Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/5611 E. , 2024/5969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5611 Karar No : 2024/5969 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/5611 E. , 2024/5969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5611 Karar No : 2024/5969 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ByLock programının örgütsel bir amaçla yüklendiğinin ve gizli nitelikte olduğunu bilmediği, ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında isimleri yer alan şahısların tanık olarak dinlenmesi gerektiği, aksi halde adil yargılanma hakkının ihlal edileceği, İdare Mahkemesince olayın gerçek durumu hakkında inceleme ve araştırma yapmaması ve doğrudan ceza mahkemesi dosyasına atıfta bulunarak ret kararı vermesinin hukuka aykırı olduğu, ByLock kullanıcısı olduğunun her türlü şüpheden uzak teknik verilerle tespit edilmesinin gerektiği, ByLock üzerinden kimlerle iletişim kurulduğunun ve mesaj içeriklerinin örgütsel anlamda olup olmadığının saptanması gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye ve Çolakoğlu/Türkiye kararlarında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kullanılamayacağı, ceza hukukunda haberleşme yazılımlarını suç olarak niteleyen bir düzenlemenin bulunmadığı, ByLock kullanımının kişinin FETÖ/PDY ile bağlantısını makul şekilde ortaya koymaktan uzak olduğu, ByLock şifreli mesajlaşma programının münhasıran FETÖ/PDY üyeleri tarafından kullanıldığının ortaya konulmadığı, aksi ispatlanmadığı sürece ByLock kullanma hususunun hukuka uygunluk karinesinden yararlanacağı, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun ByLock kullanımını ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdiği, söz konusu yapı ile irtibatının 2014 yılı öncesinde dini sohbetlere katılmaktan ibaret olduğu, cemaat olarak bilinen ve örgüt olarak anılmayan bu yapının evinde kalma veya sohbetine gitme gibi bir takım eylemlerin irtibat ve iltisak olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, fişleme niteliğindeki kurum kanaatinin Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğu, kişisel, sübjektif ve tahmine dayalı kanaat bildiren ifadelerin objektif nitelikte olmadığından idari işlemin dayanağı olamayacağı, HTS kayıtlarında görüştüğü kişilerin tamamen olağan akışı içerisinde gerçekleşen ve rutin görüşmelerden ibaret olduğu, dava konusu işlem ile masumiyet karinesi, savunma hakkı, kanun önünde eşitlik ilkesi, suç ve cezaların kanuniliği ve şahsiliği ilkeleri, özel hayata saygı hakkı gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.