Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6937 E. , 2024/2289 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/6937 Karar No : 2024/2289 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ...,..., ..., .... ve ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V.... 2- ... Valiliği / ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6937 E. , 2024/2289 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/6937 Karar No : 2024/2289 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ...,..., ..., .... ve ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V.... 2- ... Valiliği / ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları Medeni Orak'ın 22/12/2015 tarihinde Mardin ili, Nusaybin ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasağı döneminde bölücü terör örgütü mensupları ile güvenlik güçleri arasında çıkan silahlı çatışmalar sırasında hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların genel hükümler kapsamında karşılanması istemiyle yapılan başvurunun süre yönünden ve Kanun kapsamına girmediğinden bahisle reddine ilişkin Mardin Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, idari eylemden doğan tazminat davalarının ön koşulu olan ve 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında yapılan bir idari başvuru sonucunda talebin yetkili ya da yetkisiz merci tarafından, kısmen veya tamamen, açıkça yahut belirlenen süre içinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi şeklinde tamamlanan ön kararın idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğini haiz bulunmadığı, uyuşmazlıkta ise, davacı tarafından 2577 sayılı Kanun kapsamında genel hükümler uyarınca maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle yapılan başvurunun Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonu kararıyla reddedildiği, bu durumda, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğini haiz olmayan ön karar mahiyetindeki Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun .... tarih ve ... sayılı kararının esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, dosyadaki belgeler ile istinaf dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu öne sürülerek işin esasına yönelik bir inceleme yapılması gerektiği öne sürülmekteyse de davacılar tarafından aynı olay nedeniyle İçişleri Bakanlığına yapmış oldukları 11/08/2016 tarihli başvurunun Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna gönderilmesi üzerine anılan başvurunun 5233 sayılı Kanun kapsamında olmaması nedeniyle Mardin Valiliği Zarar Tespit Başkanlığınca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile uğranılan zararların karşılığı olarak eş ... için 50.000,00 TL manevi, çocukları ... için 30.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi ve... için 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 290.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesi istemiyle .... İdare Mahkemesinin E:... esasına kayden açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemi yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine, uyuşmazlık konusu olay nedeniyle davacılardan ...'ın uğramış olduğunu ileri sürdüğü manevi tazminat istemi yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 15. maddesinin 1/b. bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine, uyuşmazlık konusu olay nedeniyle ... haricindeki diğer davacıların uğramış olduğunu ileri sürdüğü manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafında istinaf kanun yoluna yapılan başvurunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddi üzerine, davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve Danıştay Onuncu Dairesinin E:2021/7656 sayılı dosyası üzerinden temyiz incelemesinin devam ettiği, sonuç olarak aynı olay nedeniyle ilk derece mahkemesince ve Dairelerince işin esasına yönelik bir karar da verilmiş olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkeme kararı doğrultusunda işlemin iptali ve tam yargı davasının ayrı ayrı açıldığı, hukuka aykırı karar verilerek yargılamanın uzatıldığı, idarenin vermiş olduğu nihai kararın kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu, dava konusu işlemin 3071 sayılı Kanun kapsamında verilmiş bir cevap niteliğinde olmadığı, yapılan araştırma ve inceleme sonucu Zarar Tespit Komisyonunca tesis edilen kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu, esasa ilişkin olarak ise müteveffanın akrabasına yemek yemeye giderken emniyet güçlerince vurularak öldürüldüğü, bu kapsamda olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında değil genel hükümler kapsamında idarenin hizmet kusuru çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerektiği, bu nedenle İçişleri Bakanlığı hasım gösterilerek dava açıldığı, müteveffanın emniyet güçleri ile çatışmaya girdiğine dair somut delil bulunmadığı, uzun yıllar önce mahkumiyet kararı verilmesinin ve cenaze töreninde yaşananların da örgüt ile beraber hareket edildiği anlamına gelmeyeceği, hayatını kaybeden bütün sivillere aynı cenaze törenin yapıldığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı Mardin Valiliği tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden, davacılar tarafından, yakınları Medeni Orak'ın Mardin ili, Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde 22/12/2015 tarihinde bölücü terör örgütü üyeleri ile emniyet güçleri arasında çıkan çatışmalarda hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın ödenmesi istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında 11/08/2016 tarihli dilekçe ile 16/08/2016 tarihinde İçişleri Bakanlığına ön karar başvurusunda bulunulduğu, İçişleri Bakanlığına yapılan başvuruya ilişkin dilekçenin Bakanlık tarafından 18/08/2016 tarihli yazı ekinde Mardin Valiliğine gönderilerek konunun incelenmesi ve 3071 sayılı Kanuna göre sonucundan ilgiliye bilgi verilmesinin istenildiği, başvurunun Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilerek davacılara bildirilmesi üzerine Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ve genel hükümler uyarınca 800,00 TL maddi ve 240.000,00 TL manevi tazminat istemiyle dava açıldığı, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Komisyon işleminin iptali ile genel hükümler kapsamında maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebinin hukuki değerlendirilmesinde uygulanacak 5233 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun farklı usul ve esaslar öngördüğünden Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığınca tesis edilen ... tarih ve... sayılı işlemin iptali istemiyle açılacak davanın ayrı, kusur ve/veya kusursuz sorumluluk nedeniyle maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılacak tam yargı davasının ayrı olmak üzere iki ayrı dilekçe ile iki ayrı dava açılması gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin reddine karar verildiği, akabinde yenilenen dilekçe ile bakılmakta olan iptal davasının açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." hükmüne, "Başvurunun süresi, şekli, incelenmesi ve sonuçlandırılması" başlıklı 6. maddesinde, "Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hale gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. İlgili valilik dışında diğer valilikler, kaymakamlıklar, Türkiye Cumhuriyeti dış temsilcilikleri, diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan başvurular ilgili valiliğe gönderilir. Komisyon, zarar görenlerce yapılacak her başvuru ile ilgili çalışmalarını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde tamamlamak zorundadır. Zorunlu hâllerde, bu süre vali tarafından üç ay daha uzatılabilir. ... Dava açma süresi içinde yapılan başvuru, nihaî işlem sonucunun ilgiliye tebliğine kadar genel hükümlere göre dava açma sürelerini durdurur." hükmüne, 12. maddesinde, "....Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya kabul edilmemiş sayılması hallerinde uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarıldığı üzere 5233 sayılı Kanun kapsamında faaliyet yürüten Zarar Tespit Komisyonlarınca önlerine gelen başvuru neticesinde tesis olunan karar üzerine ilgililer ile sulh olunamaması sonucu ilgililerin yargı yoluna başvurarak komisyon kararının iptalini isteme hakları bulunmaktadır. Bu açıdan, 5233 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren komisyonların tesis ettikleri işlemlerin kesin ve yürütülmesi gereken işlemler olmadığı, bu işlemlere karşı açılacak davalarda esasın incelenmesine imkan bulunmadığı yönünde yapılan yorumda hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacılar tarafından doğrudan doğruya komisyona başvuru yapılmamış, genel hükümler kapsamında İçişleri Bakanlığına yapılan başvuru neticesinde komisyon tarafından işlem tesis edilmiş olsa dahi komisyon kararının iptali istemiyle açılan davada komisyon kararının kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olma hüviyetinin zedelendiğinden ve komisyon kararının 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında yapılan bir idari başvuru sonucunda tesis olunan ön karar işlemi olduğundan söz edilemeyecektir. Kaldı ki işbu davanın öncelikle iptal ve tam yargı davası şeklinde açıldığı, Mahkemece işlemin 5233 sayılı Kanun kapsamında, tazminat isteminin ise genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi, bu nedenle iki ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçe ret kararı verildiği de dikkate alındığında yenilenen dava dilekçesi ile işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada genel hükümler kapsamında değerlendirme yapılarak davanın incelenmeksizin reddi yolunda karar verilmesi hukuki güvenlik ilkesi ile de ters düşmekte ve davacıların yanıltılması sonucunu doğurmaktadır. Diğer taraftan, temyize konu kararda davacılar tarafından açılan ve genel hükümler kapsamında değerlendirilen manevi tazminat istemli davada işin esasının incelendiği açıklamasına yer verilmesi işbu yargılamada da 5233 sayılı Kanun kapsamında işin esasının incelenmesi gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Bu itibarla, davanın incelenmeksizin reddi yönündeki .... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf isteminin açıklamalı olarak reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın .... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.