4. Hukuk Dairesi 2022/3386 E. , 2023/427 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2773 Esas - 2021/1879 Karar HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurunun esastan reddi-Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 21.10.2019 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilm…
**4. Hukuk Dairesi 2022/3386 E. , 2023/427 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2773 Esas - 2021/1879 Karar HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurunun esastan reddi-Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 21.10.2019 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 24.06.2012 günü davalıya ait araç ile seyir halinde iken araçtaki teknik arıza nedeniyle tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini ve olayda ...'in vefat ettiğini, olayla ilgili olarak Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinde aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açılan davada alınan raporlar kapsamında poliçe teminat limitinin tamamı olan 225.000,00 TL'nin tahsiline karar verildiğini, her ne kadar dava sigorta şirketine yöneltilmiş ise de davalı belediyenin de kusuru oranında iş bu zararın tamamından sorumlu olacağını, sigorta poliçesinin limitini aşan miktar yönünden davalı ... aleyhine Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2015/54771 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı belediyenin itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamı ile davalı belediyenin %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Kahramanmaraş mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu, dava tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, kaza sırasında araçta olan diğer görevlilerin tanık olarak dinlenilmesi gerektiğini, kazanın teknik bir arızadan kaynaklı olarak meydana geldiği iddia edilmiş ise de kazaya karışan aracın sorunsuz hizmet verdiğini, aracın bakımlarının, fenni muayenelerinin zamanında yapıldığını, olayda müvekkilinin bir kusuru olmadığını, müteveffa sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava konusu olaya ilişkin aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan davada alınan 11/07/2013 tarihli bilirkişi raporunda davacıların desteği müteveffanın %37,5, belediyenin ise %67,5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak hüküm tesis edildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenerek düşüldükten sonra davacı eşin bakiye 234.042,18 alacağı olduğunun tespit edildiği, KTK'nun 85 inci maddesinin son cümlesi gereğince işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi işleten sıfatı ile sorumlu olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, Gaziantep 13 İcra Müdürlüğünün 2015/54771 sayılı takip dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si olan 44.740,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen kazadan dolayı müvekkil belediyenin sorumlu ve kusurlu olmadığını, davacıların desteği müteveffanın asli kusurlu olduğunu, kazanın meydana geliş şekline ilişkin bildirilen tanıklar dinlenilmeden karar verildiğini, aracın bakımlarının düzenli olarak yapıldığını ve buna ilişkin kayıtların mahkemeye sunulduğunu, mahkemece mevcut kayıtlar incelenmeden karar verildiğini, müteveffa araç sürücüsünün aracı teknik özelliklerine uygun şekilde kullanmadığını, eşin evlenme ihtimali olmadığı kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, SGK ödemelerinin ve rucüya tabi ödemelerin tenzil edilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, tazminat hesabının sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre yapıldığı, eşin evlenme ihtimalinin AYİM tablosuna göre belirlendiği, mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen kazadan dolayı müvekkil belediyenin sorumlu ve kusurlu olmadığını, davacıların desteği müteveffanın asli kusurlu olduğunu, kazanın meydana geliş şekline ilişkin bildirilen tanıklar dinlenilmeden karar verildiğini, aracın bakımlarının düzenli olarak yapıldığını ve buna ilişkin kayıtların mahkemeye sunulduğunu, mahkemece mevcut kayıtlar incelenmeden karar verildiğini, müteveffa araç sürücüsünün aracı teknik özelliklerine uygun şekilde kullanmadığını, eşin evlenme ihtimali olmadığı kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, SGK ödemelerinin ve rucüya tabi ödemelerin tenzil edilmesi gerektiğini belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının işleteni, davacıların desteğinin sürücüsü olduğu araçta var olan teknik arıza nedeniyle 24.06.2012 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin ölmesi nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası limitini aşan destekten yoksun kalma tazminatının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ıncı ve 288 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyanın incelenmesinde; dava konusu olaya ilişkin Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/426 esas ve 2013/845 karar sayılı dosyasında, kazaya karışan itfaiye aracının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan şirkete karşı dava açıldığı, anılan dosyada alınan kusur raporunda aracın freninin patlamasının teknik arıza olduğu ve kazanın oluşumunda %62,5 oranında etken olduğunun bildirildiği, temyiz incelemesine konu eldeki davada da ayrıca kusur raporu alınmaksızın Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/426 esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Ancak eldeki davanın davalısı Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan dosyasında taraf değildir. Dolayısıyla davalının tarafı olmadığı, delillerini sunma ve savunma yapma imkanı olmayan bir başka dosyada alınan kusur raporunun hükme esas alınması doğru değildir. Mahkemece davalı tarafından sunulan tüm delillerle de değerlendirilmek suretiyle meydana gelen kazada davalının kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise hangi oranda kusurlu olduğunun tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Dosyada mevcut belgelerden; desteğin, davalı belediyede itfaiye görevlisi olarak görev yaptığı, olay tarihinde heyelan anonsu gelmesi üzerine desteğin ve beraberinde iki itfaiye görevlisinin 46 HC 930 plakalı itfaiye aracı ile olay yerine intikal ettiği, olay yerinden döndükleri sırada itfaiye aracının freninin patlaması sonucu sürücü desteğin direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve meydana gelen tek taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya, SGK Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmişse de mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemece, SGK Başkanlığı'na yazı yazılarak, davaya konu kazada davacıların desteğinin ölümü nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği(iş kazası sigorta kolundan yapılıp yapılmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması halinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.