10. Hukuk Dairesi 2013/22762 E. , 2013/24141 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :2012/87-2013/336 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar te
**10. Hukuk Dairesi 2013/22762 E. , 2013/24141 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :2012/87-2013/336 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalı işverenin yanında 01.08.2009 – 01.06.2010 tarihleri arasında voleybolcu olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş olup, somut olayda uyuşmazlık konusu, davacı ile davalı Kuşadası Gençlik Spor Kulübü Derneği arasında ihtilaf konusu dönemi kapsar şekilde akdedilen amatör valeybolcu sözleşmesine göre, amatör kulüplerde oynayan sporcuların sigortalı sayılıp sayılmayacakları noktasında toplanmaktadır. Hizmet akdinin tanımı konusunda, gerek İş Kanununda, gerekse 506 sayılı Kanunda düzenleme yapılmamıştır. Borçlar Kanunu'nun 313. maddesinde hizmet akdinin tanımı yapılmış olup, madde hükmüne göre; “hizmet akdi, bir mukaveledir ki, onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder.” Bu tanıma göre hizmet akdinin unsurları ücret, zaman ve bağımlılıktır. Öte yandan; "Türk sporu amatörlük – profesyonellik temel ayrımı üzerine kurulmuştur. Amatörlük kavramı, sporcunun sevdiği ve hoşlandığı için spor yapmasını ifade eder. Amatörlükten söz edebilmek için, sporcunun yaptığı spor dalını meslek olarak seçmemiş olması ve sporun devamlı gelir elde etmek amacıyla yapılmaması gerekir. Profesyonellik ise sporcunun maddi bir kazanç sağlamak amacıyla belli bir organizasyona bağlı olarak spor yapmasıdır. Profesyonel sporcu, kazanç elde etmek, yaşamını sürdürmek için sporu meslek olarak yapmaktadır. Bir spor dalının bir hukuki düzenleme ile hukuken profesyonel olarak kabul edilip edilmediğine bakılmaksızın, uygulamadaki ihtiyaçlar da dikkate alınarak, “profesyonel spor dalı” ile “profesyonel sporcu” kavramlarının birbirinden ayrılması gereği ortaya çıkmaktadır. Bir spor dalı bir hukuki düzenleme ile açıkça veya zımnen profesyonel olarak tanınmamış olsa da, o sporu yapan sporcu eğer kulübünden ücret alıyorsa, bu sporcuyu profesyonel sporcu olarak nitelendirmek gerekir. Bu anlamda hukuken amatör sayılan bir spor dalında kulübünden ücret almak suretiyle profesyonel olarak spor yapanlar olabileceği gibi, hukuken profesyonel kabul edilen bir spor dalında ücret almaksızın amatör olarak spor yapanlar da yer alabilir. Bu yüzden profesyonellik – amatörlük ayrımının, spor dalları itibariyle değil, sporcular bakımından yapılması daha uygun olur. Yine bu ayrım esas alınarak yapılacak hukuki düzenlemeler ile, gerek amatör gerek profesyonel sporcuların hukuki durumlarının istikrara ve güvenceye kavuşturulması gereği açıktır. O halde, spor dalının hukuken profesyonel olarak kabul edilip edilmediğine bakılmaksızın, eğer bir sporcu kulübünden ücret alıyorsa, bu sporcunun profesyonel sporcu kabul edilmesi gerekir". ( Dr. Erkan Küçükgüngör, Türk Hukukunda Sporcuların Hukuki Durumu, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi ). Yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda somut olayda, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanlığı'ndan alınan yazılara göre davacının 3. ligde voleybol oynadığı, davalı spor kulübü'nde çalışmaya başlamadan önce, hatta sonra değişik spor kulüplerinde de voleybol oynadığı, davalı kulüp ile imzaladığı sözleşmeye göre aylık 650,00 TL ücret aldığı, yine işveren kulübün denetim ve gözetimi, emir ve talimatları ile antrenman yaptığı, müsabakalara katıldığı, bir başka ifade ile kulübün hizmetinde çalışma yükümlülüğü altına girdiği, hal böyle olunca, davacının amatör spor kulübünde oynamasının “profesyonel sporcu” olarak nitelendirilmesine engel teşkil etmediği, davacı ile kulüp arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdine dayandığı, bu nedenle sigortalı sayılması gerektiğinin anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.