10. Hukuk Dairesi 2024/5979 E. , 2025/3946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacını
**10. Hukuk Dairesi 2024/5979 E. , 2025/3946 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 27.04.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 3.000,00TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata dair talebini 1.020.778,21 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili ... vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak sac levhaların enerji nakil hattına temas etmesine neden olan ...'ın ve enerji nakil hattını kural, tüzük ve yönetmeliklere aykırı olarak binanın çok yakınına tesis eden davalı Kurumun kusur, katkı ve sorumluluğunun olduğu, müvekkilinin ve diğer davalı ...'ın işlerini ayırdıklarını, bu nedenle de müvekkilinin ağabeyi ...'a husumet tevcih etmenin doğru ve yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde, müvekkili Şirket tarafından enerji nakil hattının, kural, tüzük ve yönetmeliklere uygun şekilde tesis edildiği, bu nedenle de çelik sacın enerji nakil hattına temas etmesindeki kusur, katkı ve sorumluluğunun davacı tarafın kendisine ve diğer davalı tarafa ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporlarında davacının maluliyet oranının %46 olarak belirlendiği, maluliyet oranları arasında çelişki bulunmadığından maluliyet oranının %46 olarak kesinleştirildiği, 20.12.2018 tarihli bilirkişi raporu ile son tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmeler aynı doğrultuda olduğundan ve de oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan davalı ... %50, davalı ... %40, davacının %10 kusurlu ve davalı ...'ın kusurunun bulunmadığının kabul edildiği, hesap raporu ile kazazedenin maddi zararın 1.020,778,21 TL olduğunun belirlendiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların kusur durumu, kaybedilen çalışma gücü kaybının neredeyse %50 ye yaklaşan bir oranda oldukça yüksek olduğu, davacının yaşı, kazanın ağırlığı, kaza tarihi, kazanın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek tazminatın genel ilkeleri dikkate alındığında yaşadığı elem ve üzüntünün telafisi amacıyla manevi tazminatın takdir edildiği, davalı ...'ın dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın ... yönünden reddine karar vermek gerektiği, dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunan davalılar ... ve ...'ın müşterek ve müteselsil olarak maddi ve manevi tazminattan sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davanın davalı ... yönünden reddine, 1.020,778,21 TL maddi tazminatın ve 100.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve ... ... Dağıtım A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; hükme esas alınan 22.08.2019 tarihli kusur raporunun; 20.12.2018 tarihli raporu teyit ettiği, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları açıkça belirtilmek suretiyle tespit edildiği, aynı iş kazası nedeniyle SGK tarafından sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan ödemelerin rücuan tazmini için davalı ... aleyhine açılan Kütahya 1. İş Mahkemesinin 2017/257 E. sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince anılan rapora itibar edilerek kusur oranlarının belirlenmesinde isabetsizlik görülmediği, davalı ... yönünden vekalet ücretinin hatalı belirlendiği gerekçesiyle davalı ...'ın bulunan istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemenin kararının kaldırılmasına, 1.020.778,21 TL maddi tazminatın, ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, iş kazasının meydana geldiği 27.04.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalı ...'ın da sorumlu olduğunu, yürüttüğü tehlikeli faaliyet nedeniyle kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması gerektiği, ... yönünden davanın reddedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.