Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2082 E. , 2024/1083 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2082 Karar No:2024/1083 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tari…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2082 E. , 2024/1083 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2082 Karar No:2024/1083 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 22/04/2013 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, akaryakıtı tağşiş ettiği ve istasyonunda tağşiş/hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürün bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 170.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Yolu ... Km. ... Köyü" adresinde, ... ada ve ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve ... tarih ve ... sayılı bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 22/04/2013 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, işletme yetkililerince tankta sızıntı olması nedeniyle tespit yapılmak üzere tanka su doldurulduğunun, 1 numaralı tankın ikiye ayrılarak arka kısmında gizli bir bölmenin bulunduğunun, tank içerisinde 17 cm yüksekliğinde ürün bulunmasına rağmen söz konusu bölmede 94 cm yüksekliğinde ürün bulunduğunun, su bul macunu ile bu ürünün 84 cm'lik kısmının su, 10 cm'lik kısmının ürün olduğunun tespit edildiği, ürün kısmından alınan numunenin XP cihazı ile yapılan ölçümde ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı, söz konusu gizli bölümden iki takım (8 şişe) numune alınarak incelenmek üzere TÜBİTAK MAM'a gönderildiği, TÜBİTAK MAM'dan alınan 20/05/2013 tarihli raporda; "kurumdan izin alınmadan akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağı, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıtı ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan selvent, madeni ve baz yağı, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünleri kapsamında olduğu ve teknik düzenlemelere uygun akaryakıt olmadığı" şeklinde tespit yapıldığı, söz konusu tespitler üzerine davalı idarece, davacı şirketin akaryakıtı tağşiş ederek ve istasyonunda tağşiş/hile amacıyla akaryakıta karıştırılabilecek ürün bulundurulduğundan bahisle dava konusu idari para cezasının uygulandığı anlaşıldığından; bu durumda, teknik düzenlemelere aykırı akaryakıtı tağşiş etmesi ve istasyonunda tağşiş/hile amacıyla akaryakıta karıştırılabilecek ürünler bulundurulması suretiyle 5015 sayılı Kanuna aykırı faaliyette bulunduğu sübuta eren davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bayilik lisansının verdiği hak ve yükümlülüklerin yerine getirildiği, mevzuata aykırı eyleminin bulunmadığı, davalı idarece herhangi bir ön araştırma ve soruşturma cihetine gidilmeden doğrudan idari para cezasının uygulandığı, bu nedenle davacının savunma hakkının engellendiği, denetimin yapıldığı istasyonun davacı tarafından 4-5 ay önce satın alınıp işletilmeye başlandığı, istasyonda sızıntı olabileceği şüphesiyle servise bilgi verildiği ve yapılan incelemede çatlak ve sızıntının tespit edildiği, söz konusu hasarların giderilmesi için istasyonun tadilata alındığı ve kazıların bu nedenle yapıldığı, dolayısıyla akaryakıtın tağşiş edildiğinin doğru olmadığı, nitekim çatlak ve sızıntı tespitinin mümkün olması için tankın su ile doldurulduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 22/04/2013 tarihinde yapılan denetim neticesinde, "akaryakıtı tağşiş etmek ve istasyonunda tağşiş/hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürün bulundurmak'' suretiyle ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davrandığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 170.000,00-TL, "otomasyon sistemine müdahale etmek ve otomasyon sistemi fiilen faaliyette olmayan tankları ve pompaları piyasa faaliyetine konu etmek" suretiyle ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davrandığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL ve "istasyonunda hangi dağıtım şirketinin ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde faaliyetine devam etmemek ve eski dağıtım şirketine ait giydirmeleri bir ay içerisinde kaldırmamak" suretiyle ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davrandığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL olmak üzere toplamda 310.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının "akaryakıtı tağşiş etmek ve istasyonunda tağşiş/hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürün bulundurmak'' suretiyle mevzuata aykırı davranılması nedeniyle verilen 170.000,00-TL'lik idari para cezası kısmı yönünden iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Dava konusu Kurul kararında, ihlâl oluşturduğu tespit edilen fiil aynı zamanda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılık suçları" başlıklı 3. maddesinin onikinci fıkrasında, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü ile kaçakçılık suçunu oluşturan fiiller arasında düzenlenmiştir. Bu durumda, dava konusu "akaryakıt istasyonunda tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünleri bulundurma" fiili ile yukarıda yer verilen mevzuat hükmünde düzenlenen fiilin benzer nitelikte olduğu, konu ile ilgili olarak adli soruşturma kapsamında yapılacak tespitlerin, bakılmakta olan davanın neticesini etkileyebileceği görüldüğünden, olayın adli yargı sürecinin de değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Dava konusu Kurul kararına esas tespitlerin, aynı zamanda ceza soruşturma ve kovuşturmasına konu olması gerektiği görülmekle birlikte, dava dosyası içeriğinde belirtilen yargı süreci ile ilgili bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından, bu eksikliğin Dairemiz tarafından alınacak ara kararı ile giderilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen karara katılmıyorum.