Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkiye çapında birçok bayiisi aracılığıyla dağıtım ve faaliyet gösteren büyük bir firma olan davalı şirketin Adıyaman ilinde yapılan dağıtım faaliyetlerinin ... Gıda İçecek Tütün İnş.San.Tic.Ltd.Şti aracılığıyla yapıldığını, bu dağıtım şirketi ile müvekkile ait ... isimli büfe arasında tarafları müvekkil ile davalı şirket olan ve mal alım satımına dayalı bir sözleşme yapıldığını, işbu sözleşmenin dağıtım kanalı olan ... şirketinde kaldığını, sözleşmenin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacaklı banka nezdinde kullandığı şahsi ----kredisinin 10/06/2010 tarih ve ---- tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi ve çek karinesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin maddi sıkıntıya girmesi nedeniyle yapılandırma ile bir müddet daha borcunu ödemeye devam ettiğini, bankanın 10/06/2010 tarihinde müvekkiline imzalatılan kredi sözleşmesinin ekinde yer alan ve gerçekte kredi borcunun ödenmemesi halinde kolay tahsilat imkanı sağlamak üzere alınan kıymetli evrakı icra takibine koyarak fazla tahsilat çabası içine girdiğini, yapılandırmada belirlenen taksitlerin günü gününe ödenmesi halinde bile faizle birlikte 60.000,00-TL aşmayacak borç için 13/09/2017 vade tarihli, 105.000,00-TL yazılarak İstanbul Anadolu ----. İcra Müdürlüğünün 2017/24047 E sayılı dosyası ile 105.542,50-TL olarak icra takibine konulduğunu, müvekkilinin elinde bulunan 8 adet çek yaprağını bankaya teslim ederken kendisine 2011 yılında aldığı 25 yapraklı bir çek koçanını da iade etmesi gerektiği, her bir çek yaprağı için muhatabına ödemekle sorumlu oldukları tazminatın ---- kredi borcuna eklendiği ve senedin alacak kısmının bu miktara göre doldurulduğu belirtilmiş ise de, banka tarafından müvekkiline verilen listede yazılı çeklerin olduğu koçanın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin böyle bir çek karinesi olmadığını belirterek teslim tutanağını görmek istediğinde bu talebinin yerinde görülmediğini, başlatılan takibe kısmi itiraz da bulunduklarını, İstanbul Anadolu ---. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/663 E. sayılı dosyasıyla dava açtıklarını ve çek karnesi alındı makbuzunu müvekkili tarafından ilk defa yargılama sırasında görüldüğünü, makbuz üzerindeki imzanın da müvekkili tarafından atılmamış olduğunu ve çek karinesinin kendisi tarafından teslim alınmadığını, senedin dikkatle incelendiğinde o tarihte borçlu kısımlarının ve düzenleme tarihinin 10/06/2010 olarak yazıldığı, vade ile miktar kısmının sonradan doldurulduğunu, bahse konu senedin borca mahsuben verildiği davalı yan tarafından ---- Sayılı dosyasında açıkça kabul edildiğini, davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu ---. İcra Müdürlüğünün 2017/24047 E. sayılı dosyasına dayanak 10/06/2010 keşide, 13/09/2017 vade tarihli ve ----bedelli, kıymetli evrakın düzenlenmesine neden olan borç ilişkisinin hangi hukuki işlem ya da sözleşmeye dayandığının tespitini, müvekkilinin alacaklı banka nezdinde bulunan tüm şahıs hesapları, imzaladığı tüm kredi sözleşmeleri ve şahsen kullandırılan hizmetlerden doğan borcunun 10/06/2010 ve 21/09/2017 takip tarihi itibariyle ne kadar olduğunun tespiti, davalı yan nezdinde mevcut 16/12/2014 tarihli, çek karinesi alındı makbuzunda bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığı ve makbuzda belirtilen -----no'ya kadar çek yapraklarından dolayı borçlu sorumlu bulunmadığının tespiti, bilirkişinin tespit edeceği miktara göre fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla bu aşamada İstanbul Anadolu ------. İcra Müdürlüğünün 2017/24047 sayılı dosyası ile haksız olarak talep edilen 5.000,00-TL'lik kısım için takibin iptali ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti, haksız ve kötü niyetli olarak, gerçek borç üzerinden ve özellikle sözleşmeye dayalı olarak değil, düzenlediği tarihte var olmayan bir borca mahsuben verildiği iddia edilen senet ile icrai takip başlatarak müvekkilinin maddi anlamda iş yapamaz duruma gelmesine sebep olan davalı yanın haksız talep etmiş olduğu miktarın %20 aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.