T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/206 Esas KARAR NO : 2025/1547 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI : 2019/397 Esas, 2023/241 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk inc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/206 Esas KARAR NO : 2025/1547 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI : 2019/397 Esas, 2023/241 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa ait 2013/03788, 2016/07893, 2018/07750 tescil numaralı tasarım belgesinde tescilli olan dekoratif taş deseni tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığını, tescilsiz tasarımlar yönünden İstanbul 1.FSHHM'nin 2019/158 D.İş sayılı dosyaya tespiti talep edilen 5 adet tasarımın daha önce kamuya sunulmuş olup, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadıklarını ve tasarımların doğal yapısı gereği zorunlu görünümde olduklarını ileri sürerek, davalının tescilli ve tescilsiz tasarımlarının hükümsüzlüğü ile TPMK Sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğunu, davacının aksi yöndeki tüm iddialarının afaki, gerçeklerden uzak ve mesnetsiz olduğunu, davacının, kendi doğal taşlarını temin edip, kendi tasarımlarını doğal taşlarına uygulayarak üretim yapmak yerine, müvekkili şirketin tasarımlarını kopyalayarak üretim yaparak, müvekkilimin haklarına tecavüz ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosya kapsamında oluşturulan bilirkişi heyetine yaptırılan inceleme ve neticesinde aldırılan bilirkişi raporlarında, tescilsiz tasarımların yeni olmadığı tescilli tasarımlardan 2016/07893 ve 2018/07750 numaralı tasarımların da yeni olmadığı, 2013/03788 numaralı tasarımın ise yeni olduğu,nun belirtildiği, buna göre, davaya konu edilen tescilli tasarımlardan 2013/03788 numaralı tasarıma benzer olduğu iddia edilen yayının 16/03/2012 tarihinde yayınlandığı, buradaki tasarımlar ile davalıya ait 2013/03788 numaralı tasarımla karşılaştırıldığında, farklı olduğu davalı tasarımının özgün bir tasarım olduğu yönünde görüş bildirildiği, 2018/07750 numaralı tasarıma benzer tasarımın ilk olarak 02/07/2015 tarihinde www...com isimli internet adresinde benzerleri olacak şekilde yayınlandığını yine 2016/07893 numaralı tasarımın benzerlerinin de 16/02/2016 tarihinde youtube'da yayınlandığı, belirtilen yayınlarla davalıya ait tescilli tasarımlar karşılaştırıldığında bilirkişi heyetince benzer olarak değerlendirildiği, yine tescilsiz tasarımların da dosyaya sunulan deliller kapsamında benzer olarak üretildiği, yenilik kriterini karşılamadığı yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli ve hüküm kurmaya el verişli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2016/07893 ve 2018/07750 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, davalı tarafından kullanılan tescilsiz ..., ..., ..., ... ve ... isimli tescilsiz tasarımların hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 2013/03788 sayılı tasarım yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; reddine karar verilen davalı adına tescilli 2013/03788 no'lu taş tasarımın da yenilik ve ayırt edicilik kriterini sağlamadığını, bu nedenle bu taş tasarımınında hükümsüzlüğüne ve karar verilmesi gerektiğini, hükümsüzlüğüne karar verilen tasarımların TPMK'dan terkinine karar verilmemesinin hukuka uygun olmadığını, her bir taş tasarımı yönünden açılan davada her biri ayrı ayrı dava olup, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının huzurdaki davada SMK korumasına tabi olmayan tescilsiz tasarımlar yönüyle hükümsüzlük davası açmakta hukuki menfaati olmadığını, muhtıra tebliğine rağmen yasaya uygun şekilde somutlaştırılmayan davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin açık bozma nedeni olduğunu, 2018/07750 numaralı tasarım tescil belgesinin alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda sadece 4/6/8/9/11 nolu kültür taşlarının benzer algılandığına dair tespit olmasına rağmen, bilirkişi raporları hilafına tümüyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini, 2018/07750 nolu tasarım tescil belgesindeki 4,6,8,9,11 nolu tasarımların hükümsüzlüğünü gerektiren yasal ve geçerli bir delil dosyada bulunmadığını, verilen hükümsüzlük kararının haksız ve yasaya aykırı olduğunu, talep ettikleri delillerin toplanmadığını, tüm usuli eksikliklerin giderilmediğini, müvekkile ait orijinal doğal taş üretim şablonları ile muadil olduğu ileri sürülen ürünlerin hiç incelenmediğini, ekran üzerinden yetersiz incelemeye dayanarak haksız hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı adına tescilli 2013/03788 2016/07893, 2018/07750 sicil numaralı tasarım belgesi ile davalıya ait olduğu bildirilen beş adet tescilsiz tasarımın yenilik vasfını içermediği kötü niyetli olarak tescil edildiği, daha önce kamuya sunulduğu iddiasıyla hükümsüzlük ve sicilden terkini talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2018/07750 no'lu tasarım yönünden; 4/6/8/9/11 tescil nolu tasarımlarla benzer nitelikte tasarımların Mathios İsola modelinde tespit edilen kullanımların, 2018/07750 - 4/6/8/9/11 tescil nolu tasarımlarda birebir olmamakla birlikte genel izlenimde benzer olarak algılandığı, tespit edilen benzerliğin tescillerin yenilik kriterini ortadan kaldıracak nitelikte olduğu belirtilmiş, ancak belirtilen benzerliğin söz konusu tasarımın tamamı yönünden mi, yoksa 4/6/8/9/11 no'lu tasarımlar yönünden mi yenilik kriterini ortadan kaldıracak nitelikte olduğu anlaşılamamıştır. Kabule göre ilk derece mahkemesince, bilirkişi heyetine tasarım hukuku uzmanı bilirkişi eklenerek bu belirsizlik giderilmeden, 2018/07750 no'lu çoklu tasarımın tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SMK’nın 69/2. maddesinde tescilsiz tasarımların koruma süresinin kamuya sunuldukları tarihten itibaren üç yıl olduğu belirtilmiştir. SMK’nın 78/3. maddesi uyarınca tasarımın hükümsüzlüğü davası koruma süresince veya tasarım hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir.İlk derece mahkemesince davalıya ait tescilsiz tasarımların davalı tarafından ilk olarak hangi tarihte kamuya sunuldukları ve tescilsiz tasarımların koruma süresinin sona erip ermediği, sona ermişse hangi tarihte sona erdiği, hükümsüzlük davasının SMK’nın 78/3. maddesinde belirtilen süre içinde açılıp açılmadığı araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.İlk derece mahkemesince 06/12/2019 tarihli muhtıra ile davacı vekiline, hükümsüzlüğü istenen tescilsiz tasarımların hangileri olduğunun açık bir şekilde isimlerinin bildirmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili 12/12/2019 dilekçesi ile hükümsüzlüğünü talep ettikleri tescilsiz tasarımları; davalıda ki adı ... isimli tasarım, (tespit raporunda 4.sırada incelenen tasarım,) davalıda ki adı ... isimli tasarım, (tespit raporunda 8.sırada incelenen tasarım,) davalıda ki adı ... isimli tasarım, (tespit raporunda 14.sırada incelenen tasarım,) davalıda ki adı ... isimli tasarım, (tespit raporunda 16.sırada incelenen tasarım,) davalıda ki adı ... isimli tasarım, (tespit raporunda 12.sırada incelenen tasarım,) şeklinde açıklamıştır. Davalı taraf, tescilsiz tasarım isimlerinin ürün gruplarını ifade ettiğini, aynı isim altında birden fazla ürün tasarımlarının bulunduğunu savunmuştur. Bu durumda kabule göre ilk derece mahkemesince, davalının aynı isim altında birden fazla tasarımının mevcut olup olmadığı araştırılarak, hangi tasarımlar hakkında karar verildiği somutlaştırılmadan, yalnızca tescilsiz tasarımların isimleri yazılarak karar verilmesi de doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, 2-İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2023 gün ve 2019/397 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,5-istinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 354,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.092,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/12/2025