates ithalatına yönelik Cumhurbaşkanlığı kararı alındığı, bu hususun kamuoyunda merakla takip edilen bir konu olup dava konusu köşe yazısına toplumsal ilginin bulunduğu, dava konusu köşe yazısının kamuoyunu ilgilendiren ve güncel olan iddiaların sorgulanması, araştırılması ve kamuoyuna aktarılması kapsamında yazıldığı, köşe yazısının asıl amacının bereketli topraklara sahip bir ülke olan Türkiye’nin patates ithal etme ihtiyacı duyacak durumda olmasının eleştirisi niteliğinde olduğu, patates ithal etme yetkisinin hangi bakanlıkta olduğu hususunun yazının bağlam bütünlüğü esas alındığında ayrıntı niteliğinde olup, sırf bu cümlenin cımbızlanarak manevi tazminata esas alınmasının doğru olmadığı, kaldı ki bu cümle ile davacıya bir suç isnadında bulunduğundan da söz edilemeyeceği anlaşıldığından, kamusal yarar ve toplumsal ilgiye haiz bir konu hakkında kişisel değer yargılarını da katarak ifade özgürlüğü sınırları içinde kalan davaya konu köşe yazısındaki eleştirilere, davacının siyasi kimliği gereği daha fazla katlanması gerektiği gerekçeleriyle davacı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf kanun yolu başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kamu yararı gözetilmeyen, haber niteliği taşımayan ve güncel de olmayan hususlarda tahkir edici itham ve isnatlara yer verilmiş olan köşe yazısında kullanılan ifadelerin davacının ve aile bireyleri ile merhum babasının dahi kişilik haklarına açıkça saldırı niteliğinde olduğunu, köşe yazısında gerçeğe aykırı bilgiler verildiğini, hukuka aykırı bir işlem olduğu imasıyla gerçeğe aykırı bir kurgu yaratıldığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının 14.03.2019 tarihli gazete köşesindeki yazısından dolayı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Anayasa'nın 24 ve 25 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına, özellikle patates ithal etme yetkisinin hangi bakanlıkta olduğu hususunun yazının bağlam bütünlüğü esas alındığında ayrıntı niteliğinde olup, sırf bu cümlenin cımbızlanarak manevi tazminata esas alınmasının doğru olmadığı, kamusal yarar ve toplumsal ilgiye haiz bir konu hakkında kişisel değer yargılarını da katarak ifade özgürlüğü sınırları içinde kalan davaya konu köşe yazısındaki eleştirilere davacının siyasi kimliği gereği daha fazla katlanması gerektiği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesine göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.