Başvuru, sosyal medyada yer alan bir paylaşımın ölümle tehdit içerdiği iddiasıyla yapılan suç duyurusu üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının; kararın suç duyurusunda bulunan kişinin siyasi aidiyeti yüzünden verilmesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, sosyal medyada yer alan bir paylaşımın ölümle tehdit içerdiği iddiasıyla yapılan suç duyurusu üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının; kararın suç duyurusunda bulunan kişinin siyasi aidiyeti yüzünden verilmesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul'da bulunan bir vakıf üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapanProf. Dr. A.A.Ş. 10/8/2015 tarihinde bir sosyal paylaşım sitesinde "Bu iş böyle olmaz. Her şehidimize karşılık bir HDP milletvekili indirilmeli." şeklinde bir paylaşımda bulunmuştur. Bu paylaşım üzerine üniversite yönetimince hakkında soruşturma açılan Prof. Dr. A.A.Ş. soruşturma sonuçlanıncaya kadar görevden uzaklaştırılmıştır. Bir başka üniversitede görev yapan Yrd. Doç. Dr. F.Ö. ise kendisine ait sosyal medya hesabından "... Üniversitesinin pkk aşkı. Sonuna [kadar] destekliyorum hocamızı. Her şehit için bir HDP milletvekili indireceksin bak kalıyor mu terör." şeklinde paylaşımda bulunmuştur. F.Ö. bir süre sonra söz konusu sosyal medya hesabını kapatmıştır. Yaptığı paylaşım nedeniyle fakülte dekanlığı tarafından hakkında inceleme başlatılan F.Ö. indirme sözcüğü ile milletvekilliğini düşürme hususunu kastettiğinisavunmuştur. Yapılan inceleme neticesinde F.Ö., sosyal medya paylaşımlarında daha dikkatli olması konusunda uyarılmıştır. Başvurucu 14/9/2015 tarihinde vekili aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçesinde öz itibarıyla F.Ö.nün paylaşımındaki "indirmek" kelimesini öldürmek anlamında kullandığını, anılan paylaşımın açık bir cinayet ve katliam çağrısı olduğu gibi şiddete, kin ve düşmanlığa tahrik niteliğinde de olduğunu ve kendisi ile diğer milletvekillerini hedef gösterdiğini iddia ederek F.Ö.nün suç işlemeye tahrik, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit ve siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçlarından cezalandırılmasını istemiştir. Ayrıca başvurucu anılan dilekçesinde, bir öğretim üyesi olmasının F.Ö.nün paylaşımının etkisini artırdığını, paylaşımın şiddet ve saldırı için uygun bir ortamda yapıldığını öne sürmüştür. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı paylaşımın Çanakkale'de yapıldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verip soruşturma evrakını Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) göndermiştir. Savcılık 27/10/2015 tarihinde F.Ö.nün şüpheli sıfatıyla ifadesini almıştır. F.Ö. ifadesinde, asıl paylaşımı yapan A.A.Ş.nin "indirmek" sözcüğünü görevden men etme, görevden alma anlamında kullandığını açıkladığını, kendisinin de "indirmek" kelimesini aynı anlamda kullandığını beyan etmiştir. Yürüttüğü soruşturma sonunda şüpheliye isnat edilen suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı kanaatine varan Savcılık 24/11/2015 tarihinde şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"......[Şüpheli] yazılı savunmasında da sosyal medyada yaptığı bu yorumun kastını aşan bir şekilde haberleştirilmesinden son derece üzüntü duyduğunu ve yanlış anlamalara sebep olmamak adına yorumunu kaldırdığını ve sosyal medya hesabını da kapattığını söyleyerek suçlamaları reddetmiş, Prof.Dr.[A.A.Ş.] hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın haberleştirilmiş internet çıktısını da delil olarak sunmuştur.Aslında anlamı 'aşağı getirmek, görevden almak,' olan indirmek kelimesinin toplumun bir kesimi tarafından 'öldürmek' şeklinde algılanması mümkün ise de öğretim görevlisi olan şüphelinin kendi f... hesabından yaptığı paylaşımın ulaştığı kişi sayısının bu yazıyı okuyan internet kullanıcıları ile sınırlı oluşu itibariyle toplumun büyük bir kesimini etkileme imkanı bulunmadığından ulusal güvenlik ve kamu düzeni bakımından açık ve yakın tehlike oluşturacak boyuta ulaşmadığı, başkasının yazmış olduğu sözlerin desteklendiği bir paylaşım olduğu ve herhangi bir kişi ya da topluluğu harekete geçirerek, etki altına almayı hedefleyen tarzda (öldürün, vurun gibi) bulunmadığı,konumu itibariyle halk üzerinde böyle bir etkisinin de olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde TCK.nun maddesindeki siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, TCK.nun maddesindeki halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, TCK.nun maddesindeki suç işlemeye alenen tahrik ve TCK.nun maddesindeki halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlarının maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, bu tespitler haricinde yüklenen suçları işlediğine dair kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığıanlaşıldığından,Şüpheli hakkında......KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA,...[K]arar verildi." Başvurucu, açık şiddet mesajının görmezden gelindiğini iddia ederek söz konusu karara itiraz etmiştir. Çanakkale Sulh Ceza Hâkimliği 23/12/2015 tarihinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını reddetmiştir. Anılan karar 5/1/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve 4/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun'un "Suç işlemeye tahrik" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun'un "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Baskın Oran, B. No: 2014/4645, 18/4/2018, §§ 37, 39-