TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MUHAMMED NEŞET GİRASUN BA ŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/22254) Karar Tarihi: 2/6/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 19/8/2020-31218 Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYELRaportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Muhammed Ne şet GİRASUN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, başvurucunun askerlik i şlemlerini tamamlatt ırmak amac ıyl
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MUHAMMED NEŞET GİRASUN BA ŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/22254) Karar Tarihi: 2/6/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 19/8/2020-31218 Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYELRaportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Muhammed Ne şet GİRASUN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, başvurucunun askerlik i şlemlerini tamamlatt ırmak amac ıyla bir süre karakolda bekletilmesi nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakkının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 24/4/2017 tarihinde yap ılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yapılmasına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 6. Başvuru formlar ı ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla eri şilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 7. 7/2/2015 tarihinde Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde bir otelde kald ığı sırada Yüksekova Asayi ş Büro Amirli ği personelince ba şvurucuya yoklama kaça ğı durumunda olduğu bildirilmi ş, askerlik i şlemlerini tamamlamak üzere on be ş gün içinde en yak ın askerlik şubesine ba şvurması gerektiği aktar ılmış ve bu hususta bir tutanak tanzim edilmi ştir. Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 38. 10/2/2015 tarihinde otomobiliyle Diyarbak ır'a doğru seyir hâlindeyken jandarma ekiplerince ba şvurucunun arac ı durdurulmuş, yoklama kaça ğı olduğundan tutanak düzenlemesi için araçtan inmesi istenmi ştir. 9. Başvurucu daha önceki tutana ğı göstermi ş ve on beş günlük sürenin dolmad ığını belirtmiştir. Bakaya durumunun devam etmesi nedeniyle tutanak tutulmas ının zorunlu oldu ğu jandarma ekiplerince kendisine ifade edilmi ş ve başvurucu, tutanak imzalamas ı için karakola davet edilmi ştir. 10. Bunun üzerine yakla şık bir saatte tanzim edilen tutana ğı karakolda imzalad ıktan sonra başvurucu serbest bırakılmıştır. 11. Başvurucu; Yüksekova Asayi ş Büro Amirli ğince bakaya kayd ının sistemden düşülmemi ş olması nedeniyle aranan ki şi konumunun sürdüğünü, hakkında tekrar tutanak düzenlenmesi neticesinde bir saatlik kayb ının olduğunu, özgürlüğünün kısıtland ığını, olayın idarenin hizmet kusurundan kaynakland ığını belirterek 500 TL manevi tazminat ın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Van 3. İdare Mahkemesinde tam yarg ı davası açm ıştır. 12.İdare; savunmas ında başvurucunun bakaya kayd ının sistemden düşülememesinin sistemin off-line çal ışması ve hâlihaz ırda geçiş sürecinde bulunmas ından kaynakland ığını, olayda manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartlar ın oluşmadığını belirtmiştir. 13. Van 3. İdare Mahkemesi 25/1/2017 tarihinde kesin olmak üzere davan ın reddine karar vermi ştir. Kararın gerekçesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: "Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve i şlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü oldu ğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde de; tam yargı davaları, idarenin eylem ve i şlemlerinden dolayı kişisel haklar ı doğrudan muhtel olanlar taraf ından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Manevi tazminat, ilgililerin idari i şlemlerden dolay ı uğradıklarını iddia ettikleri manevi zarara kar şılık istedikleri, temelde gerçek bir tazmin arac ı olmayıp, doğrudan doğruya manevi tatmin arac ıdır. Bir idari eylem veya i şlem nedeniyle manevi de ğerlerinde bir eksilme meydana gelen ve bu nedenle elem ve ıstırap duyan, yaşama zevki azalan ki şiye bir miktar para verilerek, onun bu yoldan tatmin edilmesi manevi tazminat kurumunun temel amac ıdır. İdarenin hukuka ayk ırı eylem ve i şlemlerinden dolay ı manevi tazminata hükmedilebilmesi için, a ğır hizmet kusurunun bulunmasına gerek olmamakla birlikte, kişilerin manevi de ğerlerinde bir eksilme meydana gelmesi, elem ve ıstırap duymaları, yaşama zevklerinin azalması, haysiyet ve şereflerinin rencide edilmesi gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden, davac ının 07.02.2015 tarihinde Hakkari il i Yüksekova ilçesinde bir otelde uyurken saat 04:00 sular ında Yüksekova Asayi ş Büro Amirliği personelince uyand ırılarak kendisinin bakaya durumunda oldu ğunun bildirildi ği, askerlik i şlemlerini tamamlamak üzere 15 gün içerisinde en yak ın askerlik şubesin e başvurması gerektiği kendisine aktar ıldığı ve tutanak tanzim edildi ği, davacının 10.02.201 5 tarihinde Diyarbak ır iline do ğru yapmış olduğu yolculuk s ırasında jandarma ekiplerince aracının durdurulduğu, bakaya durumunda olduğundan tutanak düzenlemesi için araçtan Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 4inmesinin istendi ği, davac ı tarafından daha önceki tutanak gösterilmesine ve 15 günlük sürenin dolmadığı anlatılmasına rağmen sistemde bakaya durumunun halen devam etmes i nedeniyle tutanak tutulmas ının zorunlu olduğunun ifade edildi ği, bunun üzerine yak ında bulunan karakola gidilerek tutanak düzenlendi ği, davacı tarafından Yüksekova Asayi ş Büro Amirliğince bakaya kayd ının sistemden düşülmemesi neticesinde bu olay ın yaşandığı ve olayın idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmas ı nedeniyle 500,00 TL manevi tazminat ın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bak ılmakta olan davan ın aç ıldığı anlaşılmıştır. Olayda, manevi tazminat için gerekli olan 'idari i şlem ve eylemler nedeniyle ki şinin manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelmesi, elem ve ıstırap duyması, ya şama zevkini n azalması, haysiyet ve şerefinin rencide edilmesi' şartlarının gerçekle şmediği, idarelerin he r kusurlu işlemi için de ilgililere manevi tazminat ödenmesi olana ğının bulunmadığı dikkate alındığında, manevi tazminat ödenmesi ko şullarını taşımayan davacı isteminin reddi gerektiği sonucuna var ılmıştır. " 14. Bu karar 23/3/2017 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. 15. Başvurucu 24/4/2017 tarihinde süresinde bireysel ba şvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 16. 21/6/1927 tarihli ve 1111 say ılı Askerlik Kanunu'nun (olay tarihinde geçerli olan, 25/6/2019 tarihi itibar ıyla mülga olan) 1. maddesi şöyledir: "Türkiye Cumhuriyeti tebaas ı olan her erkek, i şbu kanun mucibince askerlik yapma ğa mecburdur." 17. Aynı Kanun'un 3. maddesi şöyledir: "Askerlik ça ğı, yoklama devri, muvazzafl ık ve yedek olmak üzere üç devreye ayr ılır." 18. Aynı Kanun'un 4. maddesi şöyledir: "Yoklama devri, askerlik çağının ba şlangıcından muvazzaflık hizmetinin ba şlangıcına kadar geçen süredir." 19. Aynı Kanun'un 12. maddesinin ilgili k ısmı şöyledir: "Yoklamada bulunmıyan ve bulunamad ıklarına dair bu kanunda yazılı bir mazeret gösterememiş olanlara (Yoklama kaçağı) ... denir." 20. Aynı Kanun'un 14. maddesinin ilgili k ısmı şöyledir: "Yükümlülerin sağlık muayenelerinin yap ılarak askerli ğe elverişli olup olmadıkları, öğrenim durumları, meslekleri ve niteliklerinin belirlenmesi i şlemine yoklama denir. Askerlik çağına gireceklerin kimlik bilgileri İçişleri Bakanl ığınca her yıl ekim ay ında Millî Savunma Bakanl ığına bildirilir. Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 5Askerlik çağına girenler ile bunlarla i şleme tabi olanlar ın yoklaması, her yıl 1 Oca k günü başlar ve o y ıl askerlik ça ğına giren doğumluların silah alt ına alınacağı ilk celp ve sevk tarihinin bitimine kadar devam eder." 21. Aynı Kanun'un 25. maddesi şöyledir: "Millî Savunma Bakanl ığı tarafından, o yıl askerlik ça ğına girenler ile bir önceki sene ertesi yıla terk edilenlerin yoklamalar ının yapılacağı hususu, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ve diğer ulusal yay ın yapan televizyon ve radyo kanallar ı aracılığıyla zorunlu yayın kapsamında duyurulur. Bu duyuru yükümlülere tebliğ mahiyetindedir." 22. Aynı Kanun'un 26. maddesi şöyledir: "Çağrılan ki şiler, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaras ı bulunan kimli ğini ve öğrenim durumlarını gösterir belgeler ile birlikte yurt içinde askerlik şubelerinde, yabancı ülkelerde ise bulunduklar ı yerin elçilik veya konsolosluklar ında bizzat bulunmaya mecburdurlar. Bizzat bulunamayacak derecede hastal ık veya engelli olanlarla, hükümlü, tutuklu veya lise veya yüksekö ğrenimde olup henüz okullar ını bitirmemiş olanlar hastalıkları veya engellilikleri hakk ında usulüne uygun rapor veya okumakta olduklar ı okuldan verilmi ş veya elçilik veya konsolosluklardan onayl ı öğrenim durumlarını gösterir belge göndermeye ve hükümlülük veya tutukluluklar ının nedenini bildirmeye, askerlik şubeleri ve elçilik veya konsolosluklar da bu husustan haber verilmi ş olsun olmasın ihtiyar meclis ve heyetlerinden ve sair ki şilerden ve ilgili kurumlardan yap ılacak işlemleri sormaya ve askerliklerini bu sorgu neticesine ve muayenelerine göre kararla ştırmaya mecburdurlar. İlçeleri d ışındaki askerlik şubelerine ve elçilik veya konsolosluklara gidenlerin yap ılan yoklamaları, bekletilmeksizin yerli askerlik şubelerine, varsa rapor ve öğrenim belgeleri ve hapislik veya tutukluluk nedenleri ile birlikte bildirilir ve bu gibilerin askerlikleri b u bilgilere göre kararla ştırılır. Askerliğe elverişli olmadıklarını öne sürerek bulundukları yabancı ülkelerdeki elçili k veya konsolosluklara ba şvuranların sa ğlık muayeneleri, elçilik veya konsolosluklar tarafından uygun görülen resmi hastanelerde yapt ırılır ve bu muayene sonucu alacakları raporlar elçilik veya konsolosluklar taraf ından onaylanarak Milli Savunma Bakanlığına gönderilir. Bunlar ın askerlik i şlemleri, Milli Savunma Bakanl ığı tarafından raporları üzerinde yapılacak inceleme sonucu kararlaştırılır. Bu kararlara itiraz halinde, yurt içindeki Sağlık Bakanl ığınca belirlenen yetkili sa ğlık kurullarında yaptırılacak muayene sonucu verilecek raporlara göre i şlem yapılır. Askerliğe elveri şli olmadıklarına karar verilenlerde n askerliğe elveri şli olduklar ı şikayet veya ihbar edilenlerin durumlar ı, Milli Savunma ve Dışişleri Bakanl ıkları tarafından müştereken mahallinden araştırılır, araştırma sonucu askerliğe elveri şli olduklar ına kanaat getirilenler, yurt içinde tam te şekküllü Sa ğlık Bakanl ığınca belirlenen yetkili sa ğlık kurullarına sevk edilerek, sa ğlık kurulları tarafında n verilecek raporlara göre kesin i şleme tabi tutulurlar." 23. Aynı Kanun'un 30. maddesi şöyledir: "Yoklama, sırasında, askerlik şubesine veya yurtd ışı temsilciliklerine gelmemi ş ve 26 ncı madde gereğince gelmeme sebebini bildirmemi ş kişiler, yoklama kaça ğı olarak kabu l edilir. Yoklama kaçakları, askerlik ödevlerini yerine getirmek maksad ıyla yakalanmaları için Milli Savunma Bakanl ığınca İçişleri Bakanl ığına, askerlik şubelerince de mahallin en büyük mülki amirine bildirilirler. Yakalanarak muhafaza alt ına alınan yükümlüler, vakit Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 6geçirmeksizin ve en geç yirmidört saat içerisinde en yak ın askerlik şubesine getirilirler. Askerlik şubesince teslim al ınamayan yükümlüler, ilgili kolluk kuvveti taraf ından hazırlanan tutanağa istinaden derhal serbest b ırakılırlar." 24. Aynı Kanun'un 86. maddesi şöyledir: "Yoklamada bulundukları yerdeki askerlik şubesi, elçilik veya konsolosluklara gelmeyen ve bu Kanunda yaz ılı bir mazereti bulunduğuna dair belge ibraz etmemi ş olanlardan, birlikte yoklamaya tabi olduklar ı doğumluların yurt genelinde normal sevk y ılı içindeki ilk celp ve sevk tarihinden sonra ve son celp ve sevk döneminin bitiminden önce ele geçen veya kendili ğinden gelenler bulunduklar ı yerde resmi bir hekime yahut en yak ın yerd e bulunan Sağlık Bakanl ığınca belirlenen yetkili sa ğlık kurullarında muayene ettirilirler. Muayene neticesinde askerli ğe elveri şli olduklar ı anlaşılanlardan erteleme hakk ı bulunmayanlar Millî Savunma Bakanl ığınca tespit edilecek s ınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk olunurlar. Bu durumdakiler hakk ında il veya ilçe idare kurullar ınca yüz Türk Liras ı idari para cezası verilir. Yoklamada bulundukları yerdeki askerlik şubesi, elçilik veya konsolosluklara gelmeyen ve bu Kanunda yazılı bir mazereti bulunduğuna dair belge ibraz etmemi ş olanlardan, birlikte yoklamaya tabi olduklar ı doğumluların yurt genelinde normal sevk y ılı içindeki son celp ve sevk döneminin bitimine kadar ele geçmeyenler, elde edildiklerinde bulunduklar ı yerde resmi bir hekime yahut en yak ın yerde bulunan Sa ğlık Bakanl ığınca belirlenen yetkili sağlık kurullarında muayene ettirilirler. Muayene neticesinde askerli ğe elverişli olduklar ı anlaşılanlardan erteleme hakk ı bulunmayanlar Millî Savunma Bakanl ığınca tespit edilece k sınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk olunurlar. İkinci fıkra kapsamında yoklama kaça ğı kaldıktan sonra ertelemesi yapılanlar ile birliklerine sevk edilenler hakk ında bu Kanunun 89 uncu maddesinin dört ila yedinci f ıkra hükümleri uygulan ır. Yoklama kaçağı iken ertelemesi yap ılmış olanlar, ertelemelerinin bitti ği tarihi taki p eden ilk mesai günü sevk edilirler." 25. Aynı Kanun'un 89. maddesi şöyledir: "Sınıf ve tertibat ı belirlenmi ş olanlardan, yapılan bildirim veya duyuru üzerine birlikte sevk edilecekleri emsallerinin sevk tarihinin son gününe kadar gelmeyen ve bu durumlar ı 47 nci maddede yazılı özürlerinden ileri gelmedi ği belirlenenler ile sevk edildikten sonra askerliğini yapacağı k ıtaya gitmeksizin kaçanlardan elde edilip de erteleme hakk ı bulunmayanlar derhal sevk olunurlar. Durumları 47 nci maddenin ikinci f ıkrasına uyanlar ile sınıflandırılan yedek subay adaylarından askerlik şubesi başkanlıklarına gelip sevk tarihlerinde sevk evrak ını almayanlar ve sevk evrak ını alıp kendilerine verilen yol süresi sonunda s ınıf okulu veya eğitim birli ğine kat ılmayanlardan durumları 47 nci maddede belirtilen mazeretler d ışında kalanlar e ğitim birli ği veya sınıf okuluna sevk olunurlar. Bakaya iken ertelemesi yap ılmış olanlar, ertelemelerinin bitti ği tarihi takip eden ilk mesai günü sevk edilirler. Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaks ızın; a) Yoklama kaçaklarından birlikte yoklamaya tabi olduklar ı doğumluların yurt genelinde normal sevk y ılı içindeki son kafilesi gönderilmi ş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden, Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 7 b) Saklılardan yaşıtlarının yurt genelinde normal sevk y ılı içindeki son kafiles i gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden, c) Bakaya kalanlar için, bakaya kald ıkları tarihten, d) İhtiyat erattan ça ğrılıp da birlikte i şleme tabi oldu ğu kişiler gönderilmi ş bulunanla r için, en son gönderilme tarihinden, e) Yoklama kaçağı, sakl ı veya bakaya olup olmamas ına bakılmaksızın askerli k şubesince sevk edildi ği k ıtasına katılmayan veya geç kat ılanlar için, kendilerine tan ınan kanuni yol süresinin bitiminden, itibaren dört ay içinde gelenler ikiyüzelli, yakalananlar bin; dört aydan sonra bir y ıl içinde gelenler be şyüz, yakalananlar ikibin; bir y ıldan sonra gelenler yediyüzelli, yakalananlar üçbin Türk Lirası idarî para cezasıyla cezaland ırılır. Bir yıldan sonra tamamlanan her takvim y ılı için kendili ğinden gelenler ayrıca bin, yakalananlar ayr ıca ikibin Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu eylemlerinden sonra askerlik şubesince ilk sevk edildikleri k ıtalara gecikmeksizin katılmaları halinde haklar ında verilecek idarî para cezalar ının yarısı verilir. Bu madde uyarınca verilecek idarî para cezalar ına ilişkin evrak, yükümlünün ba ğlı olduğu askerlik şubesi başkanlıklarınca yükümlünün nüfusa kay ıtlı olduğu yer mülki idare amirliklerine gönderilir ve idarî para cezas ı ilgili il ya da ilçe idare kurullar ınca verilir. Bu madde uyarınca verilen idarî para cezalar ı hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununda öngörülen kanun yoluna müracaat edilebilir. Bu cezalar ın yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna b ırakılır. Bu süreler içinde zamanaşımı işlemez. Barışta, dördüncü fıkra uyarınca verilen idarî para cezas ı kesinleştikten sonra dördüncü fıkrada sayılan eylemlerden herhangi birini i şleyenler ile bu eylemleri seferberli k ve savaş halinde i şleyenler hakk ında askerlik şubelerince suç dosyalar ı hazırlanarak yükümlünün nüfusa kay ıtlı olduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir." B. Uluslararası Hukuk 26. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözle şme) "Özgürlük ve güvenlik hakk ı" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: "(1) Herkes kişi özgürlüğü ve güvenli ği hakkına sahiptir. Aşağıdaki haller d ışında ve hukukun öngördüğü bir usule uyulmadıkça, hiç kimse özgürlü ğünden yoksun bırakılamaz: ... b) bir kimsenin mahkemenin hukuka uygun bir karara uymaması nedeniyle vey a hukukun öngördüğü bir yükümlülüğü yerine getirmesini sa ğlamak için hukuka uygun olarak gözaltına alınması veya tutulmas ı; ..." 27. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (A İHM) göre Sözleşme'nin 5. maddesinin (1) numaral ı fıkrasında geçen özgürlük kavram ı, kişinin fiziksel özgürlü ğünü kapsamaktad ır Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 8(Engel ve di ğerleri/Hollanda [GK], B. No: 5100/71, ..., 8/6/1976, 58). AİHM, özgürlükten yoksun bırakman ın nesnel ve öznel iki unsuru bulundu ğunu belirtmektedir. Buna göre nesnel unsur kişinin gözard ı edilemeyecek uzunlukta bir süre boyunca s ınırları belli bir yere kapat ılması, öznel unsur ise bu kapatılman ın geçerli bir r ızaya dayanmamas ıdır (Storck/Almanya , B. No: 61603/00, 16/6/2005, 74). 28. Bir kimsenin 5. madde anlam ında özgürlü ğünden mahrum b ırakılıp bırakılmad ığının de ğerlendirilmesinde somut olay ın özelliklerinin yan ı s ıra uygulanan tedbirin çe şidi, süresi, etkileri ve uygulanma şekli gibi faktörlerin de dikkate al ınması gerekir (Guzzardi/İtalya [GK], B. No: 7367/76, 6/11/1980, 92, 93). 29. Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna göre olaylar ın Sözleşme'nin 5. maddesinin birinci f ıkrası anlamında bir özgürlükten yoksun bırakmaya i şaret etmesi hâlinde tutma süresinin göreli olarak k ısalığı, sonucu etkilemez ( Järvinen/Finlandiya (k.k.), B. No: 30408/96, 15/1/1998). AİHM'e göre kimliğinin bulunmamas ı nedeniyle iradesi d ışında karakola götürülen, burada bir saat süreyle nezarette tutulan, kimli ği tespit edildikten sonra salıverilen bir kişi hakkındaki tutma hâli ki şiyi özgürlükten yoksun b ırakan bir tedbirdir (Novotka/Slovokya (k.k.) , B. No: 47244/99, 4/11/2003). 30. Sözleşme'nin 5. maddesinin (1) numaral ı fıkrasının (b) bendinde bireylerin hukuka uygun olarak özgürlü ğünün sınırlandırılabilece ği iki hâl düzenlenmi ştir. Bu hükme göre kişilerin bir mahkemenin hukuka uygun bir karar ına uymamas ı nedeniyle ya da hukukun öngördüğü bir yükümlülü ğün yerine getirilmesini sa ğlamak amac ıyla tutulabilir. 31. AİHM e göre bu tutma hâli söz konusu oldu ğunda en az ından ilgili ki şinin üzerine dü şen ve yerine getirilmemi ş bir yükümlülü ğünün varl ığı zorunludur. Ayrıca bu tutma hâlinin yükümlülü ğün yerine getirilmesini sa ğlama amac ına yönelik olmas ı ve cezaland ırıcı bir karakter ta şımamas ı gerekir. Söz konusu yükümlülük yerine getirilir getirilmez bu madde kapsam ındaki bir tutma varl ığını kaybeder ( Vesileva/Danimarka, B. No: 52792/99, 36; S.V. ve A./Danimarka [BD], B. No: 35553/12 , 22/10/2018, 80, 81). 32. AİHM e göre hukukun öngördüğü bir yükümlülü ğün yerine getirilmesini sağlamak ifadesinde geçen yükümlülük, söz konusu ki şi aç ısından belirli ve somut olmal ıdır. AİHM ayrıca yükümlülü ğün, bu yükümlülü ğün ihlaline kar şı bir yapt ırım olarak uygulanan alıkoyma tedbirinin öncesinde mevcut olmas ı gerektiğini belirtmi ştir ( Ciulla/İtalya, B.No:11152/84, 36). AİHM e göre yükümlülük kavram ının geniş yorumlanmas ı hukuk devleti ilkesine ayk ırılık teşkil edebilecek ve keyfî olarak özgürlükten yoksun b ırakılma riskini doğuracakt ır (Engel ve di ğerleri/Hollanda, 69; Iliya Stefanov/Bulgaristan , B. No: 65755/01, 22/5/2008, 72; S.V. ve A./Danimarka , 83). Bu nedenle Sözleşme'nin 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi mevcut hukuki düzene sayg ı gösterme gibi genel bir yükümlülü ğü yerine getirmeye yönelik bir idari tutma hâlini hakl ı ç ıkarmayacakt ır (S.V. ve A./Danimarka , 83). 33. Bu hüküm gere ğince tutman ın Sözleşme şartlar ına göre kabul edilebilir olmas ı için hukukun öngördüğü yükümlülü ğün daha hafif araçlarla yerine getirilmemesi gerekir (Khodorkovski/Rusya, B. No: 5829/04, 31/5/2011, 136). Ölçülük ilkesi uyar ınca ayrıca ilgili yükümlülü ğün hemen yerine getirilmesinin demokratik toplumdaki önemi ile özgürlü k hakkının önemi aras ında bir denge kurulmal ıdır ( Saadi/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 13229/03, 29/1/2008, 70). Bu dengenin kurulup kurulmad ığının de ğerlendirilmesinde AİHM; konuyla ilgili mevzuattan do ğan yükümlülü ğün niteli ğini, mevzuat ın konusu, Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 9amac ını, tutulan ki şinin durumunu, tutmaya yol açan özel ko şullar ı ve tutman ın süresini dikkate almaktad ır (Vesileva/Danimarka, 37, 38; Gatt/Malta, B. No: 28221/08, 27/7/2010, 46). V.İNCELEME VE GEREKÇE 34. Mahkemenin 2/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları 35. Başvurucu, yetkili idare taraf ından yapılan tahkikat sonucu yoklama kaça ğı durumunda oldu ğu ve askerlik işlemlerini tamamlamak üzere on be ş gün içinde en yak ın askerlik şubesine ba şvurması gerektiği kendisine bildirildikten sonra henüz bu on be ş günlük süre dolmadan Diyarbak ır'a yapmış olduğu yolculuk s ırasında aranan ki şi kaydının sistemden düşülmemesine ba ğlı olarak jandarma ekiplerince arac ının durdurulduğunu, tekrar tutanak düzenlenmeden geçi şine izin verilmeyece ğinin söylenmesi üzerine arac ından inerek karakola gittiğini ve tutana ğın imza edilmesi sonras ı geçişine izin verildi ğini belirtmi ştir. Başvurucu yaklaşık bir saat boyunca özgürlü ğünden mahrum kald ığını belirterek açt ığı tam yarg ı davasının reddedildi ğini ve bu nedenlerle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakkının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 36. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin s ınırlanması" kenar ba şlıklı 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yalnızca Anayasanın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. " 37. Anayasa nın 19. maddesinin ikinci f ıkrasının ilgili k ısmı şöyledir: "Şekil ve şartları kanunda gösterilen: ... kanunda öngörülen bir yükümlülü ğün gereği olarak ilgilinin yakalanmas ı veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun b ırakılamaz. " 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkının ihlal edildi ği iddias ının kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 39. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı devletin bireylerin özgürlü ğüne keyfî olarak müdahale etmemesini güvence alt ına alan temel bir hakt ır (Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No: 2015/18567, 25/2/2016, 62). Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 1040. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'n ın 19. maddesi kapsamında hürriyetten yoksun bırakma kavram ını tanımlam ıştır. Buna göre hürriyetten yoksun b ırakma, bir kimsenin k ısıtlı bir alanda ihmal edilemeyecek bir süre için tutulmas ı ve bu kişinin söz konusu tutmaya r ıza göstermemi ş olması şeklinde ifade edilebilecek iki unsuru içermektedir ( Cüneyt Kartal , B. No: 2013/6572, 20/3/2014, 17). 41. Anayasa'nın 19. maddesinin birinci f ıkrasında, herkesin ki şi hürriyeti ve güvenliği hakkına sahip oldu ğu ilke olarak ortaya konduktan sonra ikinci ve üçüncü fıkralar ında, şekil ve şartlar ı kanunda gösterilmek ko şuluyla ki şilerin özgürlü ğünden mahrum bırakılabilece ği durumlar s ınırlı olarak say ılmıştır. Dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkının k ısıtlanmas ı ancak Anayasa'n ın an ılan maddesinde belirlenen durumlardan herhangi birinin varl ığı hâlinde söz konusu olabilir (Murat Narman , B. No: 2012/1137, 2/7/2013, 42). 42. Maddenin birinci f ıkrasında geçen hürriyet sözcü ğü, özgürlük ve bağımsızlığın yanı sıra serbestlik anlam ına da gelmektedir. Bu anlamda ki şi hürriyetine yönelik bir müdahalenin bulundu ğunun söylenebilmesi için ki şinin hareket serbestisinin maddi olarak sınırlandırılmış olması gerekir. Buradaki hareket serbestisine yönelik k ısıtlama, Anayasa'nı n 23. maddesinde güvence alt ına al ınan seyahat hürriyetine yönelik bir müdahaleye göre çok daha yoğundur. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale için ki şi, rızası olmaksızın en az ından rahatsızlık verecek uzunlukta bir süre boyunca belirli bir yerde fiziki olarak tutulmal ıdır ( Galip Öğüt [GK], B. No: 2014/5863, 1/3/2017, 34). 43. Anayasa'nın 19. maddesinin metni bir bütün olarak de ğerlendirildi ğinde maddenin ikinci ve üçüncü f ıkralar ındaki sınırlama sebeplerinin ki şilerin fiziksel özgürlüklerine ili şkin olduğu, ayrıca devam eden f ıkralardaki güvencelerin de fiziki olarak hürriyetinden yoksun b ırakılmış kişiler bak ımından getirildi ği görülmektedir. Dolay ısıyla kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkının güvence alt ına ald ığı şey, bireylerin yaln ızca fiziksel özgürlüğüdür ( Galip Öğüt, 35). 44. Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabilece ği hükme ba ğlanm ıştır. Öte yandan Anayasa'n ın 19. maddesinde ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakkının sınırlanabilece ği durumlar ın şekil ve şartlar ının kanunda gösterilmesi kuralına yer verilmi ştir. Anayasa'nın 13. maddesiyle tüm temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmas ına ilişkin getirilen kanunilik şartının ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakkı yönünden 19. maddede ayr ıca belirtildi ği görülmektedir. Bu ba ğlamda birbirleriyle uyumlu olan Anayasa'nın 13. ve 19. maddeleri uyar ınca kişi hürriyetine ili şkin müdahale olarak tutuklaman ın kanuni bir dayana ğının bulunması zorunludur ( Murat Narman, 43). 45. Anayasa'nın 19. maddesinin ki şi hürriyetinin k ısıtlanmas ına imkân tan ıdığı durumlardan biri maddenin ikinci f ıkrasında düzenlenmi ş olan kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ki şilerin tutulmas ı hâlidir ( Cemal Duğan, B. No: 2014/19308, 15/2/2017, 57). Anayasa'n ın 19. maddesinin ikinci f ıkrasındaki ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakkının sınırlanabilece ği durumlar ın şekil ve şartlar ının kanunda gösterilmesi şeklindeki genel kural ve kanunda öngörülen bir yükümlülüğün ibaresi birlikte de ğerlendirildi ğinde he m yükümlülü ğün hem de bu yükümlülü ğe uymaman ın sonucu olarak gerçekle şen tutma hâlinin kanunla düzenlenmesi gerekir. Buradaki kanun şeklî manada bir kanunun varl ığını zorunl u kılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi taraf ından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun ad ı alt ında çıkarılan düzenleyici yasama i şlemidir ( Ali Hıdır Akyo l ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 1146. Diğer taraftan kanunda öngörülen yükümlülü ğün somut ve belirli olmas ı, genel mahiyette olmamas ı gerekir. Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci f ıkrasındaki bu tutma hâlinin hukuka uygun olabilmesi için yükümlülü ğün yerine getirilmesini sa ğlama amac ına yönelik olması ve cezaland ırıcı bir nitelik ta şımamas ı gerekir. Bu hüküm kapsam ındaki tutma hâlinin söz konusu olabilmesi için ki şinin kanunen yerine getirilmesi gereken bir yükümlülü ğü if a etmemiş olması gerekir. 47. Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklere yönelik s ınırlamalar ın ölçülülük ilkesine ayk ırı olamayaca ğı belirtilmi ştir ( Halas Aslan, B. No: 2014/4994, 16/2/2017, 72). 48. Ölçülülük ilkesi elverişlilik , gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktad ır. Elveri şlilik öngörülen müdahalenin ula şılmak istenen amac ı gerçekleştirmeye elverişli olmas ını, gereklilik ula şılmak istenen amaç bak ımından müdahalenin zorunl u olmasını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmasının mümkün olmamas ını, orantılılık ise bireyin hakk ına yapılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, 18; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). 49. Bu bağlamda ölçülülük ilkesi uyar ınca ayrıca ilgili yükümlülü ğün yerine getirilmesiyle ula şılmak istenen me şru amaç ile ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakkının önemi arasında makul bir denge kurulmal ıdır. Ayrıca kanunun öngördü ğü yükümlülü ğün tutma haricinde daha hafif araçlarla yerine getirilmesinin mümkün olup olmad ığının gözard ı edilmemesi gerekir. Di ğer bir deyi şle daha az s ınırlayıcı bir müdahale ile kanunun öngördü ğü yükümlülük yerine getirilebiliyorsa ki şinin tutulmas ı ölçüsüz olacakt ır. 50. Son olarak ölçülülük ba ğlam ında kanundan do ğan yükümlülü ğün niteli ği, amac ı, tutulan ki şinin durumu, tutmaya yol açan özel ko şullar ve tutman ın süresi, tutman ın acil bir ihtiyaçtan kaynaklan ıp kaynaklanmad ığı dikkate al ınacakt ır. b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı i. Başvurucunun Özgürlüğünden Yoksun B ırakılıp Bırakılmadığı 51. Somut olayda ba şvurucu 10/2/2015 tarihinde yol kontrolü s ırasında jandarm a görevlilerince durdurulmu ş, yoklama kaça ğı olarak arand ığı belirtilip tutanak imzalamas ı için karakola davet edilmi ştir. Başvurucu; üç gün önce Yüksekova Asayiş Büro Amirli ğince ayn ı sebeple tutanak tutuldu ğunu, askerlik şubesine ba şvurması için gereken on be ş günlük yasal sürenin dolmad ığını belirtmiş ve Yüksekova Asayi ş Büro Amirli ğince haz ırlanan tutana ğı ibraz etmi ştir. Başvurucunun anlatt ığı şekliyle bu beyan ve ibraza ra ğmen ilgili görevlile r yoklama kaça ğı kaydının sistemden dü şümünün yap ılmad ığını, karakol içinde tanzi m edilecek tutanak imzalat ılmadan geçi şe izin verilmeyece ğini belirtmi ştir. Başvurucu bu zorunluluk kar şısında karakola gitti ğini, tutana ğın tanzim edilmesini bekledi ğini ve bu işlemin yakla şık bir saat sürdü ğünü ifade etmi ştir. İdare mahkemesi karar ı incelendi ğinde başvurucunun bu anlat ımının aksine bir kabule yer verilmedi ği görülmü ştür. İdare de savunmasında teknik aksakl ıklar sebebiyle yoklama kaça ğı kaydının sistemden dü şümünün yapılmad ığını kabul etmi ştir. Başvurucu hakkında iki ayrı tutanak düzenlendi ği de dikkate alındığında idari dava sürecinin başvurucunun anlat ımlar ıyla uyumlu oldu ğu görülmektedir. Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 1252. Somut olayda ba şvurucu, karakolda tutana ğın tanzim edilmesini beklemek zorunda kalm ıştır. Bunu reddetmesi hâlinde geçi şine izin verilmeyece ği kendisine söylenmiştir. Dolay ısıyla somut olay ın koşullar ında bu baskı unsuru -her ne kadar tutma süresi kısa olsa da- ba şvurucunun özgürlüğünden yoksun bırakıldığı sonucuna varılmasını gerekli k ılmıştır. ii. Başvurucunun Özgürlüğünden Yoksun B ırakılmasının Anayasa'n ın 19. Maddesinin İkinci ve Üçüncü Fıkrasındaki Tutma Hâllerinden Herhangi Birinin Kapsamında Olup Olmad ığı 53. Anayasa'nın 19. maddesinin birinci f ıkrasında, herkesin ki şi hürriyeti ve güvenliği hakkına sahip oldu ğu ilke olarak ortaya konduktan sonra ikinci ve üçüncü fıkralar ında, şekil ve şartlar ı kanunda gösterilmek şartıyla kişilerin özgürlü ğünden mahrum bırakılabilece ği durumlar sınırlı olarak say ılmıştır. Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasında kişilerin kanunda öngörülen bir yükümlülü ğün gereği olarak ilgilinin yakalanmas ı veya tutuklanması kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkında müdahale edilmesine izin verilen durumlardan biri olarak ifade edilmi ştir. 54. Bu kapsamda askerliğin hem Anayasa'dan hem de kanundan kaynaklanan bir yükümlülük oldu ğunda kuşku bulunmamaktad ır. Nitekim Anayasa'n ın "Vatan hizmeti " kenar başlıklı 72. maddesinde "Vatan hizmeti, her Türkün hakk ı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahl ı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirilece ği veya getirilmi ş sayılacağı kanunla düzenlenir." denilmiştir. 1111 say ılı mülga Kanun'un 1. maddesinde " Türkiy e Cumhuriyeti tebaası olan her erkek, i şbu kanun mucibince askerlik yapma ğa mecburdur. " ifadesine yer verilmi ştir. 55. Diğer taraftan 1111 say ılı mülga Kanun'un 3. maddesinde askerlik ça ğının yoklama devri , muvazzaflık ve yedek olmak üzere üç devreye ayr ıldığı belirtilmi ş; 4. maddesinde ise yoklama devri, askerlik çağının ba şlangıcından muvazzafl ık hizmetinin başlangıcına kadar geçen süre olarak ifade edilmi ştir. Buna göre yoklama devrinin askerlik yükümlülü ğünün bir parçası olarak kabulü zorunludur. Nitekim kanun koyucu, yoklama evresinde bulunan ki şiler bak ımından askerlik görevi kapsam ında öngörülen yükümlülükleri etrafl ı bir şekilde düzenlemi ştir. Bu kapsamda 12. maddede yoklamada bulunmayan ve bulunamad ıklarına dair bu Kanun'da yazılı bir mazeret gösterememi ş olanlara yoklama kaçağı denileceği ifade edilerek kimlerin yoklama kaça ğı sayılacaklar ı tanımlanm ıştır. 14. maddede ise yoklaman ın ne olduğu ve nasıl yapılaca ğı ortaya konulmuştur. Buna göre yoklama "yükümlülerin sa ğlık muayenelerinin yap ılarak askerliğe elveri şli olup olmad ıkları, öğrenim durumları, meslekleri ve niteliklerinin belirlenmesi" işlemidir. 25. maddede ise "Millî Savunma Bakanl ığı tarafından, o yıl askerlik ça ğına girenler ile bir önceki sene ertes i yıla terk edilenlerin yoklamalar ının yapılacağı hususu, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ve diğer ulusal yay ın yapan televizyon ve radyo kanalları aracılığıyla zorunlu yayın kapsamında duyurulur. Bu duyuru yükümlülere tebli ğ mahiyetindedir." denilerek yoklama hususund a kamu makamlar ının bilgilendirme yöntemleri belirlenmi ştir. 56. Kanun koyucu bu şekilde yoklamaya ça ğrılan kişilerin bu i şlemi yapt ırmalar ının zorunlu oldu ğunu 26. maddenin birinci cümlesinde yer alan "Çağrılan ki şiler, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bulunan kimli ğini ve öğrenim durumlarını gösterir belgeler ile birlikte yurt içinde askerlik şubelerinde, yabanc ı ülkelerde ise bulunduklar ı yerin elçilik veya konsolosluklarında bizzat bulunmaya mecburdurlar." şeklinde düzenleme ile aç ıkça kabu l etmiştir. 30. maddede yoklama s ırasında askerlik şubesine veya yurt d ışı temsilciliklerine Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 13gelmeyen ve gelmeme sebebini bildirmemi ş kişilerin yoklama kaça ğı olarak kabul edilecekleri ifade edilmi ş ve bu kişilerin askerlik ödevlerini yerine getirmek maksad ıyla yakalanarak muhafaza alt ına al ınmalar ına ilişkin esaslar düzenlemi ştir. Buna göre "Yakalanarak muhafaza altına alınan yükümlüler, vakit geçirmeksizin ve en geç yirmidör t saat içerisinde en yak ın askerlik şubesine getirilirler. Askerlik şubesince teslim al ınamayan yükümlüler, ilgili kolluk kuvveti taraf ından hazırlanan tutana ğa istinaden derhal serbest bırakılırlar." 57. Dolayısıyla Anayasa'dan ve kanundan kaynaklanan askerlik yükümlülü ğünün yerine getirilmesi amac ıyla bu yükümlülü ğün evrelerinden biri olan yoklama i şleminin gerçekleştirilmesi için ça ğrıya rağmen yoklamas ını yaptırmayan ki şilerin (yoklama kaçaklar ının) askerlik şubesine götürülmek üzere yakalanmas ı Anayasa'nın 19. maddesinde kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkına müdahale edilmesine izin verilen durumlardan biridir. iii. Başvurucunun Tutulmas ının Hukuka Uygun Olup Olmadığı 58. Bu kapsamda öncelikle ba şvurucunun tutulmas ının hukuki dayana ğının olup olmad ığının belirlenmesi gerekir. Somut olayda ba şvurucunun tutulmas ının dayana ğın ın 1111 sayılı mülga Kanun'un 30. maddesi oldu ğu görülmektedir. Bu nedenle ba şvurucunun tutulmas ının hukuki bir dayana ğının bulunduğu sonucuna varılmıştır. 59.İkinci olarak ba şvurucunun tutulmas ının meşru bir amac ının bulunup bulunmad ığının tespit edilmesi gerekir. Ba şvurucunun tutulmas ı askerlik yükümlülü ğünün yerine getirilmesini sa ğlamak amac ıyla gerçekle ştirilmiştir. Askerlik yükümlülü ğüyle bağlant ılı usul işlemlerinin (yoklama gibi) yerine getirilmesini sa ğlamak da bu me şru amaç kapsamında değerlendirilmelidir. Dolay ısıyla başvurucunun tutulmas ının meşru bir amaç taş ıdığı sonucuna varılmıştır. 60. Son olarak başvurucunun tutulmas ının ölçülü olup olmad ığının da belirlenmesi gerekir. Başvurucu 7/2/2015 tarihli ilk tutanakta on be ş gün içinde askerlik i şlemlerini tamamlamak için askerlik şubesine ba şvuracağını taahhüt etmi ş ve ikinci tutana ğın düzenlendi ği tarihte bu süre dolmam ıştır. Başvurucu 7/2/2015 tarihli ilk tutana ğı ibraz etmesine ra ğmen sistemden kay ıt düşülmediği için karakolda ikinci tutana ğın tanzim edilmesini beklemek zorunda b ırakılmıştır. Yoklama kaçağı kaydının sistemden düşülmemesinde ba şvurucunun bir kusuru bulunmamaktad ır. Öte yandan yoklama kaça ğı kaydının sistemden dü şülmemesi nedeniyle ikinci tutana ğın düzenlenmesinin gerekli oldu ğu söylenebilirse de bu tutana ğın başvurucuya karakola götürülmeden de tebli ğ edilmesi mümkündür. Nitekim ba şvurucuya ilk tutanak kalm ış olduğu otelde tebli ğ edilmiştir. Bu nedenle ba şvurucunun karakola götürülmesi ve burada bir süre bekletilmesi somut olay ın özelliklerinden kaynaklanan bir gereklilik de ğildir. 61. Açıklanan gerekçelerle ba şvurucunun kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 62. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısmı şöyledir: Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 14"(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kaldırılması için yap ılması gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kaldırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıkladığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 63. Başvurucu 5.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 64. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da de ğinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 65. Bireysel ba şvuru kapsamında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınması gerekmektedir ( Mehmet Doğan , 55, 57). 66. Başvuruda, kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. İhlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılması için yeniden yarg ılama yap ılmasında hukuki yarar görülmemi ştir. 67. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun uğradığı zararlar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı açıktır. Baş vurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik müdahale nedeniyle yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya net 1.000 TL manevi tazminat ödenmesine kara r verilmesi gerekir. 68. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harçtan olu şan yargılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildi ğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDU ĞUNA, Başvuru Numarası : 2017/22254 Karar Tarihi : 2/6/2020 15B. Anayasa'n ın 19. maddesinde güvence altına al ınan kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Başvurucuya net 1.000 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, D. 257,50 TL harçtan olu şan yargılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMESİNE, E. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmasına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Kararın bir örneğinin bilgi için Van 3. İdare Mahkemesine (E.2015/1516, K.2017/188) GÖNDER İLMESİNE, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDERİLMESİNE 2/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL