14. Hukuk Dairesi 2017/5377 E. , 2018/5526 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11.05.2007 gün ve 2017/4156 Esas - 2017/5521 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R…
**14. Hukuk Dairesi 2017/5377 E. , 2018/5526 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11.05.2007 gün ve 2017/4156 Esas - 2017/5521 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, çekişmeli taşınmazın evveliyatının yayla olduğu, zilyetlikle kazanılmasının söz konusu olamayacağı iddiasıyla tapu iptali ve özel siciline işlenmesi istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine hükmün, Dairemizin 11.05.2007 tarih 2007/4156 Esas, 2007/5521 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davalı ..., karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazın ... İlçesi, ... Beldesinde bulunduğu, taşınmazda ve çevresinde yapılaşmalar olduğu, etrafında ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarıyla bilinen yaylaların bulunduğu, 950-1200 rakımda olduğu, ... yere yakın mesafede ... Mahallesinde bulunan 1200-1250 rakımlı bir taşınmazın aynı nedenle dava konusu edildiği ve Hukuk Genel Kurulunun 31.01.2001 tarihli ve 2000/8-1836 Esas, 2001/13 Karar sayılı ilamı ile yayla kabul edildiği, yapılan yargılama, toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif, keşif sonucu verilen bilirkişi raporları ile sabittir. Taraflar arasında bu hususlarda ihtilaf olmadığı gibi mahkemenin kabulü ve Dairemizin 11.05.2007 tarihinde temyizen incelediği 2007/4156, 2007/5521 E- K sayılı kararı da bu yöndedir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge, herkesçe bilinen maruf ve meşhur "... Yaylasıdır" Burası ülkemizin en büyük yaylalarından biri olup, taşınmazın bağlı bulunduğu belde ile birlikte yukarıda sayılan tüm yaylalarla beraber bir bütünü oluşturmaktadır. Bütünün içindeki bir bölümün değişik isimle anılması ona farklı işlem yapılmasını gerektirmez. Bütünün tabi olduğu uygulama onun için de geçerlidir. Yayla olan yerin sakinleri tarafından amacının dışında yazlık evler yapılarak yaygın yapılaşma ve yerleşmeye sebebiyet verilmesi, bağlı bulunduğu beldede belediye teşkilatı kurulması, hizmet binalarının yapılması, imarın geçerek kesinleşmesi, kısa veya uzun süreli özel mülkiyete dönüştürülerek kullanılıyor olması yukarıdaki hukuki düzenlemeler kapsamında taşınmazın öncesinin kadim yayla olma gerçeğini ortadan kaldırmaz. Hukuk Genel Kurulu Kararı sonucu yayla olduğu kabul edilen yerle çekişmeli taşınmaz arasında farklı işlem yapılmasını gerektiren fazla bir mesafe ve rakım farkı da bulunmamaktadır.