10. Hukuk Dairesi 2016/7941 E. , 2016/10178 K. "" Mahkemesi : .... İş Mahkemesi . Dava, malûllük aylığı tahsisi istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki y…
**10. Hukuk Dairesi 2016/7941 E. , 2016/10178 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : .... İş Mahkemesi . Dava, malûllük aylığı tahsisi istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-28.09.2010 tarihli dilekçe ile maluliyet aylığı bağlanmasını isteyen 1978 doğumlu davacının, Kurum tarafından 13.12.2010 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünü %60 oranında kaybetmediği nedeniyle talebinin ilk kez reddedildiği, davacının itirazı sonrasında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 21.01.2011 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünü %60 oranında kaybetmediğine karar verildiği, davacının bu karar üzerine açtığı davada mahkemece davacının Adli Tıp Kurumu’na sevki sonrasında 3. İhtisas Kurulu’nca 27.06.2014 tarihinde düzenlenen raporda, davacının çalışma gücünü %60 kaybettiğinin belirtildiği, çelişki sebebiyle Adli Tıp Genel Kurulu’na sevkedilen davacının çalışma gücünün % 60 olduğunun, maluliyet başlangıcı olarak ise 29.09.2002 tarihli ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin sağlık raporunun esas alındığı belirtilerek davanın yazılı şekilde kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 9. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan kimsenin, kendi fiilleriyle hak edinebileceği ve borç altına girebileceği, 10. maddesinde, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu, 13. maddesinde, yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkesin, bu Kanuna göre ayırt etme gücünün bulunduğu, 14. maddesinde, ayırt etme gücü bulunmayanların,