13. Hukuk Dairesi 2013/10242 E. , 2013/31617 K. "" ..... Vekili Avukat ... ile ... vekili Avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.10.2011 tarih ve 2-395 sayılı hükmün Dairenin 27.11.2012 tarih ve 12940-26982 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı şirket, davalı ...'nın, şirkete borçlu olan murisi....şi ve mir…
**13. Hukuk Dairesi 2013/10242 E. , 2013/31617 K.** **"İçtihat Metni"** ..... Vekili Avukat ... ile ... vekili Avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.10.2011 tarih ve 2-395 sayılı hükmün Dairenin 27.11.2012 tarih ve 12940-26982 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı şirket, davalı ...'nın, şirkete borçlu olan murisi....şi ve mirasçısı olduğunu, muris .... şirket ile ticari ilişkisi mevcut olup, muhtelif tarihlerde satın almış olduğu elektrik malzemeleri nedeniyle muris adına faturalar kesildiğini, cari hesap tablosuna göre bakiye 36.372,75 TL borcu bulunduğunu, murisin şirkete olan bakiye borcunun tahsili için davalı aleyhine ... icra Müdürlüğünün 2009/4323 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak borca itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, murisin davacı şirketle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, murisin böyle bir borcu olduğuna dair bir bilgisi de bulunmadığını, kaldı ki murisin kendisinden başka mirasçılarının da bulunması nedeniyle takibin tüm mirasçılara karşı yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, “alınan bilirkişi raporuna göre davacı şirketin, davalının murisine satmış olduğu mal nedeniyle faturaya dayalı olarak 36.372,75 TL alacağı bulunduğu” belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizce onanmış, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Medeni Kanunumuz, tereke malları ve alacakları üzerinde mirasçıların iştirak halinde hak sahipliğini kabul 2013/10242-31617 Ederken, murisin borçları konusunda bu prensipten ayrılarak, “mirasçıların müteselsil sorumluluğu” esasını kabul etmiştir. (MK’nun 641. maddesi) BK'nun 142. maddesinde düzenlenen "alacaklı, müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcunun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyendir" hükmüne göre de müteselsil sorumluluğun gereği olarak, mirasçılardan her biri borcun tamamından sorumludur. Kanundan doğan teselsül hallerinden biri olan “mirasçıların müteselsil sorumluluğu” esasına göre alacaklı alacağının tahsilini, bütün mirasçılardan talep edebileceği gibi, dilerse içlerinden birinden de talep edebilir. Ancak bu durumda borcu ödeyen mirasçının, bu borçtan hisselerine düşen miktar oranında diğer mirasçılara rücu hakkı saklıdır. (MK’nun 682/son maddesi)