11. Ceza Dairesi 2024/2830 E. , 2024/14621 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında, Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2017/498 Esas, 2018/335 Karar sayılı kararı ile "2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin h…
**11. Ceza Dairesi 2024/2830 E. , 2024/14621 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında, Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2017/498 Esas, 2018/335 Karar sayılı kararı ile "2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin kesinleşmesine müteakip, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Daire Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunması üzerine, Mahkemece duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılamasında, "...15.04.2023 tarihine kadar ödenmesi gereken vergi ziyaının ve buna bağlı tarh edilen verginin gecikme faizinin ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının sanık tarafından ödenmediği..." gerekçesiyle, önceki mahkûmiyet hükümlerinin aynen infazına dair Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/220 Esas, 2023/194 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/1245 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.09.2023’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/31619 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31980 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31980 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 2015 ve 2016 takvim yılları içerisinde ve her takvim yılı içerisinde değişik zamanlarda birden çok kez sahte belge düzenlediği ve kullandığı anlaşılan sanık hakkında, temel cezanın belirlenmesini takiben, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkra uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında bir kez artırım yapılması gerektiği, bu kapsamda suçun birden fazla takvim yılında ve her takvim yılı içerisinde birden çok kez işlenmesi halinin temel cezanın tayininde yahut zincirleme suç hükümlerinin tatbikinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği ve ancak teşdit sebebi yapılabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında iki kez zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle iki defa ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; "2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçunu işlediği iddia ve kabul olunan sanık hakkında, 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile eklenen 213 sayılı Kanun'un 359/5. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın her takvim yılı yönünden ayrı ayrı mahkûmiyetine ilişkin hükmün aynen infazına yönelik karara karşı itirazın bu gerekçeyle kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/1245 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.